Malatya’nın gizli gücü, kentin kaderi değişti: 1984'ten bu yana izleniyor, 720 kilometrekareyi kapladı
Malatya'nın gizli gücü ilk kez ortaya çıktı. Bilim insanlarının 1984 yılından bu yana uzaydan alınan uydu görüntüleriyle yürüttüğü dev araştırma tamamlandı. Malatya'nın haritasını sil baştan değiştiren incelemeler, kentin akciğerlerinde hiç beklenmeyen bir tabloyu gözler önüne serdi. Her yıl 40 ila 60 kilogramlık o devasa yükü sırtlayan ve orman varlığını bile geride bırakan sistemin sırrı çözüldü.

Yıllardır sadece ekonomik değeriyle konuşulan o devasa varlığın, aslında kentin ekolojik kaderini tek başına değiştirdiği ortaya çıktı. Uydu kayıtlarıyla deşifre edilen ve orman alanlarını bile geride bırakan o çarpıcı gerçek, uzmanları bile şaşırttı.

Kentin geçim kaynaklarına önemli katkı sunan kayısı, 13 ilçede geniş alanlarda yetiştiriliyor.Meyvesiyle ekonomik değer oluşturan kayısı ağaçları, aynı zamanda kentin yeşil varlığının önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.Kentteki yaklaşık 16 milyon ağaç varlığının 9 milyonuna yakınını oluşturan kayısı ağaçlarından bir tanesi, yılda 40 ila 60 kilogram karbon tutulumu sağlayarak ekolojik dengeye katkıda bulunuyor.

Malatya'nın tarımsal kimliği olarak bilinen kayısı bahçelerinin kapladığı alan, uydu kayıtlarının alınmaya başlandığı 1984'te 350 kilometrekareyken bugün 760 kilometrekareye ulaştı.

İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Yılmaz, AA muhabirine, kentlerdeki ağaçların karbon tutulumu açısından önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.Kayısı ağaçlarının yalnızca meyve veren ağaçlar olmadığını, önemli ekolojik katkılarının da bulunduğunu belirten Yılmaz, şöyle konuştu:

"Bulunduğumuz bölge Doğu Anadolu Bölgesi, orman varlığı yönünden ülkemizdeki en zayıf coğrafyalardan birisi. Yükselti farklılıkları itibarıyla belli bölgelerde orman varlığı sergilemekte ama elbette ki bir Akdeniz Karadeniz, Marmara veya Ege Bölgesi gibi yoğun kütleler halinde bir orman alanı barındırmıyor. Kayısı ağacının orman ağacı gibi düşünülmesi çok doğru değil. Yani çünkü kayısı işlenen bir ağaç, sürekli müdahale edilen bir ağaç, ilaçlanan bir ağaç. Burada özellikle meyve değeri ön plana çıktığı için de çok orman ağacı gibi değerlendiremeyiz ama bir ağaç varlığı ve yeşil varlığı olarak da kente çok büyük bir katkısı olduğunu söyleyebiliriz."

Uydu üzerinden 1984'ten bu yana bölgedeki yeşil alanları incelediklerini anlatan Yılmaz, iklimsel değişiklikler ve ekoloji açısından çalışmalar yaptıklarını ifade etti.
Uydudan çekilen görüntüler üzerine sınıflandırma yapabildiklerini belirten Yılmaz, şöyle devam etti:
"1984 yılında yapılan sınıflandırmada kayısı ağaçlarının kapladığı alan yaklaşık 350 kilometrekare. Orman alanı ise yaklaşık 470 kilometrekarelik bir alan kaplıyor, yani kayısı ağacından daha fazla. Ancak kayısı zamanla çok daha fazla arttı. Bugün 9 milyona yaklaşan rakamlardan bahsediyoruz ve bugün itibarıyla kayısı ağacının ulaştığı alan 760 kilometrekare. Orman alanları ise yine artmış ancak kayısıdan daha aşağıda kalmış. Bu da ormanlık alanın 720 kilometrekarelik bir alan kapladığını gösteriyor bize."
Yılmaz, kentin birçok bölgesinde yetiştirilen kayısı ağaçlarının önemli ölçüde yeşil alan oluşturduğunu dile getirdi.

