Milyonluk koleksiyonların sırrı ortaya çıktı! 'Dünyadaki en güzel hastalık'
Geçmişten gelen bir tutkunun peşinden gidenler için o sıradan bir eşya değil, ruhu canlandıran bir hazine. Samsun'da antika uzmanı Muhammer Önerge,, bu hobiyi "dünyanın en güzel hastalığı" olarak tanımlıyor. Bu alandaki değerli parçaların yeni nesiller tarafından göz ardı edildiğini söyleyen Önerge, bir eşyanın kıymetli olması için artık üretilmiyor olması, geçmişinin bilinmesi ve belli bir yaşı geçmiş olması gerektiğini vurguluyor.

Antika tutkusuyla ilgili bilgi veren Önerge, her eski eşyanın antika sayılamayacağını vurgulayarak, "Bir ürünün antika olması için artık üretilmiyor olması, sahibinin belli olması ve yıllanmış olması gerekir. 70 yıllık da, 300 yıllık da olabilir ama geçmişi bilinmeli" diye konuştu.

Antika eşyaların çoğunlukla kuşak değişiminde ortaya çıktığını söyleyen Önerge, "Yeni nesil eski eşyalara fazla ilgi duymuyor. Aileden kalan eşyalar ya atılıyor ya da bize ulaşıyor. Biz de Türkiye’nin farklı illerini dolaşarak değerli parçaları bulmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Samsun’da farklı alanlarda koleksiyon yapan birçok meraklı bulunduğunu aktaran Önerge, antikanın duygusal yönüne dikkat çekti: "Antika insanı geçmişine, çocukluğuna götürür. Bu duygu, insanları toplamaya teşvik eder."
Fiyatlandırmada dönemin, sağlamlığın ve temizliğin etkili olduğunu kaydeden Önerge, "Sonunda alıcı karar verir. Antika biraz da kişisel hislerle değer kazanır" şeklinde konuştu.

Antikanın yayılmacı bir tutku olduğuna değinen Önerge, "Antika dünyadaki en güzel hastalık. Ruhunuzu canlandırır, zihninizi çalıştırır. Maddiyattan çok keyif işidir" açıklamasında bulundu.



