Gazete Vatan Logo
GündemÖcalan'la kimler görüştü?

Öcalan'la kimler görüştü?

Öcalan'la kimler görüştü?

Bazen TSK, bazen Adalet Bakanlığı...

Haberin Devamı

Erdoğan, İmralı’da Apo’yla görüşme iddiaları için Kanal 24’te konuştu: “Görüşmeler bazen TSK’nın, bazen Adalet Bakanlığı’nın görevlileri vasıtasıyla yapılır. O görevlilerin hepsi devletin memurudur, siyasi vasfı yoktur”

ANKARA - Başbakan Erdoğan, dün gece Kanal 24 televizyonunda canlı yayına katılarak gündemdeki konularla ilgili açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamaları özetle şöyle:


* YENİ ANAYASA 2011’DE: Bu paket yeni anayasa değişikliği için anahtar olacak. Diyoruz ki, 2011 seçiminden sonra yeni anayasayı konuşalım.

* İSTİHBARAT GÖRÜŞÜR: Siyasi irade terör örgütüyle konuşmaz ama istihbari örgüt herkesle heryerde konuşur. Zaman olur silahlı kuvvetlerin oradaki görevleri vasıtasıyla, zaman olur Adalet Bakanlığı’nın görevlileri vasıtasıyla bu yapılır. Oradaki sorunları çözmek için yapılabilir. Ana muhalefet lideri de bunu olabileceğini söylüyor. Kimse kalkıp da iktidar bizzat terör örgütü mensuplarıyla görüştü diyemez. Siyasi pazarlık karakterimde yoktur. Bu organlar gerekli tecrübeye sahiptir.

* İSTİHBARAT SONUÇLARI ANLATIR: İstihbarat örgütü benimle kurulmuş bir örgüt değildir. Bizden önceki iktidarlar döneminde de aynı şekilde bu çalışmaları yürütmüştür. Sonuçlar hakkında bizi bilgilendirir. A’dan Z’ye bize gelir diye birşey yok. Onların dönemlerinde de aynı mekanizma çalışmıştır. Bunun yanında Adalet Bakanlığı, silahlı kuvvetler de bu görüşmeleri yapmıştır. Bunlar anormal değildir, her ülkede olağandır. Terörü bitirmeye, asayişi sağlamaya yönelik adımlardır. Yeter ki burada art niyet olmasın. O görevlilerin hepsi devletin memurudur, siyasi vasfı yoktur.

* İSTİHBARAT AÇIKLAMA YAPMAMALI: Başbakan olarak söylüyorum, istihbarat örgütünün bu tip açıklamalar yapmasını doğru bulmam. Emekli olanların bile konuşma hakları yoktur. Ama bakıyorsunuz, önüne gelen biryerlere çıkıp konuşuyor yazıyor. Bunlar doğru adımlar değil. Ama yaptıkları görev doğrudur.

* ANTALYA’DA İHANET: Antalya’daki yönetimin en büyük ihaneti spor salonunun yapımını engellemesi olmuştur. Dünya bastetbol şampiyonasının bir ayağı da orada yapılacaktı. Böyle bir tanıtımı hiç birşey karşılayamazdı. Antalyaspor için stat yapılacaktı. Bir birlik, bir çoşku yaratacaktı. Turizmde reklam reklam diye otelciler bunu istiyor. Yabancı takımlar o tesislerde kampa girecekti. Olaya ideolojik bakarsanız bu hale gelir.

* KILIÇDAROĞLU NASIL BAŞKAN: Nasıl bir genel başkan olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yapmam kendime saygısızlık olur. Bunu kendi partisi değerlendirecektir. Temennim, Türk demokrasisine katkısı olur.

* MHP İLE İLİŞKİLER: MHP ile başörtüsü konusunda yaptığımız işbirliği güzeldi. Ama şimdi MHP yönetimi ile bunu engelleyenlerin işbirliği bir çelişki değil mi? Anayasa değişikliği için de beraber adım atmamız gerekmez mi? MHP’lilere sesleniyorum, partilerin önüne asılmış pankartlara itibar etmeyin. Ey benim MHP’li kardeşim, oyuna gelme, bu bir kara propagandadır. Metne bakın orada yazılanların hiçbiri burada var mı?

* TÜSİAD’IN TAVRI: TÜSİAD’la bu konuları görüştük görüştüğümzde çok farklıydılar. 2001’deki açıklamalarını biliyorum. Altında hepsinin imzası vardı. Gerekçeleri, o zaman parlementonun içinde konsensus vardı. Bu dürüst bir açıklama değil. Uzlaşma her zaman yüzde yüz anlaşma değildir. Ekonomik Sosyal Konsey’e biz sizi niye koyuyoruz? Yarın evet oyu çıktığı zaman siz hangi yüzle gelip bu çalışmalara katılacaksınız.

* RİZE’DEKİ SEL: Rize, babamın annemin doğduğu büyüdüğü topraklar... Fakat çaya geçildikten sonra durum değişti. Çay kökleri olan bir bitki değil, yayılmacıdır. Kullanılan gübre kimyasaldır o da toprağı iyice yumuşatıyor. Yağmur da bol olduğu için o topraklar balçığa dönüşüyor ve akar gelir. Bakıyorum, ağaçlar kalmış çayların olduğu topraklar akıp gelmiş. Benim sevgili hemşerilerim evlerini yaparken zemin etütlerini yapmıyor. Bunun üzerinde de çalışacağız, alternatif ürünler üzerinde çalışmalar olacak.

“Almanya hiçbir zaman samimi davranmadı...”

BAŞBAKAN Erdoğan, Kanal 24’te terör konusunda Avrupa’yı da ikiyüzlü olmakla suçladı: “Avrupa’da dost olarak görülenler ne yazık ki dostluklarının gereğini yerine getirmediler. Çok açık, net söylüyorum. Almanya hiçbir zaman samimi davranmadı. Kendileri de ifade ediyorlar, burada şu kadar PKK’lı yada destekçisi var diyorlar. Fransa‘ya bakıyorsun aynı durumu görüyorsun. Belçika’ya bakıyorsun aynı durumu görüyorsun, Hollanda’da aynı durumu görüyorsun. Ben bunu AB Büyükelçileri ile yaptığım toplantıda da söyledim. Bakın, biz bu sıkıntıyı çekiyorsak yarın sizin de başınıza gelir dedim. Teröre karşı ortak mücadele şart. Türkiye sizlerden bu desteği görmedi. Onların niye samimi durmadıklarını anlamakta sıkıntı çekiyoruz. Onlara ‘siz şöylesiniz’ demek istemem. Bildiklerimi de siyasetçi olarak belli bir süre kendime saklamak durumundayım ki yeri geldiği zaman kullanayım. Yeri de öyle bir an gelmesi gerekir ki o zaman taşı gediğine koyacaksınız. Bunların mantığı anlayışı şu, ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.’ Ama bazen o yılan onlara dokunacak.”