Türk çiftçisi, AB'ye girdiğinde fiyat şoku yaşayacak
Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Ticaret, Ekonomi ve Tarım Bölüm Başkanı Ulrike Hauer, ana tarım ürünlerinin fiyatlarının düşmemesi halinde AB'ye tam üyelik gerçekleştiğinde Türk çiftçisinin bir fiyat şoku yaşayacağını söyledi
Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu, "Türk tarımı ve kırsal alanlar için perspektifler' başlıklı uluslararası konferansı, İzmir'den sonra Adana'da da düzenledi.
Seyhan Oteli'ndeki konferansa, Türkiye Delegasyonu Ticaret, Ekonomi ve Tarım Bölüm Başkanı Ulrike Hauer, Tarım Bakanlığı Müşaviri Veli Bostancı, Avrupa Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Genel Direktörü Marta Garcia Fidalgo, Tarımdan Sorumlu Genel Direktör Nuno Miguel Vicente, Tarım Direktörü Kerstin Rosenow ve Macaristan Tarım Odası'ndan Balazs Hamar konuşmacı olarak katıldı.
Toplantının açış konuşmasını yapan Ulrike Hauer, geleneksel pazar ve fiyat yöntemleri nedeniyle tarımın Türkiye'de ailelere getirisinin çok düşük düzeyde olduğunu söyledi. Geliri tamamen tarıma dayananlardan, fiyatların bir çok kez maliyetlerin altında seyretmesi nedeniyle tarımı bıraktığını belirten Hauer, "Ama bu AB politikası değil. Buradaki asıl konu, küçük çiftliklerin, ailelere çok az gelir getirmesi. Dolayısıyla her şeyin başında bu çiftliklerin boyutu ve sayısı değil, çiftçilere ve çiftliklere sürdürülebilir gelir sağlamaması. Sayılardan yola çıkarsak, Türk tarım üretiminin 2002'deki değeri 29 milyar euroydu. Bu AB'nin ilk 15 üyesinin değerinin onda biri. Verimlilik oldukça düşük" dedi.
FİYAT TEHLİKESİ
Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği gerçekleştiğinde malların serbest dolaşımı sistemine dahil olacağını hatırlatan Ulrike Hauer, bunun hem Türk hem de AB çiftçileri için rekabet doğuracağının altını çizdi.
Türkiye'de özellikle ana tarım ürünlerinin fiyatlarının AB'deki fiyatların çok üzerinde olduğuna dikkat çeken Hauer, "Şu anda AB'de 550 milyon tüketici var. Tarım ürünleri de dahil tüm mallar, bu pazarda serbestçe dolaşıyor. Tam üyelik gerçekleştiğinde, Türkiye tek bir pazarın parçası olacak. Bu Türk çiftçileri için ihracat fırsatı olmakla birlikte, bir rekabet de yaratacaktır. Türkiye'de ana tarım ürünlerinin yüksek olan fiyatları, tam üyeliğe kadar yavaş yavaş azalmak zorunda. Aksi halde üyelik gerçekleştiğinde bir fiyat şoku yaşanır. Ancak, öte yandan sübvansiyonların hükümet tarafından Türkiye'de yeniden ortaya konması, bu konudaki çabaya ters düşüyor" diye konuştu.
Türkiye'nin tarımda yapması gereken reformların, kırsal alanda istihdam sorununun çözülmesi, gıda güvenliği ve tarım faaliyetlerinin çevreye olan etkisi başlıkları altında toplandığını kaydeden Ulrike Hauer, bunların da sivil toplum örgütleri, çiftçi kuruluşları ve çiftçilerin kendilerinin çabasıyla çözülebileceğini bildirdi.
Toplantıda daha sonra Avrupa Komisyonu yetkilileri, "AB'nin genişleme süreci ve Türkiye', "Ortak tarım politikasının tanıtımı', "AB'ye katılımın tarım sektörü üzerindeki etkileri' ve "Katılım öncesi destek araçları' başlıkları altında katılımcıları bilgilendirdi.










