İsrail Gazze'de sivilleri katlediyor! Telefonlara şok mesajlar geldi: Ses kayıtları tek tek analiz edildi, İsrail oyunu ortaya çıktı
İsrail ablukasındaki Gazze'den son dakika haberleri gelmeye devam ediyor. Biden'ın İsrail'in kara saldırısı ile ilgili gazetecilere verdiği cevap Beyaz Saray'ın yine geri adım atmasına neden oldu. Öte yandan Refah sınır kapısından ilk kez yardım TIR'ları geçerken bir yandan da İsrail savaş uçakları bombardıman yaptı. İsrail Savunma Bakanı ise, savaşın yayılacağı sinyalini verdi. Gazze'de yaşayanların cep telefonlarına ise bugün İsrail ordusu tarafından arka arkaya mesajlar gönderildi. İşte detaylar...

TELEFONLARA PEŞ PEŞE MESAJLAR GELDİ
İsrail ordusu, iki haftadır bombaladığı Gazze Şehri'nden ayrılmayı reddeden herkesin 'terörist' olarak nitelendirileceğini açıkladı.41 kilometre uzunluğundaki Gazze Şeridi'nin kuzey bölümünde kalan Gazze şehrinden bildiren Al Jazeera muhabiri Yumna el Sayed, sabahtan bu yana cep telefonlarına İsrail ordusunun kaydettiği çağrıların gönderildiğini aktarıyor. Söz konusu mesajlarda İsrail ordusu Gazze kentinden ayrılmayı kabul etmeyenler ya da tahliye emrinden sonra göç edip geri dönenlerin 'terörist' ya da 'işbirlikçi' olarak değerlendirileceği belirtiliyor.

Mesajlarda, Gazze şehrinde kalanların sonuçlarına katlanacağı da ekleniyor.İsrail, savaşın ilk haftasında Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yaşayan 1,1 milyon insandan güneye gitmelerini isteyen bir tahliye emri yayınladı. Vadi Gazze'nin güneyinin güvenli olacağını dile getiren İsrail ordusu, buna rağmen güneydeki Han Yunus ve Refah gibi şehirleri günlerdir savaş uçaklarıyla bombalıyor. Nitekim, İsrail tarafından bugün Mısır sınırına yakın konumdaki Refah şehrine büyük bir hava saldırısı düzenlendi.

Binlerce Gazzeli tahliye emrinin ardından güneye göç etti ancak hava saldırılarının iki yakada da sürmesi birçoğunun tekrar kuzeye dönmesine yol açtı.Halihazırda 2,3 milyon insanın mahsur kaldığı Gazze Şeridi'nde güvenli hiçbir yer yok. Filistinli yetkililer, bugün itibarıyla 4 bin 385 insanın yaşamını yitirdiğini açıkladı. Hayatını kaybedenlerin 1756'sı çocuk, 967'si ise kadın. Kurbanların yüzde 70'ini çocuklar, kadınlar ve yaşlılar oluşturuyor.İki haftasını dolduran hava bombardımanında yaralanların sayısı 13 bin 651.Harabeye dönen Gazze Şeridi'nde ayrıca 1400 kişi kayıp ve bunların 720'si çocuk.

HİZBULLAH İLK MİLİSİNİN ÖLDÜĞÜNÜ AÇIKLADI
İsrail ordusuyla iki haftadır Lübnan sınırında çatışan Hizbullah örgütü, Cumartesi günü ilk kez bir milisinin öldüğünü açıkladı. Açıklamaya göre, İsrail topçu ateşinde sınırdaki Hula köyünde İsmail Ahmed ez Zin öldü.

BM: HAMAS SALDIRILARI TOPLU CEZALANDIRMAYI HAKLI GÖSTERMEZ
Mısır'daki barış zirvesinde konuşan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, "Gerçek zamanda yaşanan bir insani felaketi gördüm" dedi. Gıda ve tıbbi ilaç malzemesinin bulunduğu kamyonların Mısır tarafında beklediğine dikkat çeken Guterres, "Sınırın diğer tarafı olan Gazze Şeridi’nde ise insanlar su, gıda, ilaç ve elektrik olmadan yaşamaya çalışıyor" ifadelerini kullandı.Filistin halkının şikayetlerinin meşru olduğunu kaydeden Guterres, "Hamas’ın İsraillilere yönelik saldırılarının bir bahanesi olamaz. Aynı zamanda Hamas’ın saldırıları Filistin halkının toplu cezalandırılmasını haklı göstermez" dedi.

Hastane, okul, şimdi de ibadethaneler... İsrail ordusu hedef gözetmeksizin Gazze’deki sivil yerleşimleri vurmayı sürdürüyor. Gece boyunca Gazze Şeridi’ndeki 100’den fazla noktayı hedef alan bombalar, tarihi bir Ortodoks kilisesi ve bir camiyi de vurdu.

İsrail'in Gazze’deki Aziz Porphyrius Rum Ortodoks Kilisesi’ne düzenlediği hava saldırısında aralarında Hıristiyan Filistinlilerin de bulunduğu 20 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı.

Yerle bir olan tarihi kilisede aralıksız hava saldırılarından kaçan yüzlerce Hıristiyan ve Müslüman Gazze sakini bulunuyordu. İsrail ordusu, savaş uçaklarının kilise yakınlarındaki Hamas askeri komuta merkezini vurduğunu öne sürdü.1150’den kalma ibadethane, bölgede halen kullanımda olan en eski kiliseydi.

Saldırıyı kınayan Kudüs Rum Ortodoks Patrikliği, “İsrail’in yerleşim bölgelerine düzenlediği hava saldırılarında masum sivillerin barındığı sığınakların yanı sıra kiliseleri ve onlara ait kurumları hedef almak, göz ardı edilemeyecek bir savaş suçu teşkil etmektedir” açıklaması yaptı. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı da “sivillerin ve ibadethanelerin korunması” çağrısı yaptı.

CAMİ ENKAZA DÖNDÜ
Gazze’deki El Ömeri Camisi de İsrail’in hedefi oldu. Tarihi 7. yüzyıla uzanan Filistin’deki en büyük üçüncü cami hava saldırısında enkaza döndü. Ölü ve yaralı sayısı açıklanmadı. İsrail, 7 Ekim’den bu yana Gazze’de 11 camiyi hedef aldı.

YENİ HEDEF KUDÜS HASTANESİ
Öte yandan İsrail ordusu dün gece de 400’den fazla hasta, 12 bin sivilin sığındığı Kudüs Hastanesi’nin “bombalamaya hazırlık olarak” derhal boşaltılmasını istedi. Filistin Kızılayı “yeni bir katliamın önüne geçmek için” dünyaya acil müdahale çağrısı yaptı.

2 HAFTADA 4 BİN CAN KAYBI
Gazze bombardımanında 2 hafta geride kalırken, saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 137’ye ulaştı. Ölenlerin en az 2 bin 500’ünün kadın ve çocuklar olduğu bildirildi. En az 13 bin kişinin ise yaralı olduğu belirtildi.

İNSANLIK ‘SINIR’DA BEKLİYOR
Bölgede insani yardıma acil ihtiyaç devam ederken, Mısır sınırından Gazze’ye geçeceği duyurulan 20 TIR’lık yardım konvoyu Refah kapısında beklemeyi sürdürüyor. Konuyla ilgili bilgi sahibi olan diplomatlar, TIR’larda silah taramasının nasıl yapılacağı konusunda Mısır ile İsrail arasında anlaşmazlığın devam ettiğini belirtti.

DSÖ Acil Durum Direktörü Dr. Michael Ryan yardımın “Gazze’deki ihtiyaç okyanusunda bir damla” olduğunu belirterek “20 kamyon olmamalı. 2000 olmalı. Bu seçimleri yapmak zorunda kalmamalıyız” dedi.

Binlerce kişi dün Refah Sınır Kapısı’na giderek yardımların Gazze’ye ulaştırılmamasını protesto etti.

Öte yandan İsrail ve Lübnan arasındaki sınır hattında çatışmalar, Gazze'deki savaştan bir gün sonra başladı.İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant bugün İsrail'in kuzey sınırını ziyaret etti, komutanlar ve askerlerle buluştu. İsrail-Lübnan sınırında konuşan Gallant, "Hizbullah savaşa katılmaya karar verdi ve bunun bedelini ödeyecek. Ve biz her türlü ihtimale hazırlanmalıyız. Bizi büyük zorluklar bekliyor" dedi.

Son 24 saatte gerçekleşen çatışmalarda Hizbullah'ın ateşlediği bir tanksavar füzesi bir İsrail askerini öldürdü, bazı askerler de yaralandı. Çatışmaların başladığı ilk günlerde İsrail ordusu bir yarbayın öldüğünü açıklamıştı.Kuzeyden yeni bir cephe açılmasından endişe eden İsrail yönetimi, Lübnan sınırındaki çok sayıda yerleşim ve şehri tahliye etti.

İsrail ordusu, bugün öğle saatlerinde yaptığı açıklamada Lübnan sınırındaki iki Hizbullah hücresini vurduğunu duyurdu. Açıklamada, Hanita yerleşimi yakınlarına fırlatılan tanksavar füzesine Hizbullah milislerinin konuşlandığı bölgeye drone saldırısıyla yanıt verildiği belirtildi.

HAMAS 2 REHİNEYİ SERBEST BIRAKTI
7 Ekim'den bu yana Hamas'ın askeri kanadı El Kassam Tugayları tarafından rehin tutulan 2 rehine serbest bırakıldı. El Kassam Tugayları sözcüsü Ebu Ubeyde, Telegram hesabından Katar'ın çabalarına yanıt olarak ABD'li anne ve kızını serbest bıraktıklarını duyurdu.

Ebu Ubeyde "Bu yaptığımız, ABD'ye ve dünyaya, ABD Başkanı Joe Biden ve onun faşist yönetiminin iddialarının asılsız olduğunu göstermek içindir" dedi.

Serbest bırakılan 59 yaşındaki Judit Ra'anan ve 17 yaşındaki kızı Nathalie Ra'anan'ın ABD'de yaşadığı, Kibbutz Nahal Oz'da büyükannelerinin doğum gününü kutlamak için İsrail'e gittiği öğrenildi.

Ailenin 10 akrabasının halen Hamas'ın elinde esir tutulduğu belirtildi. İsrail Savunma Kuvvetleri Sözcüsü Tuğamiral Daniel Hagari de X’te yaptığı açıklamada, Judith Raanan ve kızı Natalie Raanan’ı Hamas’ın serbest bıraktığını ve İsrail askerlerinin koruması altında olduğunu söyledi.

ABD Başkanı Joe Biden, ABD'li rehinelerin serbest bırakılmasının ardından, İsrail'in Gazze'ye olası kara saldırısını daha fazla rehine çıkana kadar ertelemesi gerekip gerekmediğini soran bir muhabirin sorusuna 'evet' şeklinde cevap verdi.Ancak Beyaz Saray yine geri adım attı ve Biden'ın uzakta olduğu için soruyu duymadığını ve bu nedenle 'evet' dediğini açıkladı.Beyaz Saray'ın yalanlamasına rağmen, Biden'ın sözleri İsrail medyasında 'kara saldırısını erteleyin' şeklinde yankılandı.

GAZZELİLER AÇ VE SUSUZ
İNSAN Hakları İzleme Örgütü (HRW), İsrail hükümetinin tam kuşatma altına aldığı Gazze Şeridi’nde yaklaşık 600 bin kişinin temiz sudan ve yeterli gıdadan mahrum olduğunu açıkladı. “Gazze Şeridi’ndeki abluka, Filistinli çocukları ve diğer sivilleri büyük risk altına sokuyor” uyarısında bulunan HRW, suyun yokluğunda kanalizasyon kirliliği ve morgların yetersiz kalması sebebiyle bulaşıcı hastalıkların yayılabileceği kaydedildi.

SİRKEYLE YARA TEDAVİSİ
El Şifa Hastanesi önünde düzenlenen basın toplantısında konuşan Gazze Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref El Kudra, bölgedeki yedi büyük hastane ve 21 sağlık merkezinin saldırılar ve malzeme eksikliği sebebiyle hizmet dışı kaldığını açıkladı.

Tıbbi malzeme sıkıntısı sağlık sistemini çökmenin eşiğine getirirken, bir vakada doktorlar yara tedavisi için sirke satın almak zorunda kaldı. Öte yandan İsrail, Lübnan sınırındaki İsrail köylerini tahliye etmeyi sürdürüyor. Son olarak sınırdaki en büyük yerleşim yerlerinden Kiryat Şmona’daki 20 bin İsraillinin, “Lübnan sınırındaki Hizbullah hedeflerine yönelik operasyonları genişletme amacıyla tahliye edileceği açıklandı.

Gazze’deki Al Nasır Hastanesi’nin Başhekimi Velit Abuhatam, insanlık dışı bir muamele ile karşı karşıya olduklarını, dünyanın bu yaşadıklarımıza seyirci kaldığını ifade ederek, “En fazla 2-3 gün içerisinde buraya tıbbi malzeme desteği gelmezse, buradaki hastaneler büyük bir mezarlığa dönecek” isyanında bulundu.

İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’nden 1995’te mezun olan Al Nasır Hastanesi Başhekimi, kadın doğum uzmanı Velit Abuhatam, insanlık dışı bir muamele ile karşı karşıya kaldıklarını ve tüm bu olup bitenlere dünyanın ne yazık ki seyirci kaldığını söyledi.

Gazze’de günlerdir elektrik ve su olmadığını, kimsenin can güvenliğinin kalmadığını, insanların daha güvenli diye hastanelere sığındığını ancak son katliamla da kanıtlandığı gibi hastanelerin de artık güvenli olmadığını ifade eden Dr Abuhatam şöyle devam etti:

“Tüm dünya bu yaşadıklarımıza seyirci kalıyor. En fazla 2-3 gün içerisinde buraya tıbbi malzeme desteği gelmezse, buradaki hastaneler büyük bir mezarlığa dönecek. Sadece tıbbi malzeme de değil, gıda ve su yok. Yakıtımız bitmek üzere. Birilerinin artık tüm yaşananlara ‘Yeter’ demesi gerekiyor.

Bir hekim olarak bu tanık olduklarım, insanlık dışı şeyler. Rahim içindeki fetüslerin bombalandığını gördük. Ölüyoruz ve kimse görmüyor. Birçok sağlık çalışanı yaşamını yitirdi ve bunların 12 tanesi hekimdi ve sekizi kadındı. Hayatımın en zorlu dönemindeyim. Çevremde masum insanlar, tanıdıklarım, komşularım, sevdiklerim ölüyor.”



