Gazete Vatan Logo
Gündemİşte ‘40 seçkin’in Türkiye’ye bakışı

İşte ‘40 seçkin’in Türkiye’ye bakışı

İşte ‘40 seçkin’in Türkiye’ye bakışı

Bilgi Üniversitesi Öğretim üyeleri, seçkin isimlerin nabzını tuttu

Haberin Devamı

Azınlıklar: Kültür zenginliği

Dink cinayeti: Yanlış. Abartıldı

AKP: 6.5 yılda kadrolaştı

Kürt sorunu: Çözüm ekonomide

DTP: Kapatılmamalı


BİLGİ Üniversitesi Öğretim üyeleri Prof. Dr. Füsun Üstel ve Doç. Dr. Birol Caymaz, “Seçkinler ve Sosyal Mesafe” başlıklı ilginç bir sosyolojik araştırma yaptı. Araştırma için iyi eğitim almış, orta ve üst gelir grubundan, meslek sahibi iyi pozisyonlarda 40 kişi seçildi. Bu kişilere, 22 Temmuz’da yüzde 47 oy olan, 29 Mart yerel seçimlerinde ise yüzde 38 oy olan 6.5 yıllık iktidar partisi AKP’yi, Hrant Dink cinayetini, Türkiye’deki azınlıkları, son dönemde önemli adımların atılmak istendiği Kürt sorununu ve DTP’yi değerlendirmeleri istendi. Araştırmada, çarpıcı görüşler ortaya çıktı. Araştırmaya katılanların çoğu, azınlıkların Türkiye’nin çok önemli ’kültür zenginliği’ olduğu vurgusunu yaparak, itinayla bakılmaları görüşünü savunuyor. Dink cinayetinde ise görüşler farklı. Herkes ‘cinayetin yanlış’ olduğu görüşünde hemfikir. Ama bazıları “Ermeni meselesinin” öne çıkarılmasından rahatsız. Kürt sorununda ise siyasi değil ekonomik çözüm öne geçiyor. AKP’nin iktidar sürecini değerlendiren denekler ise, iktidarın 6.5 yılda kadrolaştığını savunuyor... İşte görüşler...

KÜRT SORUNU VE DTP

DTP kapatılmamalı


Mine (51) Boğaziçi Üniv. Kimya Müh. bölümü mezunu, emekli genel müdür: İstanbulluyum ve İstanbul’da çok sayıda Kürt yaşıyor. Eminim ki son 10 yılda gelmediler buraya. Ben hiçbir zaman o Kürt mü, değil mi diye düşünmedim. DTP’nin kapatılması da bir çözüm olamaz. Kaç tane DTP kapattık ne oldu, hiçbir şey olmadı. Tabii PKK ve DTP arasında organik bir bağ var.

Sebebi ekonomik

Demet (41) Dokuz Eylül Üniv. Sinema TV bölümü mezunu, basın sektöründe üst düzey yönetici: Güneydoğu sorununun kaynağında devletin ihmali kadar kayıt dışı ekonominin de etkisi var. Halk iş ve aş peşinde. Ama ciddi işsizlik problemi var. Gerçek problem ekonomik. Oradaki düzenin değişmemesini teşvik eden, onun için de PKK terör örgütünün arkasına sığınan siyasi görüşler var.

Arkasında AKP var

Bülent (39) Mimar Sinan Üniv. Grafik Bölümü mezunu, grafik tasarımcısı: DTP suni bir oluşum ve arkasında AKP var. Gerçek sorun Türkiyelilik, alt kimlik, üst kimlik ve bu olayları kaşıyan AKP’nin başı çekmesi. AKP eliyle bir cesaretlendirme olmasaydı, Kuzey Irak’taki otorite boşluğu, hani gizli kuklacının yarattığı otorite boşluğu olmasaydı ortada DTP diye bir sorun olmazdı.

Devlet tutmuyor

Berk (28) Başkent Üniv. İletişim Fakültesi mezunu, yüksek lisans öğrencisi: Devlet elinden tutmazsa, yatırımlara gitmezse, gerekli değeri vermezse sonuç bu olur. Mesela bir çocuğu aile boş bırakırsa, aile sahiplenmezse kendisinin sahipleneceği bir yer arar değil mi? Bu bir örgüt, bir çevre, insan kitlesi de olabilir.

AKP

Demeçler doğru mu?


Cenk (26) Dokul Eylül Üniv. İnş. Müh. bölümü yüksek lisans öğrencisi: AKP adım adım istediğini yaptı. 13 yıl önce Abdullah Gül’ün ’Cumhuriyet döneminin artık sonu gelmiştir’ açıklamasının ardından cumhurbaşkanı olması. Gül, cumhuriyetin, laikliğin tehlikede olmadığını söylüyor. Ne kadar doğru acaba?

Gerilime yol açıyor

Haluk (47) İstanbul Üniv. Tıp Fakültesi mezunu, Reklam ajansı sahibi: Ülkede rejim sorunu var. İktidar partisi her alanda gerilime yol açıyor. Devleti ele geçirerek toplumu dönüştürmek mümkün değil. Benim için en büyük tehlike inanılmaz kadrolaşma olması. Devletin her kademesinde kendilerinden birileri olması için çalışıyorlar ve başarıyorlar.

Menfaat birliği

Tolga (51) Boğaziçi Üniv. Kimya Müh. bölümü mezunu, sanayici: AKP rejimi değiştirmeye çalışan bir parti değil, kesinlikle para etrafında dolaşan, nemalanmaya çalışan bir menfaat birliği. İslami tehlike AKP’nin temsil ettiği menfaat birliği karşısında ikinci derecede önemli kalıyor.

İnandırıcı değil

Mine (51) Boğaziçi Üniv. Kimya Müh. mezunu, emekli genel müdür: Yaygınlaşan muhafazakarlıkla birlikte, Kemalizm, modernlik ve cumhuriyetin değerleri aşınıyor. Kemalizm zamanında yapılmış olan şey. Kemalizm değil de Aydınlanma devrimleri, 80 yıl sonra Türkiye’de kabul görmemiş hala. Erdoğan’ın Milli Görüş gömleğimi çıkarttım açıklamasını da inandırıcı bulmuyorum.

AZINLIKLAR

Toplumdaki çiçekler


Kemal (31) İstanbul Üniv. İngilizce İşletme Bölümü mezunu, Üst düzey yönetici: Onlar hakikaten toplumdaki çiçek, onlara iyi bakılmalı. Kültür zenginliğimiz. En yakın arkadaşlarım gayrimüslim. Entelektüel hayatta birçok gayrimüslimle tanışıyorum. Hepsi üniversite okuyor.

İzmir’de hoşgörü hala var

Demet (38) Dokuz Eylül Üniv. Sinema TV bölümü mezunu, Basın sektöründe üst düzey yönetici: Gayrimüslimlerle ilgili olarak, çok fazla yahudi arkadaşım vardı. 1980’de Saint Joseph’ten mezun oldum ve sınıfımızda yarı yarıya okuduk. Müthiş bir hoşgörü ortamı vardı. İzmir’i Türkiye’den ayırmak lazım. İzmir’de hoşgörü hala var.

İbadet edecek yer az

Leyla (31) Cornell Üniv. mezunu, Üst düzey yönetici: Türkiye’de her yere sürekli cami yapılıyor. Tabii ki yapılsın ama Ortadoks olsun, Yahudi olsun, iki üç tane ibadet edecekleri yer var. Onlar ibadet için İstanbul’un bir ucundaysa kalkıp, nerelere gidiyor. Bunlar çok yanlış. Onlara da ibadethane açılması gerekiyor.

HRANT DİNK CİNAYETİ

Dağlıca sönük kaldı


Begüm (34) Dokuz Eylül Üniv. İşletme bölümü mezunu, Sivil toplum kuruluşu yöneticisi: Cinayet haklı bir şey mi? Hayır. Hiçbir zaman savunulamaz. Ama arkasından başka bir olay yaşadık. Şehitlerimiz oldu. Dağlıca olayı gibi ama çok sönük kaldı. Ama Hrant Dink cinayetinde hepimiz yollara döküldük. Bir tutarlılık yok bu ülkede.

Vize bile alamıyorum

Ali (23) Galatasaray Üniv. Uluslararası İlişkiler bölümü yeni mezunu: Dink öldürüldüğünde içim sızlamıştı. Toplumla alakalı olması bağlamında içim sızlıyordu. Sonra milliyetçiliğe karşı olmanın yanlış bir algıdan geçtiğini düşünmeye başladım. Oradaki sorun, cinayeti işleyenin milliyetçi olması değil. Trabzon’a gittim bir kez. Kız arkadaşınızla gezebileceğiniz bir yer yokken, üniversite yokken o çocuk nasıl hissediyor. Finlandiya’da kız arkadaşım var, vize alıp gidemiyorum. Vize vermiyorlar. Bana bile bir vize verilmediği için AB’den nefret ediyorsam, bu çocuk niye etmesin?

Mumcu’yuz demediler?

Sevcan (38) Marmara Üniv. Satış Yönetimi mezunu, sivil toplum kuruluşu yöneticisi: Ya, niye hepimiz Ermeni olalım? Tamam hepimizin kalbi onunla, kalbi onun için çarpıyor, işte onun için ‘üzgünüz falan’ deyin. Bizim o kadar gazetecimiz öldürüldü zamanında... Neden peki hepimiz Uğur Mumcu’yuz demediler?