Google’ın yeni özelliği 24 saat dayanabildi: Sahte felaket görüntüleri ortaya çıkınca geri çekildi
Google Earth, yıllardır dünyayı yukarıdan görmemizi sağlıyordu. Google bu kez bir adım daha ileri giderek kullanıcıların gerçek konumları yapay zekâyla diledikleri gibi değiştirmesine izin verdi. Ancak sadece birkaç kelimeyle sahte seller, saldırı izleri ve nükleer tesisler oluşturulmaya başlanınca işler karıştı. Şirket, büyük umutlarla tanıttığı özelliği 24 saat dolmadan geri çekmek zorunda kaldı.

Google Earth’ü açıp yaşadığınız binanın çatısına, çocukluğunuzun geçtiği sokağa ya da yıllardır gitmek istediğiniz şehre bakmışsınızdır.
Google ise bunun artık yeterli olmadığına karar vermiş olacak ki dünyayı yalnızca gezebileceğimiz değil, birkaç kelime yazarak baştan aşağı değiştirebileceğimiz yeni bir özellik hazırladı.
Boş bir arsaya ev kondurmak, antik Pompei’yi binlerce yıl önceki hâliyle canlandırmak ya da Google’ın merkezini bilim kurgu filminden çıkmış bir şehre dönüştürmek mümkündü.
Kulağa hayli eğlenceli geliyor, değil mi?
Fakat bazı kullanıcılar hayallerindeki evi inşa etmek yerine gerçek konumlara sahte mülteci kampları, nükleer tesisler, bomba kraterleri ve sel felaketleri eklemeyi tercih etti. Google da dünyayı yapay zekânın eline bıraktıktan yalnızca bir gün sonra geri adım attı.

GOOGLE EARTH’E “DÜNYAYI DEĞİŞTİR” DÜĞMESİ GELDİ
Google, 30 Temmuz’da Nano Banana 2 adlı yapay zekâ modelinin görüntü oluşturma yeteneklerini Google Earth’e taşıdığını duyurdu.
Yeni özellik oldukça basit çalışıyordu. Kullanıcı Google Earth’ün internet sürümünde istediği konuma yaklaşıyor, “görüntü oluştur” seçeneğine dokunuyor ve görmek istediği manzarayı birkaç kelimeyle tarif ediyordu.
Yapay zekâ daha sonra Google Earth’te bulunan uydu, hava ve üç boyutlu görüntülerden yararlanarak seçilen konumun değiştirilmiş bir tasvirini hazırlıyordu.
Örneğin boş bir araziye sürdürülebilir malzemelerden yapılmış göl evi eklemek, Tokyo’daki bir alanı açık hava alışveriş merkezine çevirmek ya da Pompei kalıntılarının milattan sonra 78 yılında nasıl görünebileceğini canlandırmak mümkündü.
Google, özelliğin öğretmenlerden mimarlara, şehir planlamacılarından gayrimenkul uzmanlarına kadar birçok kişi tarafından kullanılabileceğini düşünüyordu. Şirketin tanıtımında eğlenceli seçenekler de unutulmamıştı: Google’ın Mountain View kampüsü uçan araçlar ve cam kubbelerle dolu, geleceğin bilim kurgu şehrine dönüştürülebiliyordu.
Üstelik özellik belirli bir ülkeyle sınırlı değildi. Google, yeni aracın Google Earth’ün internet sürümündeki kullanıcılar için dünya genelinde açıldığını duyurdu.

KULLANICILAR GERÇEK DÜNYAYA SAHTE FELAKETLER EKLEDİ
Google’ın gösterdiği örneklerde rengârenk şehirler, tarihî canlandırmalar ve hayalî evler bulunuyordu. Kullanıcıların denemeleri ise kısa sürede çok daha karanlık bir noktaya ulaştı.
Açık kaynak araştırmacısı Henk van Ess, aracın ne kadar ileri gidebildiğini görmek için gerçek konumlar üzerinde çeşitli denemeler yaptı.
The Verge ve NPR’ın aktardığına göre araştırmacı, Meksika sınırının yakınına sahte mülteci görüntüleri ekledi; İran’da gerçekte bulunmayan bir nükleer tesis oluşturdu, Amsterdam’daki bir sokağa trafik kazası yerleştirdi ve Gazze’deki bir hastanenin yakınına bomba krateri çizdirdi.
NPR da aracın sınırlarını görmek amacıyla İran’ın Hark Adası’nı alevler içinde, ABD Kongre binasının çevresini ise sular altında gösteren görüntüler üretti.
Burada altını kalın biçimde çizmek gerekiyor: Bu sahnelerin hiçbiri gerçek değildi.
Yapay zekâ tarafından oluşturulan söz konusu görüntüler, gerçek bir saldırıyı, sel felaketini veya nükleer tesisi göstermiyordu. Ancak Google Earth’ün tanıdık görüntüleri üzerine inşa edilmeleri, ilk bakışta inandırıcı görünmelerine yol açabiliyordu.

GOOGLE ÖZELLİĞİ BİR GÜN SONRA GERİ ÇEKTİ
Özelliğin yol açabileceği yanlış bilgi tehlikesi kısa sürede teknoloji dünyasının ve açık kaynak araştırmacılarının gündemine oturdu.
Google önce yapay zekâyla hazırlanan görüntülerde SynthID adlı dijital filigranın kullanıldığını ve zararlı konularda görsel oluşturulmasını önleyecek güvenlik sistemlerinin bulunduğunu belirtti.
Ancak eleştiriler dinmedi. Şirket, ilk duyurudan yalnızca bir gün sonra aynı blog yazısını güncelleyerek özelliği geri çektiğini açıkladı.
Google, coğrafi verilerle çalışan profesyonellerin aracı faydalı amaçlarla kullandığını gördüklerini ancak şirket politikalarını ihlal ediyor gibi görünen bazı görüntülerin ekran görüntülerinin paylaşıldığını bildirdi.
Şirket bu nedenle daha güçlü koruma önlemleri hazırlanana kadar özelliği Google Earth’ten geri çekme kararı aldı.
Başka bir ifadeyle Google, aracın kalıcı olarak iptal edildiğini henüz açıklamadı. Özellik şimdilik durduruldu; yeniden kullanıma sunulup sunulmayacağı ise geliştirilecek güvenlik önlemlerine bağlı olacak.

GOOGLE EARTH’ÜN GERÇEK HARİTASI DEĞİŞMEDİ
Kullanıcıların yapay zekâyla oluşturduğu sahte görüntüler, Google Earth’ün ana görünümüne eklenmedi. Yani bir kişinin oluşturduğu sel, saldırı veya bina görüntüsü başka kullanıcıların açtığı gerçek haritada görünmüyordu.
Google ayrıca üretilen görsellerin yapay zekâyla hazırlandığını belirten filigranlar taşıdığını açıkladı.
Dolayısıyla Google Earth’ün uydu görüntüleri herkes için değiştirilmedi; gerçek harita sahte yapılarla doldurulmadı. Sorun, oluşturulan görsellerin ekran görüntüsü alınarak Google Earth’ten elde edilmiş gerçek bir uydu fotoğrafı gibi başka platformlarda paylaşılabilme ihtimaliydi.
Üstelik yapay zekâ etiketi veya dijital filigran, görüntünün kırpılması, yeniden kaydedilmesi ya da video hâline getirilmesi durumunda sıradan bir kullanıcının sahte içeriği hemen fark etmesini her zaman garanti etmiyor.

GERÇEĞİ KONTROL ETTİĞİMİZ YERDE SAHTE GÖRÜNTÜ ÜRETMEK
Google Earth yalnızca merak edip evimizin çatısına baktığımız bir uygulama değil.
Gazeteciler, araştırmacılar ve açık kaynak istihbaratıyla çalışan uzmanlar; savaşları, doğal afetleri, yangınları ve erişilmesi zor bölgelerdeki gelişmeleri doğrulamak için uydu görüntülerinden yararlanıyor.
Bu nedenle gerçek dünyayı kontrol etmek için başvurulan bir hizmetin içinde son derece inandırıcı sahte görüntüler üretilebilmesi ciddi bir güven sorununu beraberinde getirdi.
Uzmanların endişesi yalnızca insanların sahte bir uydu fotoğrafına inanmasıyla sınırlı değil. Yapay görüntüler yaygınlaştıkça gerçekten çekilmiş uydu fotoğraflarının da kolayca “Bu yapay zekâyla yapılmış” denilerek reddedilmesi mümkün.
Kısacası yapay zekâ yalnızca olmayan bir felaketi varmış gibi göstermiyor; yaşanmış bir olayın gerçek görüntülerine duyulan güveni de aşındırabiliyor.

DÜNYAYI YENİDEN TASARLAMA HAYALİ KISA SÜRDÜ
Google’ın yeni özelliği ilk bakışta son derece kullanışlı fikirlerle yola çıkmıştı. Bir öğretmen geçmişteki şehirleri öğrencilerine gösterebilecek, mimar henüz temeli atılmamış bir yapıyı arazinin üzerinde canlandırabilecek, kullanıcılar boş alanların gelecekte nasıl görünebileceğini saniyeler içinde izleyebilecekti.
Fakat gerçek dünyanın görüntüleriyle yapay zekâyı bir araya getirmek, hayal edilen göl evlerinden çok daha büyük bir sorunu ortaya çıkardı.
Google Earth’ün yıllar içinde kazandığı güven, özelliği eğlenceli kılan unsur olduğu kadar tehlikeli hâle getiren ayrıntı da oldu. Çünkü insan gözü, üzerinde Google Earth arayüzü bulunan bir görüntüyü sıradan bir yapay zekâ çalışmasından daha güvenilir kabul edebiliyor.
Google şimdi dünyayı birkaç kelimeyle değiştiren bu düğmeye daha güçlü bir kilit takmaya çalışacak.
Özelliğin yeniden açılıp açılmayacağını bilmiyoruz. Bildiğimiz şey ise Google’ın yapay zekâya teslim ettiği dünyanın, kullanıcıların elinde 24 saat bile dayanamamış olması.

