Geri Dön

Şiddet görüntüleri infial yaratmıştı! 'Zalim, kurban ve gözlemci üçgeni'

Hayvan bakımevinde yaşanan şiddet olayının görüntüleri ortaya çıktı. Bir köpeğin başına kürekle vurulmasına sosyal medya kullanıcıları büyük tepki gösterdi. Olayla ilgili yasal süreç başlarken, pek çok kişi, ‘İnsan nasıl bu hale gelir?’ sorusunun yanıtını merak ediyor.

Şiddet görüntüleri infial yaratmıştı! 'Zalim, kurban ve gözlemci üçgeni'

ÖZLEM ATİLA / gazetevatan.com

Çevresine korku ile bakan bir çift mavi göz hepimizin yüreğini yaktı. Yaşama tutunabilen minicik bedeni bir nebze iyi hissetmemize vesile olsa da, ölüm haberiyle hepimizi hüzne boğdu. Tüm yaşadıkları bir anlık bakışı ile içimize işleyen minik kedi, ağzı bantlı olarak bir poşete konulmuş halde bulundu.

Şiddet görüntüleri infial yaratmıştı Zalim, kurban ve gözlemci üçgeni

Barınakta köpeklere uygulanan şiddet görüntüleri tüm Türkiye’yi ayağa kaldırdı. Şiddet anlarının sosyal medyada yayılması üzerine, hayvan severler barınağa akın etti. Kimileri ise; rahatsız edici görüntülerden etkilenmemek için, her yerde yayılan videolardan olabildiğince uzak kalma eğilimindeydi. Ancak şiddet anlarının görmezden gelinmesi, gerçekte var olan vahşeti ortadan kaldırmaya yetmiyor. Sosyal medyada, yaşananlara tepki yağdı ve yasal süreç başladı. Ardından tutuklama kararı geldi.

Şiddet görüntülerinden etkilenen hayvan severlerden, sosyal medya fenomeni Meriç Keskin, başına kürekle vurulan köpeği sahiplendi. O anları Instagram hesabından paylaşan Keskin, hayranlarının duygu dolu mesajları ile karşılaştı.

Sana her şeyi unutturacağız!Sana her şeyi unutturacağız!

İNSAN NASIL BU HALE GELİR?

Barınakta yaşananlar henüz hafızalardan silinmeden, yeni şiddet görüntüleri, haber bültenlerinde yer buldu. Bu görüntüler, izleyenlerin aklına, ‘İnsan nasıl bu hale gelir?’ sorusunu getirdi. Bu bağlamda yaşanan şiddet olaylarının altında yatan psikolojik nedenleri, Uzm. Psikoterapist Mehmet Akif Aydın’a sorduk.

AMİRİNE SES ÇIKARMAYAN ÖFKESİNİ HAYVANLARDAN ÇIKARIYOR

Barınakta yaşanan şiddet olayına değinen Aydın, “Aslında bu konuyu sadece barınaklara indirgemek yerine genel olarak; 'İnsan neden hayvana şiddet uygular?' buna bakabiliriz. Çünkü bir barınak çalışanı olmak muhtemelen vasıfsız eleman tercihi ile izah edilebilir. Yani kişi sevmediği bir işle meşgul ise; orada kendi içinde bir öfke barındırır,  bu öfkeyi bir şekilde dışarıya atmak ister. Mesela amirine kızamaz ancak oradaki bir hayvana kötü davranabilir. Hak etmediği yerde çalıştığını düşünür, bir kürekle köpeği incitebilir. Buralara seçilecek insanların öncelikle gönüllü olması, içinde merhamet barındırıyor olması son derece önemlidir. Ve belki bu barınaklara belediyenin de dahil olacağı bir vakıf organizasyonuyla daha işlevsel ve faydalı hale getirilebilir. " diye konuştu.

Mehmet Akif Aydın sözlerini şöyle sürdürdü;

ZALİM, KURBAN VE GÖZLEMCİ ÜÇGENİ

Öfke maalesef bir virüs gibi yayılabilen bir durumdur. Bir topluluğun içerisinde zalim, kurban ve gözlemci üçgeni bulunur. Ve bilinçdışı bir şekilde herkes geçmişteki bu üç rolün bir yerinde görev alır. Mesela çocukluk döneminde bize birisi şiddet uygular biri de gözlemleyerek bu olaya susar. Döven kişi burada zalim, izleyen kişi gözlemci, dövülen kişi kurban durumundadır. Yapılan klinik gözlemlerde yıllar önce şiddete maruz kalan kurban, bugün kendisi de zalim olabilmekte veya gözlemci olarak bu tarz olaylarda pasif kalabilmektedir. Bu olayı tekrarlamanın sebebi ise içimizde hissettiğimiz ve taa çocukluktan derin yaraya karşı hissizleşmektir. Neyi çok yaparsanız o konuda duyarsızlaşırsınız.

Yaşanan onca şiddet olayı tüm Türkiye’yi derinden sarstı. Peki bu şiddet olaylarının etkisinden nasıl kurtulacağız? 

Uzm. Psikoterapist Mehmet Akif Aydın yapılması gerekenleri anlatırken şu ifadeleri kullandı;

“Öncelikle kişiler bu görüntüler çok sık izliyorsa, kendilerine neden bu görüntülerle ilgilendiklerini sorabilirler. Çocukken benzer bir olaya maruz kalmışsak veya çocukken bir hayvana biz eziyet edip onu öldürmüşsek ve bunun vicdan azabını atlatamamışsak bu görüntüleri çokça izleyebiliriz. Öncelikle Bu duygularla yüzleşmek için okumalar yapmak yetmiyorsa psikoterapi almakta fayda vardır. Tüm bunların yanında bir olumlama ve ayrıştırma tekniği olarak “vurulan maalesef savunmasız bir hayvandı ben değilim “ cümlesini günde 3-5 kere tekrar etmektir. Bunu yaptıkça bu olayın duygusunda kalmak yerine bir birey olarak ben ne yapabilirim bu tarz olaylara olumlu yönde ne gibi katkılar sağlayabilirim soruna cevap verebilir. Unutmayalım ki hayvanlarımızın onlar adına üzülmeye veya alınmasına ihtiyaçları yoktur onların merhametli ellere, cömert bağışlara, sevgi ile verilen mamaya, içtenlikle verilen bir kap suya ihtiyaçları vardır.”