Geri Dön
Kültür SanatAdnan Çoker kimdir? Ressam Adnan Çoker kaç yaşındaydı? Adnan Çoker eserleri ve Adnan Çoker biyografisi!

Adnan Çoker kimdir? Ressam Adnan Çoker kaç yaşındaydı? Adnan Çoker eserleri ve Adnan Çoker biyografisi!

Çağdaş Türk resminin önemli ressamlarından Adnan Çoker hayatını kaybetti. Soyut resmin ülkemizdeki en önemli temsilcilerinden Adnan Çoker’in, pek çok önemli koleksiyonda eserleri bulunuyor. 95 yaşındaki ünlü ressam çarşamba günü son yolculuğuna uğurlanacak. Peki, Adnan Çoker kimdir? İşte Adnan Çoker eserleri ve Adnan Çoker biyografisi!

Adnan Çoker kimdir? Ressam Adnan Çoker kaç yaşındaydı? Adnan Çoker eserleri ve Adnan Çoker biyografisi!

Ressam ve akademisyen Prof. Dr. Adnan Çoker hayatını kaybetti. 95 yaşındaki ünlü ressam Çağdaş Türk resminin en önemli temsilcilerindendi. 20 yüzyılın en önemli temsilcilerinden olan Adnan Çoker, soyut resimleri ile tanınıyordu. Peki, Adnan Çoker kimdir? İşte Adnan Çoker eserleri ve Adnan Çoker biyografisi!

Ünlü ressam Adnan Çoker, 1927’de İstanbul’da doğdu. 1944-1951 yılları arasında Güzel Sanatlar Akademisi’nde öğrenim gören Çoker, o yıllarda kısa bir süre "çizgi resim" çalışmaları yaptı; akademi yarışmalarında çeşitli ödüller aldı.

Akademi’nin Yüksek Resim Bölümü’nü bitirip, askerlik görevini yaptıktan sonra, Ankara ve İstanbul’da desinatör ve haritacı olarak çalıştı. 1953’te Ankara’da, "Sergi Öncesi" adı altında açtığı ilk kişisel sergisini, 1954’te Ankara’da, 1955’te İstanbul’da açtığı sergiler izledi.

1955’te açılan Avrupa yarışmasını kazanarak Paris’e gidip, 1958-1957 yıllarında Andre Lhote’un, 1957-1960 yıllarında da Henri Goetz’in atölyelerinde çalıştı. Bu arada fırsat buldukça İspanya, Belçika ve Hollanda müzelerinde araştırmalar yaptı.

Ayrıca İtalya ve İsviçre’de meslek eğitimine ilişkin incelemelerde bulundu. 1960’ta Türkiye’ye dönünce, Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Resim Bölümü’ne asistan oldu. 1961’de resimlerini Istanbul Alman Kültür Merkezi’nde “Paris Çalışmaları” adıyla sergiledi. Aynı yıl Viyana, Münih ve Venedik’te araştırma gezileri yaptı. Akademide seyirci önünde, öğrencilerle birlikte, müzik eşliğinde resim gösterileri düzenledi.

1961’de İstanbul Festivali Resim-Heykel Sergisi’nde ve 1962’de 23. Devlet Sergisi’nde birincilik ödülleri aldı. 1962’de guaj resimleriyle bir sergi açtı. 1963’te dört ressam arkadaşıyla Mavi Grup’u kurdu. Bir yıl sonra Fransa’dan aldığı bir bursla yeniden Paris’e giderek Hayter atölyesinde gravür etütleri yaptı. Goetz Akademisi’nde resim çalıştı. 1965’te bu çalışmalarını Salzburg Yaz Akademisi’nde Vedova atölyesinde sürdürdü.

1966’da Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Resim Bölümü öğretim üyeliğine atandı ve aynı yıl kolajlarıyla bir sergi düzenledi. 1968'de Budapeşte’de açıları Türk Grafik Sanatı Sergisi komiseri olarak Macaristan’a gitti. 1970’e doğru sanatında yeni bir dönem başlayan Adnan Çoker, bu dönem çalışmalarını “Siyah Resimler” ve “Siyah Simetri” adını verdiği iki ayrı sergiyle (İstanbul) gösterdi. Yağlıboya, pastel, gravür, asamblaj ve akrilik tekniklerini uyguladığı bu resimlerin gösteriminde, elektronik müzikten yararlandı. 1973 DYO Sergisi’nde başarı, 1976’da İskenderiye bienalinde ikincilik ödülleri aldı.

1983-1985 arasında Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim bölümü başkanlığı yapıp, 1990’da 3. Asya-Avrupa Bienali’nde Dostluk, Barış ve Sanat Ödülü'nü kazandı.

ADNAN ÇOKER ESERLERİ

Adnan Çoker resminin kalkış ve gelişme noktalarında Bizans, Selçuklu, Osmanlı sanatı bulunur. Özellikle Osmanlı ve Selçuklu mimari formları onun resminin esin kaynağını oluşturmuştur. Sanatçının soyut dışavurumcu ifadeden yapısal resme geçiş dönemi 1965-68 arasını kapsar. Salzburg, Paris ve İstanbul’da yaptığı resimlerden oluşur bu dönem. Biraz geriye gidersek 1953’te yaptığı ‘Siyah Resim’ isimli kompozisyon daha o yıllardan sanatçının varacağı estetik aşamanın ipuçlarını vermekteydi. Paris’te yaptığı 1965 tarihli ‘Dinamik Asimetri’ o dönemde Türk resminin en avangard resimleri arasındadır. Bunu izleyen yıllarda yapı-simetri anlayışı çerçevesinde ‘Abstre Ekspresyonizm’in doğurduğu ‘kaos’u sınırlandırarak şematik anlatıma varışı 1968 tarihini taşır. Adnan Çoker artık bu dönemde yoğun bir biçimde Bizans, Selçuklu ve Osmanlı mimarilerinin formlarından yola çıkarak siyah dev tuvallerinde konturlarını oluşturmaktadır. Örnek vermek gerekirse 1969’da yaptığı ‘Oryantal Nişler’ ve 1973’te ürettiği ‘Taç Kapı’da bu etkileri belirgin bir biçimde görürüz. ‘Taç Kapı’, Osmanlı mimarisi kapı formundan yola çıkılarak yapılmış eşsiz güzellikte bir eserdir.

1974-75’te ürettiği ‘Ters Türk Üçgeni’ ise Osmanlı mimarisinde kubbenin taç bölümünün köşelerinde kullanılan üçgenden yararlanılarak resimsel bir estetiğe dönüştürülmüştür. 1985’te Bursa’da bulunan Osmanlı dönemi camilerinin üst bölümündeki tacımsı biçimden esinlenerek ‘Bursa’ isimli eşsiz bir eser yaratmıştır. Dev siyah tuvallerinden ‘Bursa’da sanatçının bütün bu çalışma ve yönelişlerinin sonunda sürüp geldiği tradisyonların köklerini görebiliriz.

İleri derecede modern bir resim olan Adnan Çoker yaratılarının böyle geleneksel cevherlerden yola çıkılarak yapılmış olması bize; sanatçının yaratıcı keşif potansiyellerini anlatmaktadır. Sanatçı Bizans, Selçuklu, Osmanlı mimari formlarını resimsel konturlara dönüştürerek Türk resim tarihinde benzersiz bir estetik üslup yaratmıştır. Bu stil taklidi bile yapılamayacak kadar özgün ve güçlüdür. Türk sanat arenasında beğenilsin ya da beğenilmesin Adnan Çoker kayıtsız şartsız kabul edilmiş bir otoritedir. Öncülü ve ardılı bulunmayan sanatçı resim sanatına duyduğu derin bir inançla ürettiği eserlerinde bambaşka bir estetik katmanlaşmanın müjdesini vermiştir. Bu ilginç bir tek başınalıktır.

Bu tek başınalık sanatçının toplum ilişkilerinde, hocalığında kariyerinde hiç ödünsüz sürmüştür. İnandığı her şeyi sanatını geliştirmek adına kullanmış, kendine zarar vereceğini bile bile bu tavrını sürdürmüştür.