Samsun’da vatani görevini yapan 21 yaşındaki er Fatih Çakmak, hapşırınca fenalaştı
Samsun İlçe Jandarma Komutanlığı’nda meydana gelen olayda vatani görevini yapan Jandarma Er Fatih Çakmak, arkadaşlarıyla yemekhanede bulunduğu sırada şiddetli bir şekilde hapşırdı. Hapşırdıktan sonra birden yere yığılarak fenalık geçiren Çakmak’a ilk müdahale birliğindeki revirde yapıldı. Daha sonra Salıpazarı Sağlık Merkezi’ne kaldırılan Çakmak, kurtarılamadı. Yapılan ilk incelemelere göre er Çakmak’ın beyin kanaması geçirdiği tespit edildi. Terhisine 3 ay kaldığını öğrenilen er Çakmak’ın cesedi otopsi için Trabzon Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Konuyla ilgili soruşturma sürüyor.
“Hapşırığınızı tutmayın”
Hapşırıkla birlikte vücutta yüksek basıncın meydana geldiğini söyleyen Alman Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özgür Karacan, “Hapşırıkla birlikte kafa içinde, göz içinde, karın içinde, göğüs kafesinde, boyun bölgesinde baskı artıyor. Bu baskının dışarıya atılamaması durumunda ise gözde kanama, kaburgalarda kırılma ya da beyinde bir kanama meydana gelebiliyor. Özellikle beyin damarlarında bir zayıflık ya da anevrizma sözkonusuysa beyin kanamasına ya da felce neden de olabiliyor” dedi. İnsanların küçüklükten itibaren ’aman hapşırma, aman hapşırırken ses çıkarma’ diye uyarılarak yetiştirildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Karacan, “Hapşırık sırasında ağız ve burun kapatıldığında içeride oluşan basınç dışarı atılmıyor ve o basınç içeride kalıyor. O yüzden hapşırmanız gerektiği yerde mutlaka hapşırın. Özellikle de sürekli başağrısı, çift görme ya da ailesinde beyin damarlarıyla ilgili sorunları olan insanların mutlaka bu konuda daha dikkatli davranmaları gerekiyor” diye konuştu.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım Onar ise doğuştan bazı insanların beyin damarlarında zayıflık olduğunu dile getirdi.
“Kendinizi sıkmayın”
Prof. Dr. Onar “Bir insan beyin damarlarının zayıf olup olmadığını bilemez. O yüzden biz herkese kabız olmayın, olursanız da ıkınırken çok dikkatli olun, hapşırığınızı kesinlikle tutmayın ve şiddetli öksürükte kendinizi sıkmayın deriz. Bunlar korunmada bir çare olabilir” diye konuştu.
Komadayken doğurmuştu
Bursa’da 2002 yılında da hapşırığını tutan 4 aylık hamile Aygün Varol Çokelliler, tıpta ender görülen bir şekilde felç olmuş, yoğun bakımdayken sağlıklı bir bebek dünyaya getirmişti. Kızı için direnen Çokelliler yapılan tüm müdahalelere rağmen kızını dünyaya getirdikten üç ay sonra yaşamını yitirdi. İzmir’de de 2006 yılında 6.5 aylık hamile Gülperi Başaran yolda giderken aniden hapşırınca fenalaştı. Hemen Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan anne adayı felç oldu. Sağlıklı bir bebek dünyaya getirmeyi başaran genç kadın koltuk değnekleriyle de olsa yürüyebildi.




