Safkan Ankara kedileri dünya standartlarında korunuyor: Pursaklar Ankara Kedisi Merkezi kapılarını açtı! Endemik bir mucize
Dünyanın en eski uzun tüylü kedi ırklarından biri olan ve nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya bulunan Ankara kedileri, Pursaklar Belediyesi bünyesindeki özel merkezde koruma altında. 2 bin metrekarelik dev tesiste veteriner Ayşegül Korkmaz ve ekibi tarafından titizlikle takip edilen 50 anaç kedi, safkan ırkın devamlılığı için özel eşleştirmelere tabi tutuluyor. Ayasofya’nın meşhur kedileri Kılıç ve Seymen’in torunlarının da boy gösterdiği merkez, hem bir klinik hem de bir yaşam alanı olarak hizmet veriyor.

Ankara Kedisini Koruma, Yaşatma ve Tanıtma Merkezi, Ankara kedilerinin özel bakım ve üreme faaliyetleriyle safkan ırkın devamlılığı için çalışmalarını sürdürüyor.
Pursaklar Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren "Ankara Kedisini Koruma, Yaşatma ve Tanıtma Merkezi"nde, Dünya Kedi Federasyonu tarafından onaylı safkan Ankara kedileri, özel bakım uygulanarak korunuyor.

Avrupa'da Angora kedisi olarak bilinen, kendine has özellikler barındıran Ankara kedisi, en eski uzun tüylü kedi ırklarından biri olarak tanımlanıyor.
Nesli tükenme tehlikesi altında olan, tüylerinin uzunluğu ve parlaklığıyla dikkati çeken Ankara kedisi, burada koruma altında tutuluyor ve eşleştirmeler sonrasında sahiplendiriliyor.

Şu anda 10'u dişi 40'ı anaç olmak üzere 50 kedinin bulunduğu Merkez, 2 bin metrekare alan üzerinde kurulu ve yaklaşık 7 bölümden oluşuyor.
Merkezin sorumlusu ve veterineri Ayşegül Korkmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kedilerin rahatının bozulmaması için sayısının sabit tutulduğunu söyledi.

Her sene yaklaşık 10 yavru dişi kediyi sirkülasyonu sağlamak amacıyla merkez için ayırdıklarını belirten Korkmaz, "Gelecek seneye anaç olmaları için 10 dişi kedimizi her yıl ayırıyoruz." dedi.
Ayşegül Korkmaz, Ankara kedisinin Ankara'ya ve İç Anadolu'ya özgün endemik bir tür olduğunu anımsatarak, "Endemik demek o bölgede en güzel formuna sahip olan, o bölgede yetişen, o bölgede doğal hayatını sürdüren demek. Ankara kedilerimiz, Ankara'ya özgü, endemik bir tür ve nesli tükenme riskinde olduğu için devletimiz tarafından koruma altında." diye konuştu.

Daha önce Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'ne gönderilen "Kılıç" ile "Seymen" isimli kedilerin, merkezin ilk kedilerinden olduğunu ve torunlarının şu anda merkezde yaşamlarını sürdürdüğü bilgisini paylaşan Korkmaz, şöyle devam etti:
"Ayasofya'ya gönderilenler bizim ilk kedilerimizdendi. Biri Kılıç'tı, biri de Seymen'di. Seymen'in kardeşleri ile Kılıç'ın torunları burada hayatlarına devam ediyor. Bizim kedilerimiz çipli olarak oraya gönderildi. Çip maalesef bir GPRS aracı değil. Biz tasma olarak GPRS taktığımız halde sanırım ele alışkın ve sevecen kediler olduğu için biri tarafından alınıp götürüldü. Çünkü, herkese kendini sevdiren sosyal kedilerdi ikisi de. Umarım iyi bakılıyordur"

Korkmaz, kediler için yaşam alanı oluşturduklarını da aktararak, tesisin halka açık olduğunu ve okullardan geziler düzenlendiğini dile getirdi.
Bir kediyi "karşılama görevlisi" olarak tanımladıklarını da anlatan Korkmaz, şunları paylaştı:

"Bir tane mavi gözlü genç dişimiz var. Biz ona karşılama görevlisi diyoruz. Kim gelirse gelsin direkt kafese yapışıyor, kafasını uzatıyor ve kendini sevdiriyor. Hatta ellerini yalıyor vatandaşlarımızın. Vatandaşlarımız diyor ki, 'bu kedi bizi çok sevdi, bize bu kediyi verin biz ondan elektrik aldık.' Ben de diyorum ki, her gelen vatandaşımızı aynı şekilde seviyor. Size özel bir durum değil diyorum. Biraz hayal kırıklığına uğranır ama kedimizin öyle bir görevi var."
Ayşegül Korkmaz, kedileri belirli dönemlerde mama karşılığı sahiplendirdiklerini de sözlerine ekledi.






