Eşyalarını paylaşamıyorlar
Atatürk’ün koruması Rıdvan Gür Arı’nın Pera Palas Oteli’ne hibe ettiği ‘Ata yadigarı’ 42 parça eşya otelin eski ve yeni sahiplerini karşı karşıya getirdi
Kemal Süzer, oteli sattığı işadamından eşyaları geri isteyince Kültür ve Turizm Bakanlığı, “Onlar milli değer, korumaya alınsın” dedi. Süzer ise, “Parasını verin” diyerek rest çekti.
ATATÜRK’ün 10 yıl boyunca yakın korumalığını yapan Rıdvan Gür Arı, “Ata”dan kendisine kalan 42 parça eşyayı, 1982 yılında, yaklaşık 7 yıl önce ölen Pera Palas Oteli Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Süzer’e hibe etti. Söz konusu eşyalar, Atatürk’ün zaman zaman kaldığı otelin 101 numaralı odasında, “Ata Müzesi” tabelası altında sergilendi. Baba Süzer’in ölümünden sonra oğlu Kemal Süzer, aile yadigarı oteli borçları yüzünden, İhsan ve Yavuz Kalkavan’a ait Beşiktaş Deniz Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye devretti. Kemal Süzer, 2009 yılında mahkemeye başvurarak, Kalkavanlar’ın şirketinin, “Ata Müzesi”ndeki eşyaları iade etmesini istedi.
- BAKANLIK İSTEDİ: Yaklaşık 3 yıldır süren ilginç davaya, geçtiğimiz günlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı da dahil oldu. İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne Avukat Nursel Martı aracılığıyla mahkemeye sunulan müdahale dilekçesinde, “Davacı tarafından iadesi talep edilen söz konusu emtia ile ilgili olarak, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca, 1982 yılından beri demirbaş olarak bulundukları Pera Palas Oteli’nin ‘Atatürk Müzesi’ olarak tescilli bulunan 101 numaralı odasında birebir milli emanet ve tescile tabi terihi eser statüsünde kabul edildiklerinden, 1982 yılında Türk-İslam Eserleri Müzesi Müdürlüğü bünyesinde bir tespit ve tescil çalışması yapılmış, söz konusu bu emtia, korunması gerekli tarihi eser olarak tescillenmiş bulunmaktadır. Bu sebeple, korunması gerekli tarihi eser olarak belirlenmiş bulunan Atatürk’e ait söz konusu eşyaların özel mülkiyete konu edilmesi hukuken mümkün değildir” denildi.
- PARASINI VERİN: Davacı Kemal Süzer ise bakanlığın taleplerinin reddini istedi. Açtığı davanın “mülkiyet hakkına” dayalı olduğunu öne süren Süzer, “Dava konusu eşyaların, ‘korunması gerekli taşınır kültür varlıkları’ olduğu kabul edilse bile, benden değeri ödenerek satın alınması gerekir” iddiasında bulundu. Mahkeme, geçtiğimiz günlerde görülen duruşmada, bakanlığın “asli müdahale” talebinin önümüzdeki celse karara bağlanmasına hükmetti. Duruşma ertelendi.
İŞTE O EŞYALAR!
Atatürk’e ait eşyalar şunlar: “Kastamonu’da ilk giydiği penema şapka. 1 kasket. 2 kravat. 1 çift siyah ayakkabı. 1 çift terlik. 2 fincan (Biri çay diğeri kahve için). 2 markalı ipekli gömlek. 1 keten deniz şapkası. 1 çift mahmuz. 1 manevra gözlüğü. 1 yakın gözlüğü. 1 diş fırçası. 1 saç fırçası. 1 sedef işlemeli sigara tabakası. 1 gecelik entarisi. Banyo ve sabun kesesi. Son kullan-dığı talk pudrası (kutusu ile birlikte). 1 kaşık. 1 ropdöşambro. Yarım kalmış bloknot. 3 kartvizit. 1 yemek mönüsü. 1 kutu çam tozu. 1 kırık güneş gözlüğü. Biri imzalı 9 tren tarifesi. Diş tozu kutusu. 1 iç çama-şırı takımı. 1 markalı çay kaşığı.”




