Hafta içi hafta sonu yasaklarıyla ilgili son dakika açıklaması! Okullar, kafeler, restoranlar hepsini kapsıyor! 2022 yılı itibarıyla...
.

Hafta içi hafta sonu sokağa çıkma yasaklarıyla ilgili son dakika açıklaması! Yüz yüze eğitim, kafeler, restoranlar hepsini kapsıyor. Korkutan açıklama geldi. Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, koronavirüs vaka sayılarının günlük 25- 30 bin aralığında seyrettiğini belirterek, “Günlük 60 bin, 70 bin vaka sayılarına sıçrama olması durumunda ise yeniden kapanma, okulların kapanması gibi tabloları gündeme gelme durumu söz konusu olabilir” dedi. Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca yüz yüze eğitim ve kapanmalarla ilgili önemli açıklamalarda bulunmuştu. İşte sokağa çıkma yasaklarıyla ilgili tüm detaylar...

Türkiye'de son 24 saatte 351 bin 373 Kovid-19 testi yapıldı, 24 bin 409 kişinin testi pozitif çıktı, 209 kişi yaşamını yitirdi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "25 bin 528 test pozitif çıktı. Hastalığı ağır geçirenlerden 229 kişi hayatını kaybetti. İkinci doz aşı oranı yüzde 75'in altında olan 42 ilimizde aşılanma düşük hızla ilerliyor. Aşının riski azalttığını biliyoruz. Aşınızı bir an önce yaptırın. Size değer verenler adına, lütfen." ifadesini kullandı.

SOKAĞA ÇIKMA YASAKLARI YENİDEN GÜNDEME GELEBİLİR
Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, koronavirüs vaka sayılarının günlük 25- 30 bin aralığında seyrettiğini belirterek, “Günlük 60 bin, 70 bin vaka sayılarına sıçrama olması durumunda ise yeniden kapanma, okulların kapanması gibi tabloları gündeme gelme durumu söz konusu olabilir” dedi.

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, koronavirüs salgınında son dönemde Türkiye'de artan vaka sayılarını değerlendirdi. Prof. Dr. Şener, günlük 60 bin, 70 bin vaka sayları görüldüğü takdirde yeniden kapanmanın, okulların kapanması gibi tabloların gündeme gelme durumunun söz konusu olabileceğine dikkat çekti.

Covid-19 salgınında vakaların 25- 30 binli rakamlarda sabit kaldığı gibi bir görüntü oluştuğunu belirten Prof. Dr. Şener, "Bu sabit tablo pikler halinde karşımıza çıkmayacak gibi düşünmeyelim.Çünkü ne yazık ki, Türkiye'nin geneline baktığınızda aslında aşılanma neredeyse durdu. Aşılama hızımız iyice geriye doğru gitmeye başladı.

Özellikle hasta grubu itibariyle baktığımızda 3'üncü dozunu olmaya gitmiyorlar. Genel anlamda baktığımızda aşılamaya karşı ayak direyen bir grup var.Bu ayak direyen grup ne yazık ki, 65 yaş üstünde değil. 65 yaşın altında olan bu grupların hastane ve yoğun bakıma yatış riskleri var. Hastalık yükü anlamında reel olarak ciddi bir popülasyon oluşturacak gibi görülüyor. Bu popülasyon ne gibi riskler oluşturuyor.

Yakın vadede hastane ve yoğun bakıma yatış oranlarında, yatak doluluk oranlarında artış söz konusu olabilir. Günlük 30 bin vaka sayıları üstüne pikler ve sıçramalar görebiliriz. Daha önceki dönemlerde gördük. Günlük 60 bin, 70 bin vaka sayılarına sıçrama olması durumunda ise yeniden kapanma, okulların kapanması gibi tabloları gündeme gelme durumu söz konusu olabilir.

Şu anda gündemimizde yok, ama bu hiçbir zaman gündemimize gelmeyecek, gündemimizden tamamen çıktı diyemeyeceğiz. Çünkü günlük 30 bin olgularda plato şeklinde devam ediyor. Bu platolarda sıçramalar ve pikler söz konusu olduğu andan itibaren biz yeniden yasakları, okullardaki durumu değerlendirme durumda kalacağız" dedi.

'İNSANLAR AŞIDAN UZAKLAŞIYOR'
Aşı tereddüdünü körükleyen grubun birazcık sessiz duruma geçmesi gerektiğini de hatırlatan Prof. Dr. Şener, şöyle konuştu: "Ne yazık ki bu grupta bir grup bilim insanı, meslektaşlarımız var. Bunların aşı karşıtlığı beraberinde ülkenin sağlık politikalarına ve Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu karşıtlığına dönüştü.

Biz, bilim insanları olarak ortak paydada buluşup buluşmamız çok önemli değil, herkesin görüşüne saygı duyuyoruz. Ama ne yazık ki, bu paylaştıkları karşıt görüşler, aşı tereddüdünü tetikliyor. İnsanları aşıdan uzaklaştırıyor.

Neye karşı, hangi görüşe sahip olursanız olun, vatandaşta aşı tereddüdünü körükleyecek olan söylemlerin hepimize zararı olacak. Toplumsal, bilimsel ve sağlık çalışanlarına da zararı olacaktır.

Kamuoyu önünde söylediğimiz ve paylaştığımız aşıyla ilgili olumsuz görüşleri bir kenara bırakmamız lazım. Bu salgından çıkmamızın yolu aşı, maske ve mesafeden geçiyor.Solunum yolu virüslerinde artış var. Solunum yolu virüslerinden korunmak için maske, mesafe ve el hijyeni gibi önlemler bizim ekstra önem arz ediyoruz."

2022'NİN İLK YARISINI İŞARET ETTİ
Salgının bitmesiyle ilgili çeşitli öngörüler olduğunu kaydeden Şener, "Delta-Delta Plus varyantının gündeme gelmesiyle birlikte toplumsal bağışıklık dediğimiz oran yüzde 85'e çıkmasını bekliyoruz. Türkiye'de çift doz aşılanmaya birlikte bu oran yüzde 70'lerde.

Bu kış dönemini eğer minimum hasarla atlatırsak 2022'nin ilk yarısında kişisel olarak tahmin ediyorum ki Türkiye'de Covid-19 artık endemik hale gelecektir. Gündemden düşecektir. Ama bu yelpazeyi istediğimiz oranda yukarıya tırmandıramazsak, yani aşılama oranlarımızı yüzde 75 üstü yüzde 85 bandına çıkaramazsak, 2022 yılında da hala daha Covid-19'u konuşup, aşılanın çağrıları yapmaya devam edeceğiz.

Bu bizim için üzücü olur. Elimizde aşı var, kendi yerli ve milli aşımız da var. Israrla bunun olumsuz yanlarını paylaşmak doğru bir şey değil" diye konuştu.

YÜZ YÜZE EĞİTİMDE SON DURUM NE?
Okullarda yüz yüze eğitimin durumu hakkında bir açıklama da Bakan Koca'dan geldi. Milyonlarca ilkokul, ortaokul ve lise öğrencisini ilgilendiren yüz yüze eğitim Koronavirüs Bilim Kurulu'nda ele alındı.

Bakan Koca yaptığı açıklamada, "En net şekilde ve kararlı bir tavırla okullarımızın kapanmasının asla gündem olmayacağını bir kez daha ifade ediyoruz. Okulların kapanması söz konusu değil." ifadesine yer verdi. Daha önce bir çok kez Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanlığı, okulların kapanmayacağı vurgulanmıştı.

OKULLAR KAPANACAK MI? SORUSUNA NET YANIT
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, video konferans yöntemiyle düzenlenen Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı'nın ardından yaptığı yazılı açıklamada, kurulun, salgının seyri, genç nüfusun vakalar içindeki dağılımı, aşı programının değerlendirmesi ve influenza gündemi ile toplandığını belirtti.




Sağlık Bakanı Koca, açıklamasında, yüz yüze eğitime ilişkin olarak da şu ifadelere yer verdi:"Bilim Kurulu üyelerimiz kendilerine çok sayıda 'Okullar açık kalacak mı' sorusu ile müracaat edilmesinden şikayetçi. En net şekilde ve kararlı bir tavırla okullarımızın kapanmasının asla gündem olmayacağını bir kez daha ifade ediyoruz. Okulların kapanması söz konusu değil. Gündemimizde olmayacak. Bu sorunun gündemde kalmasının ise hiçbir faydası da manası da yok. Çocuklarımızı koruyarak, tedbirlere uyarak eğitimin her kademesinde yüz yüze eğitime devam edeceğiz."

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN AÇIKLAMIŞTI
Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eylül ayının başından itibaren okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise seviyesindeki okulları açtıklarını, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığının okullarda alınması gereken önlemleri, yapılması gerekenleri belirlediklerini anımsatarak, şunları belirtti:

"Halihazırda 71 bin okulumuzun tamamı açıktır. Şu ana kadar sadece 2 okulumuzda karantina uygulamasına gidilmiştir. Vaka durumuna göre bazı sınıflar karantinaya alınabilir ama okul, ilçe veya il çapındaki bir kapanma kesinlikle düşünmüyoruz. Yükseköğretimde de bugün hem yeni akademik yılın açılışını yapmanın hem de yeniden yüz yüze eğitim öğretimin başlamasının sevincini yaşıyoruz. Salgın tehdidine karşı gereken tedbirleri almak suretiyle üniversitelerimizde de eğitim öğretimin kesintisiz sürmesi konusunda kararlıyız. Tüm planların ve hazırlıkların buna göre yapılmasında fayda görüyorum."

"KISITLAMA ZAMANI DEĞİL"
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı, Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı, Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, vaka sayılarındaki artışa bağlı kısıtlamaların gündeme gelip gelmeyeceğine ilişkin, "Kısıtlama yapmanın zamanı değil. Elimizde çok güçlü bir silah, aşımız var.

Böyle bir düşünce ya da böyle bir konuşmayı şu an değerlendirmenin çok anlamı yok diye düşünüyorum. Şu an bu konuda tasalanmak yerine aslında toplumun mevcut kurallara dikkat etmesi, kapalı alanlarda maske takması, mesafeye dikkat etmesi, hastalık durumu şüpheli olanların sağlık kuruluşuna başvurması gerekir. Aşısı eksik olanlar ya da hiç aşı olmamış olanlar aşılarını yaptırırsa bu konuları hiç konuşmamıza gerek olmayacağı kanısındayım" diye konuştu.

"18-35 YAŞ GRUBUNA YERLEŞMİŞ DURUMDA"
Artışın birkaç faktörü olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akın, "Aşıyla hastalıktan korunanlar olduğu kadar daha genç yaş grup aşı olma konusunda ihmalkar ya da tereddütkar davranıyor. Dolayısıyla hastalık genç yaş grubuna doğru kaymış durumda.

Eskiden bu grupta hastalık daha az gözüküyordu? Çünkü yaşlılarda daha fazla görünüyordu, bunlar hemen çok yakın bir zamanda hastaneye yatıyordu. Şu anda aşı olanlar aşıyla korundukları için bu kişiler hastalıktan etkilenmiyorlar belki; ama aşı olmayan grup ki bunlar özellikle 18-35 yaş grubuna yerleşmiş durumda. Bu grup enfekte oluyor. Bu grup enfekte olduğunda aşıyla korunan kişilerin eğer yeterli koruması yoksa bunları da bulaştırmaya başlıyor. Toplumda bir kısır döngü var.

Genç yaş grubu ‘bana bir şey olmaz’ diyerek aşı olmuyor; ama enfekte oluyorlar. Zaman zaman basit semptomlar da gözükebiliyor. Bunlar ailelerine ya da arkadaş gruplarına gittiklerinde arkadaşlarına ya da ailelerine bulaştırıyorlar" diye konuştu.

"GENÇ YAŞ GRUBUNUN AŞILANMASI GEREKİYOR"
Akın, gençlerin kendilerine bir şey olmayacağını düşünerek aşıdan kaçındığına dikkat çekerek, "Ama neler olduğunu, hastanelerde yatan vakaları görüyoruz. 'Keşke aşı olsaydım' dememek lazım. Çünkü hastanede yoğun bakımda yatanlardan önemli bir kısmı aşısız. Bunlarla konuştuğumuz zaman 'keşke aşı olsaydım' diyor. Çünkü ağır bir solunum yetmezliği ortaya çıkıyor. Hangi gençte nasıl ilerleyeceği belli değil.

Şu anda Türkiye’de Delta, Delta Plus dolaşımda. Bunun bulaşıcılığı çok yüksek. Dolayısıyla hem aşı olmuyorsunuz hem maske, mesafe kurallarına uymuyorsunuz hem her türlü tedbiri elden bırakıyorsunuz çok kolay enfekte oluyorsunuz. Dolayısıyla bir türlü vaka sayısı düşmüyor.

Bu işi frenlemenin temel yolu toplumun önemli bir kısmının aşı olması ki bu rakam tüm toplum için yüzde 70; ama 18 yaşın üzerindekiler ile ilgili olarak bu rakamın yüzde 90’larda olması lazım. Maske ve mesafeye muhakkak uymak lazım. Ayrıca kapalı alanların sık sık havalandırılması da önemli. Ciddi miktarda virüsün havada bulunma sayısını azaltıyor" dedi.

"SAĞLIK KURUMLARININ YÜKÜ ARTACAK!"
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı ve Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Levent Akın, havalar soğuyup kapalı ortamlar daha fazla kullanıldığında vaka sayılarının çok daha fazla artmasının beklendiğini söyledi. Prof. Dr. Akın, "Giderek sağlık kurumlarının yükü artacak. Buna bağlı olarak grip enfeksiyonuna bağlı yatışlar da oluyor. Hastanelere yatan sayısı da bu nedenle fazla olacak. Kapasite sınırları zorlayacak. Hatta şu anda bile sınırlarını zorlayan yerler olduğunu duyuyorum" dedi.

"YENİ ÖNLEMLER ALINABİLİR!"
Prof. Dr. Akın, koronavirüs vakalarının artmasıyla beraber yeni önlemlerin alınabileceğini kaydederek, "Yeni önlemler alınabilir belki; ama alınan önlemler ağırlıklı olarak aşıya teşvik anlamında olabilir. Bunları da yapmak lazım; çünkü özellikle aşı tereddütüyle ilgili olan 4 tane grup var.

Birinci grup, ne olursa olsun kesin aşı olmayacak bir grup var. İkinci grup, 'muhakkak aşı olmam gerek' diyen grup var. Toplumlarda bunların yüzde oranı fena değil. Arada 2 tane gri zonda (ara yüz) grup var.

Bunlarsan birisi ‘aşı olayım; ama başıma bir şey gelir mi’ diye aşı olanlar; diğer grup ise ‘aşı olmasam başıma bir şey gelir mi’ diye tereddütte olanlar. Böyle 4 grup var. Bu 'ne olursa olsun aşı olmayacağım’ diyen grupla zaten uğraşmaya gerek yok. Bunlar bir şekilde çok net kararlılar.

Zaten bunlar toplumun büyük bir kısmı olmadığı için bunları da kazanmak önemli; ama bunlar başka şekilde şeyler düşünüyorlar. Esas hedef grup ‘ben aşı olmasam başıma bir şey gelir mi’ diyen grubu aşılamayı başarmak. O zaman toplumun yüzde 70’inden fazlası ‘hedef grup’ diye bahsedilen 18 yaşın üzerindekilerin yüzde 90’dan fazlası aşılanır" dedi.



