Gazete Vatan Logo
EkonomiİDO Tepe- Akfen'in!

İDO Tepe- Akfen'in!

İDO Tepe- Akfen'in!

Televizyon izlemez, alkol, sigara içmez kumar karşıtı İskoç, İDO’ya ortak geldi

Haberin Devamı

İDO’da 1 milyar dolara kadar yükselmesi beklenen ihalede en yüksek teklif 861 milyon dolarda kalırken, ihalede en yüksek teklifi veren konsorsiyumun İskoç ortağı Brian Souter öne çıktı. Tefe ve Akfen ile birlikte konsorsiyumda yüzde 30 paya sahip olan Souter Investment’ın sahibi İskoç Brian Souter, çok renkli bir sima olarak uluslararası iş dünyasında herkesin merak ettiği birisi.

IDO’nun yeni sahibi kim?

57 yaşındaki Brian Souter, İskoçya’nın en çok tartışılan iş adamlarından biri. Babasının işten çıkarılma tazminatı ile aldığı ikinci el otobüslerle ‘Stagecoach’ adında bir toplu taşıma şirketi kuran işadamı, 20 yıl içinde bu küçük şirketi dünya çapında faaliyet gösteren bir kuruluş haline getirdi. Souter’ın kendi ismini taşıyan yatırım şirketinin portföy değeri 600 milyon dolara ulaştı.

Souter Investments artık sadece İskoçya’da değil, İngiltere, Kanada ve ABD’de faaliyet gösteren bir ulaştırma şirketi . Otobüslerin yanına tren vagonları da geldi.

Şirket ayrıca yatçılık gibi lüks ürünlere, finansal hizmetlere ve elektrik üretimine de yatırım yapıyor. Sunseeker yatları Souter’in en dikkat çekici yatırımlarından birisini oluşturuyor. Ancak şimdi 200 farklı yatırımı olan bu firma büyüdükçe başındaki isim hakkında İskoçya’daki tartışmalar da çoğalıyor.

Sitesindeki uyarı

Renkli bir kişiliği olan Brian Souter, çok tutucu bir Hristiyan olmasıyla tanınıyor. Perth kentinde 2 bin üyesi bulunan Trinity Church of the Nazarene adlı Evanjelist kilisenin üyesi. Görüşleri de en az bu kiliseninkiler kadar muhafazakar. Souter, günaha teşvik ettiği gerekçesiyle TV, sigara ve alkole karşı. Kumarı kötülüklerin en büyük anası olarak görüyor. Hatta şirketinin internet sitesinde, “Etik bir yatırımcı olduğumuz için alkol, sigara, kumar ve silah sektörlerinde yatırım yapmayı kesinlikle düşünmüyoruz” ifadesi yer alıyor. Souter’ı, İskoçya’da en tartışmalı isimlerden biri haline getiren ise eşcinsellik konusundaki girişimleri..

Eşcinsel referandumu

Souter, 2000 yılında İskoçya’da yerel yönetimlerin eşcinselliği olağan gösteren politikalar üretmesini engelleyen 28 no’lu yasa maddesinin değiştirilmesini isteyen hükümete karşı bayrak açtı. Yasanın varolduğu şekilde korunması gerektiğini savunan “Keep the Clause” (Yasayı Koru) kampanyasına liderlik etti. İskoçya tarihinin ilk posta ile yapılan referandumunu kendi cebinden finanse etti ve seçmenlere 3 milyon 970 bin adet eşcinsellik referandumu oy pusulasının gönderilmesini sağladı. Yüzde 31.8 geçerli oydan yüzde 86.8’i eşcinsel karşıtı yasanın korunması konusunda görüş bildirince büyük bir zafer kazandı.

Siyasi bağışları ilginç

Souter, siyaset alanında da söyledikleriyle olay yaratan bir kişi. İskoçya’da iktidarda bulunan ve Birleşik Krallık’tan ayrılığı destekleyen İskoç Ulusal Partisi’nin en büyük destekçisi. Çünkü partiye en büyük bağış hep Souter tarafından yapılıyor. Geçen seçimlerde yaptığı 500 bin sterlinlik bağış İskoç siyasetinde büyük olay yaratmış, hatta partinin ulaştırma planlarını Souter’ı kollayacak şekilde değiştirmesinin ardından “Bağış karşılığı otobüs” (Cash for buses) adı takılan bir skandal ortaya çıkmıştı.

SNP lideri Alex Salmond aynı zamanda eşcinsel karşıtlığına da boyun eğmekle suçlandı.

Kapitalizm açgözlülüktür, etik kavramı bu sisteme pek uygun düşmüyor

Brian Souter, koyu bir Hristiyan olmasına karşılık, iş dünyasında rakiplerine karşı son derece acımasız tavırları ile dikkat çekiyor. Bir yatırımcı grubu kendisinin de faaliyet gösterdiği ulaşım hattında otobüs işletmeciliğine soyununca Souter kendi firmasında biletleri ücretsiz yapmış ve şirketi iflas ettirene kadar da bu uygulamasını sürdürmüştü. Souter rakiplerine karşı çok acımasız olması nedeniyle suçlanması sonrasında iş hayatı felsefesini ise şu sözlerle açıklamıştı: Etik gereksiz bir kavram değildir. Ama kaptializm gibi açgözlülük üzerine kurulmuş bir sistemde, yaptığımız işe pek uygun olduğunu düşünmüyorum.

Kadir Topbaş: 30 yıllık kullanım hakkı satıldı

Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Tepe-Akfen-Souter-Sera Ortak Girişim Grubunun, İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin yüzde 100 oranındaki hissesinin özelleştirilmesi ihalesini kazanmasına ilişkin, “Bu, İDO’nun tamamının satışı anlamına gelmiyor, yani 30 yıllık kullanma hakkını almış oluyorlar” dedi.

Topbaş, 861 milyon dolarlık teklifi nasıl değerlendirdiği sorusuna, kendilerinin hiçbir şekilde rakam telaffuz etmediklerini belirterek, şöyle konuştu:

“Niyetimiz şeffaf ve rekabetçi bir ortamı hazırlamak ve ciddi katılımları sağlamak. İlk defa bir belediye olarak da böyle bir özelleştirme ihalesi yapılıyor. Bu da çok önemli. Bu firmalar ciddi anlamda her şeyi değerlendirerek bu bedelleri ödüyorlar. Bu, İDO’nun tamamının satışı anlamına gelmiyor, yani 30 yıllık kullanma hakkını almış oluyorlar. Böylece 52 gemi, 31 iskele ve 18 hattın 30 yıllık kullanma hakkını aldılar. Olayı böyle görmek lazım, tamamen mülkiyeti, her şeyi verilmiş gibi değil.”

% 25’ini peşin ödeyecek yeni hatlarla büyüyecek

Tepe-Akfen-Souter-Sera Ortak Girişim Grubu, İDO ihalesinde Koç, Torunlar, Global gibi firmalarla çekişti. İhalede açık artırma bölümünde sona kalan iki katılımcıdan Tepe-Akfen-Souter-Sera Ortak Girişim Grubu’nun 860 milyon dolar teklif vermesi üzerine, Torunlar Gıda ihaleden çekildiğini açıkladı.

İhale Komisyonu Başkanı Adem Baştürk’ün, Tepe-Akfen-Souter-Sera Ortak Girişim Grubu’ndan teklifini artırması ısrarı sonrasında, grup son olarak 1 milyon dolar daha artırım yaparak 861 milyon dolar teklif verip, ihaleyi kazandı. Konsorsiyumun yüzde 25 özkaynak yüzde 75 kredi finansmanı ile ödemeyi yapması bekleniyor. Devir işlemlerinin çeşitli onayların alınması gerektiğinden 3-4 ayı bulması bekleniyor.

Akfen yetkilileri, “Sonuçta çok esnek bir şirket aldık 35 iskelesi var. Yeni hatlar açarak verimliliği artıracağız. Örneğin Beşiktaş’tan Yalova’ya yeni hat açabiliriz. İzmit köprü geçişi 2017’yi bulacak. Dolayısıyla tehdit değil. Hesabımıza göre bu bedel yüksek değil” dediler.

Şehir Hatları vapurları ayrıldı, İDO’da yer almadı

Satış öncesi İDO ile Şehir Hatları ayrılmıştı. Bu kapsamda satılan İDO’da 10 hızlı feribot, 25 deniz otobüsü ve 17 arabalı vapur bulunurken, vapurlar Şehir Hatları A.Ş bünyesinde kalmıştı. Ayrıca Marmara bölgesindeki toplam 85 iskelenin 50’si de yine Şehir Hatları kapsamında kaldı. İDO kendisine ait 35 iskeleye istediği gibi yanaşacak, ancak Şehir Hatları iskelelerine yanaşmak isterse kira ödeyecek. Geçen yıl 7 milyon araç 50 milyon yolcu taşıyan İDO 347 milyon TL de ciro yapmıştı.

Kadir Topbaş, şehir hatlarındaki 34 gemi, 49 iskele ve 14 hat üzerinden daha çok şehir içine yönelik hizmet verilmeye devam edileceğini dile getirerek, “Bizim nostaljilerimiz olan gemilerimiz, Şehir Hatları A.Ş’de İstanbul’a hizmet vermeye devam edecek” dedi.

Ödeme koşulları ve bunun belediyenin yatırımlarına yansımasıyla ilgili Topbaş, ödemenin peşin yapılacağını belirterek, “Uzun vadeli satış düşüncemiz yoktu. Daha sonra İGDAŞ’da da aynı şartları koyacağız. Özelleştirmelerin bize oluşturacağı kaynağı ulaşım ağırlıklı kullanacağız. İstanbul’un kendi değerlerini, kendi ekonomisini kendi içinde üretmeye çalışıyoruz. Benzer bazı şirketler yine devreye girecek, yeni şirketler de oluşturmak istiyoruz. Böylece ekonomik bir değer ortaya çıkaracağız İSPARK’ta olduğu gibi, hiç yoktan çok ciddi bir kaynak ortaya çıktı” şeklinde konuştu.

Topbaş, “30 yıl sonra yine mi bir ihale söz konusu olacak?” şeklindeki soruyu, “30 yıl sonra yine buradaysak, inşallah o zaman kararımızı açıklarız” diye yanıtladı.

Sizin İçin Seçtiklerimiz