Kademeli emeklilik için yeni formül verildi! 'Emekli maaşı yaş ile paralel artabilir'
Türkiye'de emeklilik sistemi, 8 Eylül 1999 tarihinden önce ve sonrasında işe girenler arasında adaletsizlik yaratıyor. EYT mağdurları, yaş ve prim şartlarındaki iyileştirmeleri talep ederken, diğer sorunlar da çözüm bekliyor. SGK Uzmanı Emin Yılmaz konuyla ilgili açıklamalarda bulunarak süreç ile ilgili bilgi verdi.

Türkiye'de emeklilik sistemi, 8 Eylül 1999 tarihinden önce ve sonrasında işe girenler arasında adil olmayan bir ayrımı sürdürüyor.

EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) olarak bilinen grup, yaş ve prim şartlarının iyileştirilmesini talep ederken, diğer sorunlar da göze çarpıyor.

Emeklilik sistemindeki adaletsizlikler ve çözüm önerileri gündemi meşgul ediyor. SGK Uzmanı Emin Yılmaz kademeli emeklilik sistemiyle ilgili açıklamalarda bulunarak önemli detayları aktardı:

Ülkemizdeki emeklilik kıstasları ile ilgili, sizin giriş tarihiniz otomatik olarak hem süreyi hem yaşı belirleyen üç ayrı dönem olarak belirleniyor. 8 Eylül 1999'dan önce, EYT dediğimiz yaş kriteri de kaldırıldı. Onlar Mart ayında emekliliklerine çoğu vatandaşımız erişmiş. Ama 8 Eylül 1999'dan bir gün sonrasında, yani 9 Eylül 1999 tarihinde işe girdiyseniz, otomatik olarak buradaki yaş kriteri kalkmamış oldu ve de süre olarak 17 yıl ileriye atıldı. Yaşla ilgili de, onlarda 58 yaş kadınlarda, 60 yaş erkeklerde olmak üzere yaş kriteri halen devam ediyor. 2008 sonrası bir gün, 17 yıl fark ettirebiliyor, ciddi bir mağduriyetten bahsediyoruz.

Burada, EYT düzenlemesi ile ilgili geçmiş dönemde, yani 1999 depremiyle bir yasa gelmişti. EYT ile emeklilik yaşa takılanlar, kendi isimlerini oluşturdular, dernekler kurdular. Hatta ve hatta bir sonraki depremle de, maalesef öyle bir deprem de geldi, bir depremde gitti diyebiliriz. Ve sonrasında ise, 9 Eylül 1999'dan işe giren, sonrasında işe girenlerle alakalı, 17 yıla varan yaşlarla ilgili bir süre olarak ileriye atıldı.

Bununla alakalı birçok sivil toplum örgütü kuruldu. Bunlar kendi işlerinde federasyonlar kurdular ve hak talep ettiler. Çünkü bir gün veya bir ay ile tamamen buradaki süreyi kaçırıp, 17 yıl boyunca daha devam eden ve ileri yaşlarda emeklilikle alakalı hak talep ediyorlar. Haklı olarak hak talep ediyorlar.

Bununla ilgili bir düzenleme istiyorlar. Bu düzenlemenin içeriğine bakıldığı takdirde, EYT sürecinde kadında 38, erkekte 43 yaş üzerinden değerlendiriliyordu. Bununla ilgili, buradaki kademe isteyenler hemen emekli olmak istemiyor, bunun altını kalın puntolarla çizmek lazım. Onlar biraz daha hakkaniyetli bir şekilde, bununla ilgili yaşlarda düzenlemeler talep ediyorlar. Prim günlerine bakıldığı takdirde ise, eski yani şu anki uygulamada, 2000 ile 2008 arasında 7000 gün, 2008 sonrasında 7200 günler var.

Bunun yanında emeklilik mağdurları 6250 ile 6925 gün arasında prim gününde emeklilik talep ediyorlar ama en azından yaşla ilgili bir iyileştirme talep ediyorlar. Kadında 43, erkekte 45'ten başlayarak, burada 49 ve 51'lere kadar varan bir talepleri mevcut. Buradaki talepleri kısmen haklılar.

Çünkü sosyal güvenlik ve anayasada eşitlik ilkesi varsa, dolayısıyla onlara da buna benzer bir düzenleme getirilebilir. Ama şu anda hükümet kanadının bununla alakalı bir çalışması olduğu veya bir kurumsal haberin olduğunu işin açıkçası bilemiyoruz. Ama buradaki önceki EYT ile ilgili tam 20 yıllık bir süreç yer almıştı.

Öte yandan yaşlar ileriye gidince, orada çalışmak isteyen hem kadın hem erkek olsun, işte gidip kapı kapı iş aradığı takdirde, 'Sen yaşlısın' diye onlara iş verilmiyor. Dolayısıyla ülkede ekonomi, kendi aile ekonomileri bunlarla ilgili birçok riski de karşı karşıya kalmış oluyorlar.

Bununla ilgili dünyada çeşitli emeklilik sistemleri var. Bununla dünyadaki emeklilik sistemlerine bakılınca, 67'ye varan yaş sistemleri de öne çıkıyor.

Başka bir formül ise yaşları biraz daha esnetip, öncesinde bir emeklilik olabilir. Bu formüle göre; çalışan vatandaşın öncesinde hak ettiği maaşın daha düşük oranda verilmesiyle ilgili bir seçenek sunulabilir. Devamında ise yaşı ilerledikçe, yıllar itibariyle buradaki maaşların da yavaş yavaş yükselterek, reel yaş emekliliği geldiği zaman, oradaki gerçek maaşına kavuşması gibi alternatif de olabilir.

EYT üzerinden bakıldığı zaman, EYT'de ilk etapta 2.200.000 kişi, devamında 4.900.000 kişi emekliliği peyderpey oluyor. Bunlarla ilgili, bunlar zaten çoğunluğu sistemden ayrılıp da gidip evde kendileri emeklilikle ilgili tadını çıkarmıyorlar. Onlar yine sistem içerisinde kalıp, sosyal güvenlik destek primi üzerinden yine prim ödeyerek, hem sosyal güvenlik kurumuna, hem de Maliye Bakanlığı üzerinden vergi kesintilerine ve yine aynı şekilde sisteme destek oluyorlar.

Bizim sadece buradaki kademeli emekliliğin dışında farklı sorunlarımız da var. Bunlarla ilgili de sivil toplum örgütleri kuruldu. En basitinden stajyerlerin ve çırakların talepleri var. Ayrıca, 2000, 2001 ve 2002 yıllarında asker ve polis olarak görev yapmış olanların, sivil okul borçlanmasıyla ilgili talepleri bulunuyor. Kademeli emeklilikten bahsediyoruz, ancak şu an sizlerle izleyicilerimiz de bunu değerlendiriyoruz.

Bağkur tescil mağdurları da mevcut. Özellikle 2000 sonrasında Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) borcu olan esnaf ve vergi mükellefiyetlerini ispat etseler bile, maalesef yasal düzenlemelerden kaynaklı olarak bunları borçlanarak emekli olamıyorlar.

Ayrıca, şu an 7.500 lira gibi emekli maaşlarını konuşuyoruz. Bunun temel sebebi ise geçmiş dönemlerde çıkarılan aylık bağlanma oranlarıyla ilgili yeni bir düzenlemeye ihtiyaç duyulması. Tüm bu konuları yeniden gözden geçirip, iş hukuku ve sosyal güvenlikle ilgili mevzuatımızı detaylı bir şekilde düzenlememiz gerektiği açıktır.

8 Eylül 1999'dan önce işe girenlerle ilgili Mart ayında çıkan yasa doğrultusunda haklarını elde ettiler. Burada sadece işte süre dediğimiz 25 yıl erkeklerde ve 20 yıl kadınlarda, prim günü de 5.000 ile 5.975 gün arasında olmak kaydıyla her iki kriterden birinde eksiklik bulunuyorsa, bu eksiklikleri tamamladıklarında emekli olabilecekler.

Bu süreç önümüzdeki 3 veya 5 yıl içinde tamamlanacak ve 8 Eylül 1999'dan önce işe girenlerin tamamı emekli olmuş olacak. Şu an ise 8 Eylül 1999'dan sonrasında işe giren vatandaşlarımız için bir beklenti söz konusu.



