Gazete Vatan Logo
GündemOyun çağrılarını geri çevirdi, 500 tam puanla Türkiye birincisi oldu

Oyun çağrılarını geri çevirdi, 500 tam puanla Türkiye birincisi oldu

Oyun çağrılarını geri çevirdi, 500 tam puanla Türkiye birincisi oldu

Liselere Geçiş Sistemi (LGS) çerçevesinde yapılan merkezi sınavda 500 tam puan alarak Türkiye birincileri arasına giren Konya’dan Tarık Mizra Bişgin, başarısının sırrını istikrarlı çalışmak ve arkadaş ortamının cazibesine kapılmamak olduğunu söyledi.

Haberin Devamı

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 13 Haziran’da gerçekleştirilen LGS sınavının sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte 500 tam puan alarak Türkiye birincileri arasına giren Ahmet Yesevi Ortaokulu öğrencisi 14 yaşındaki Tarık Mizra Bişgin, sınav sürecinde sosyal hayatından ve birçok aktiviteden fedakarlık ettiğini anlattı. Bişgin, "Sınava girdiğimizde 14 yaşındayız yani en çok böyle dışarıya çıkıp oynamak isteyeceğimiz zamanlar. Zaten sınav da burada başlıyor aslında. LGS sadece 2 buçuk saatten oluşmuyor. O zamanlarda dışarıda oynamayıp gerçekten masanın başına oturup odaklanarak, ders çalışmam lazım ki kazanalım. Bu istikrar gerektiriyor, en zeki olan değil, en istikrarlı olan kazanıyor. Zeki olmak tek başına yetmiyor. 1 buçuk yıl boyunca gerçekten kendi nefsine hakim olmak gerekiyor" dedi.

"Nefse hakim olmak gerçekten önemli"
Sınav için sosyal ortamlardan uzaklaştığını anlatan Tarık Mizra Bişgin, "Hem sosyal medyadan uzak durmak hem dışarıdan uzak durmak gerçekten büyük bir mesele. LGS yaz aylarında, LGS'ye son 1 ay kala Mayıs ayları oluyor tam ilkbaharın güzel zamanları. Dışarıya çıkıp top oynamak istiyor insan ama o zaman da masaya oturanlar kazananlar oluyor. Bu yüzden sınav aslında psikolojik bir oyun. Bu oyunu iyi yönetirsen zaten başarının geleceği kaçınılmaz. Çok sosyal medyada takılan arkadaşlarım oldu tabii onlara uymamak lazım kendi sınırını çizmen gerek. Oyuna çağıranlar oldu ama ben gitmedim ‘Video izleyelim, film izleyelim' gibi çağrıları hep çevirdim ve bunları ‘dur' demek lazım. Yazın zaten LGS'den sonra istediğini yapabilirsin 3 aylık bir tatil süresi var. O yüzden o sürede nefse hakim olmak gerçekten önemli. Bu sınav gelip geçici iyi yapsan da, kötü yapsan da hayat devam ediyor. Bu hayatın sadece bir basamağını oluşturuyor. Ama yine de bu sınavı da yapabildiğin en iyi şekilde yapmak çok önemli bence. Zaten bu sınava kadar sen 1 buçuk yıl boyunca gerçekten istikrarlı çalışmışsan sen zaten kazanmışsın demektir. Hayatta çalışmayı, istikrarlılığı, düzeni öğrenmişsin demektir. Zaten burada kazanmışsın sınava girerken de kafan rahat bir şekilde girersin" şeklinde konuştu.

Haberin Devamı

"Aile olarak evde kendisine gerekli rehberlik desteğini sağladık"
Babası Orhan Bişgin ise, "Oğlumuz daha ergen yaşlarda onun tek başına bu işi yapacağına inanıyoruz. Fakat bunun bir rehberlik kısmı olması lazım. Hem kurumlar olarak, okul ve dershane olarak hem de biz aile olarak evde kendisine gerekli rehberlik desteğini sağladık. Ben ve eşimde bir üniversite mezunu olarak oğluma, yardımcı oluyoruz. Çözdüğü soruları kontrol ederiz eksiği varsa takviye yaparız. Yine böyle kontrol ettiğimiz bir gün mesela akşam uyumuştu. Saat gece 1 gibi eşim de bir kitapları kontrol edelim dedik. Baktık istediğimiz rakamın hemen hemen yarıya yakını duruyor. Çözmemiş. Bizde sabah söyleriz falan değil, direkt yataktan kaldırdık ve ‘oğlum nasıl olur böyle bir soru çözmeden uyursun' Onun tekrar soruları çözmesi gerektiğini söyledik ve sabah o bizi kırmadı devam etti. Zaten biz hayatta söylerken her zaman şunu söyleriz. Eğer ömrün boyunca rahat etmek istiyorsan, hayatının bir kısmından fedakarlık etmen lazım. İşte biz bunu her gün psikolojik olarak işledik" diye konuştu.