Son dakika deprem açıklaması! Fay hatları ile ilgili flaş detay, 45 ilde aktif...
Deprem ile ilgili son dakika gelişmesi! Türkiye'nin pek çok kentinde sıklıkla depremler yaşanıyor. Antalya'dan Konya'ya, Aydın'dan Erzurum'a, Malatya'dan Van'a hissedilebilir büyüklüklerde depremler görülüyor. Ancak deprem ile ilgili açıklamalar yapıldığında gündeme en çok gelen il İstanbul oluyor. 1999'da yaşanan büyük Marmara depreminde çok sayıda kayıp veren şehirde, bu depremin ardında 30 yıl içerisinde büyük bir depremin daha meydana geleceği açıklanmıştı. Türkiye genelinde yaşanan depremlerin ardından İstanbul'da meydana gelebilecek olası deprem ile ilgili korkutan açıklamalar yapılıyor. Fakat Türkiye'nin pek çok kentinde aktif fay hattı bulunuyor. Deprem üretme potansiyeline sahip fay hatları ile ilgili açıklamalar art arda geliyor. 45 ilde 110 ilçenin büyük deprem oluşturabilecek fay hattına sahip olduğu belirlendi. Doğu Anadolu bölgesinde de büyük deprem riski taşıyan çok sayıda il bulunuyor. Deprem oluşturabilecek fay hattına sahip 45 il ve 110 ilçe tek tek açıklandı. İşte deprem ile ilgili son dakika açıklamaları...

Deprem ile ilgili son dakika açıklamaları geldi. Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Aksoy Doğu Anadolu bölgesi özelinde yaptığı açıklamada, büyük deprem üretme potansiyeline sahip çok sayıda aktif fay hattı bulunduğunu söyledi. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) ise Türkiye'nin deprem haritasını çıkardı. 45 ilde bulunan 110 ilçede aktif fay hattı bulunduğu belirlendi. Deprem riski taşıyan iller tek tek açıklandı.

Elazığ Fırat Üniversitesi Öğretim Üyesi Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Ercan Aksoy, son dönemde Doğu Anadolu Bölgesinde meydana gelmeye başlayan depremlerin Van çevresinde deprem üretme potansiyeline sahip aktif faylardan kaynakladığını söyledi.

Bölgede yaşanan depremlerle ilgili değerlendirmede bulunan Anadolu Su Altı Araştırmaları ve Sporları Derneği (ASAD) Bilim Kurulu ve Fırat Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Aksoy, bölgedeki çok sayıda aktif fayın varlığına dikkat çekti. “Ülkemizdeki depremlerin yoğun olarak meydana geldiği bölgelerden biri de son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz Van ilinin de içinde yer aldığı Doğu Anadolu sıkışma bölgesidir” diyen Aksoy, “Bu bölge, Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fay zonlarının birleşme noktası olan Karlıova’nın (Bingöl) doğusunda kalan bölgeyi kapsar. Bu alana neden sıkışma bölgesi deniyor?

Çünkü güneydeki Arabistan Levhası (jeolojik olarak Batman ve daha güneyindeki düzlük alanlar Arabistan Levhası'dır) ve Anadolu Levhası (Siirt’in Baykan ilçesinden itibaren kuzeye doğru olan dağlık alanlar) arasında bir yakınlaşma vardır ve bu yakınlaşmayı karşılamak üzere yerkabuğunda çok sayıda fay gelişmiştir. Bu yakınlaşma devam ettiği için de faylar hareket etmekte ve depremleri meydana getirmektedir. 1900-2020 yılları arasında büyüklüğü 5.5’ten fazla olan, hasar yapıcı ve yüzey kırığı meydana getirmiş toplam 25 depremin meydana geldiği dikkate alındığında, deprem aktivitesinin oldukça yüksek olduğu söylenebilir. En güneyde yer alan Bitlis Bindirme Kuşağı üzerinde 6 Eylül 1975 tarihinde meydana gelmiş ve 2 bin 500’e yakın vatandaşımızın hayatını kaybettiği, büyüklüğü 6.6 olan Lice ve 23 Ekim 2011 tarihinde meydana gelen Van-Erciş merkezli depremler, bu sıkışmanın neden olduğu bindirme fayları üzerinde meydana gelmiştir.

Bu bölgenin devamı olan Kafkaslarda yer alan bindirme faylarının da oldukça diri olup depremlere neden oldukları bilinmektedir. Bu deprem bölgesinde son yıllarda meydana gelmiş olan en yıkıcı deprem 23 Ekim 2011 tarihinde meydana gelen Van-Erciş merkezli deprem ve 9 Kasım 2011 günü yaşanan Van-Edremit merkezli depremlerdir. 23 Ekim 2011 Van depremi moment magnitüd büyüklüğü (MW) bakımından (Mw 7.2) ülkemizde 1999 Kocaeli (Mw 7.6) ve Düzce (Mw 7.1) depremleriyle beraber yer ivmesi kayıtları alınmış ilk 3 büyük deprem arasındadır. 600’den fazla vatandaşımızın hayatını kaybettiği Van depremi yine moment magnitüd büyüklüğü olarak Türkiye’de son 110 yıl içinde meydana gelen ilk 10 deprem arasında yerini almıştır” diye konuştu.

“Bölgede deprem üretme potansiyeline sahip çok sayıda aktif fay var”
Doğu Anadolu Bölgesinde meydana gelmeye başlayan depremlerin Van çevresinde deprem üretme potansiyeline sahip aktif faylardan kaynakladığına dikkat çeken Aksoy, “24 Kasım 1976 tarihinde meydana gelen 7.5 büyüklüğündeki Çaldıran-Muradiye depremi, 3 bin 840 kişinin ölümüne neden olmuştur. Bu faylar daha sonraki yıllarda da büyüklüğü daha küçük olan çok sayıda deprem meydana getirmiştir. En son 6 Aralık 2021 tarihinde saat 00.46’da meydana gelen ve merkez üssü Van Gölü içinde olan 4.9 büyüklüğündeki deprem de bu doğrultu atımlı faylardan biri üzerinde meydana gelmiştir. Bütün bu depremler, Van çevresinde deprem üretme potansiyeline sahip çok sayıda aktif fayın varlığını ortaya koymaktadır” dedi.

“Depremin afete dönüşmesini engellemeliyiz”
Anadolu Su Altı Araştırmaları ve Sporları Derneği (ASAD) Başkanı Mehmet Salih Aygün ise depremlerin afete dönüşmesinin engellenmesinin önemine dikkat çekti. Dernek olarak bilim kurulu üyeleri ile birlikte ellerinden gelen çalışmaları yaparak sürece katkı sunmayı amaçladıklarını kaydeden Aygün, “Arabistan ve Anadolu levhaları arasındaki yakınlaşma ve bunun ortaya çıkardığı sıkışmaya bağlı olarak yeterli enerji biriktikçe, bu faylar deprem üretmeye devam edecektir. Ülkemizin bulunduğu jeolojik konumu değiştirmek mümkün olmadığına göre, yerleşme ve yapılaşma faaliyetlerimizi bu gerçekten hareket ederek planlamalı, bir doğa olayı olan depremin afete dönüşmesini engellemeliyiz. Özellikle de aktif faylar üzerinde kesinlikle yerleşim yapmamalıyız” diye konuştu.

Deprem haritası ortaya çıktı. MTA fay hattı geçen 45 il ve 110 ilçeyi belirledi. Marmara depremi beklenirken yer bilimci Okan Tüysüz, Türkiye'deki deprem riski taşıyan bölgeleri açıkladı.

Habertürk'ten Alper Uruş'un haberine göre, deprem kuşağında yer alan Türkiye ile ilgili çok çarpıcı bir açıklama yapıldı. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) bir harita hazırladı ve o haritada Türkiye'nin deprem gerçeği bir kez daha ortaya çıktı. Buna göre Türkiye'de fay hattı üzerinde 45 il bulunuyor. Türkiye'deki diri fay hattı üzerinde ise 45 ilin alanına giren 110 ilçe var. Türkiye'nin önemli yer bilimcilerinden İTÜ'lü Prof. Dr. Okan Tüysüz de bu konuda bir değerlendirme yaptı ve uyarılarda bulundu.

Türkiye'nin önemli yer bilimcilerinden İTÜ'lü Prof. Dr. Okan Tüysüz, Habertürk'ten Alper Uruş'a ülkemizin depremselliğiyle ilgili çok önemli açıklamalarda bulundu. Yurt genelinde 2'si tartışmalı olmak üzere 24 kentin fay hattı üzerinde olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Tüysüz, 45 il alanında, fay hattı üzerindeki 110 ilçeyi açıkladı.

İkisi tartışmalı olmak üzere 24 kentin, fay hattı üzerinde yer aldığı ülkemizde, yer bilimci, İTÜ'lü Prof. Dr. Okan Tüysüz ile Türkiye'nin depremselliğini konuştu. İşte Prof. Dr. Okan Tüysüz'ün verdiği çarpıcı yanıtlar...

"YURT GENELİNDE 500 DİRİ FAY VAR"
"Ülkemizde 500’den fazla, yüzey kırığı oluşturabilecek fay var. Bu faylar Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü (MTA) tarafından 2011 yılında yayınlanan Türkiye Diri Fay Haritası'nda gösteriliyor. Jeoloji Mühendisleri Odası geçtiğimiz aylarda diri faylar üzerinde oturan 22 ile ait raporlar yayınlayarak diri faylar üzerinde yerleşimim mümkün olduğunda önlenmesi ve bunun kurallarının ne olması gerektiğini haftalar boyunca raporlar halinde yayınladı, ilgili kurumların dikkatini çekti. Ülkemizde 22 il yüzey kırığı oluşturabilecek faylar üzerinde yer alıyor.

"2'Sİ TARTIŞMALI 24 KENT FAY HATTINDA"
Türkiye'de 22'si kesin, 2'si tartışmalı olmak üzere fay hattı üzerinde 24 kentimiz bulunuyor. Bolu tartışmalı, güneyinde fay var, içinden geçen fayın diri olup olmadığı kesin değil; ancak bence aktif. İkinci tartışmalı kent ise Kocaeli. İl merkezinde fay yok; ancak hemen güneyinde var. Kimisi şehir oraya kadar büyüdü diye onu da katıyor; kimisi de oralar ilçeye ait diye kabul etmiyor. Cevaplaması zor bir konu ancak fay hattındaki il sayısını 24 olarak belirtmekte bence bir mahzur yok.

RİSK ALTINDAKİ KENTLERİMİZ
Risk altındaki bu iller; Kocaeli, Bursa, Balıkesir, Bolu, Sakarya, Manisa, İzmir, Aydın, Muğla, Denizli, Burdur, Kütahya, Eskişehir, Konya, Aksaray, Tokat, Kayseri, Osmaniye, Hatay, Kahramanmaraş, Erzurum, Erzincan, Hakkari ve Bingöl'dür.

İŞTE FAY HATTINDAKİ 110 İLÇE
Türkiye Diri Fay Haritası verilerine göre ülkemizde yapıları doğrudan diri fay üzerine oturan, 45 il alanı üzerinde 110 ilçe var. Bunun yanı sıra çok sayıda ilçe de diri faylara çok yakın konumda yer alıyor.

MTA tarafından yayınlanan haritalara göre diri fay üzerinde yer alan ilçeler belirlendi. Ancak çoğu fayın yeri metre bazında bir doğrulukla bilinmiyor. Bu nedenle diri fayların tam olarak nerede olduğunun jeoloji ve jeofizik mühendisleri tarafından yapılacak özel araştırmalar ile belirlenmesi gerekiyor.

Bu ilçelerimizi şöyle sıralamak mümkün:
ADIYAMAN: Gölbaşı:
AFYONKARAHİSAR: Çay, Dinar, Kızılören, Sandıklı:
ANKARA: Şereflikoçhisar:
ANTALYA: Demre:
AYDIN: Bozdoğan, Germencik, İncirliova, Koçarlı, Köşk, Kuşadası, Nazilli, Söke, Sultanhisar, Yenipazar:
BALIKESİR: Gönen, Manyas:
BATMAN: Kozluk:
BİNGÖL: Karlıova, Yedisu:
BOLU: Gerede, Yeniçağa:
BURSA: Gemlik, Kestel, Mustafakemalpaşa:
ÇANAKKALE: Çan, Yenice:
ÇORUM: Lâçin:
DENİZLİ: Babadağ, Çameli, Çardak, Honaz:
DİYARBAKIR: Lice:
DÜZCE: Çilimli, Cumayeri, Gölyaka, Gümüşova, Kaynaşlı:
ELAZIĞ: Palu, Sivrice:
ERZİNCAN: Üzümlü:
ESKİŞEHİR: İnönü:
GAZİANTEP: İslahiye:
HAKKARİ: Şemdinli:

HATAY: Erzin, Hassa, Kırıkhan, Payas:
ISPARTA: Eğirdir, Senirkent, Uluborlu:
İZMİR: Kemalpaşa, Seferihisar, Tire:
K.MARAŞ: Nurhak, Türkoğlu:
KAYSERİ: Talas, Yeşilhisar:
KIRIKKALE: Keskin:
KIRŞEHİR: Akpınar, Mucu:
KOCAELİ: Başiskele, Derince, Gölcük, Kartepe:
KONYA: Akşehir, Altınekin, Doğanhisar, Ilgın:
KÜTAHYA: Gediz, Simav:
MALATYA: Akçadağ:
MANİSA: Ahmetli, Alaşehir, Gölmarmara, Kırkağaç, Salihli, Sarıgöl, Soma, Turgutlu:
MERSİN: Çamlıyayla, Mut:
MUĞLA: Menteşe, Milas:
MUŞ: Korkut, Varto:
NİĞDE: Altunhisar, Bor:
OSMANİYE: Düziçi, Toprakkale:
SAKARYA: Akyazı, Arifiye, Ferizli, Hendek, Karapürçek, Sapanca

Ş.URFA: Bozova
SİİRT: Eruh
ŞIRNAK: Beytüşşebap
SİVAS: Altınyayla, Yıldızeli
TOKAT: Niksar, Pazar, Reşadiye
VAN: Çaldıran, Özalp
YALOVA: Altınova, Çınarcık

"BAZI İLÇELERİN NÜFUSU BAĞLI OLDUĞU İLDEN FAZLA"
Öte yandan diri fay haritasının yayınlanmasından sonra yapılan çalışmalarla, yeni bazı faylar da ortaya konuyor ve konacak. Mevcut durumda diri fay üzerinde oturan bazı ilçeler, bağlı oldukları il merkezlerinden bile daha kalabalık bir nüfusa sahip. Öte yandan çoğu ilçede azımsanamayacak ölçüde sanayi kuruluşu ve üretim merkezleri var. Bu durum da gözetilirse depreme ve yüzey faylanmasına ne denli önem verilmesi gerektiği açık bir biçimde görülüyor.

"TÜRKİYE'NİN YÜZDE 30'UNDA YIKICI DEPREM RİSKİ VAR"
alanların büyüklüğü 250.000 kilometrekaredir. Bu ise tüm ülke yüzölçümü ile kıyaslanırsa yaklaşık % 30'a karşılık gelir. Özetle, tüm Türkiye deprem tehdidi altındadır; ancak ülkenin % 30'u yıkıcılığı yüksek deprem tehlikesi altındadır.

"MARMARA'DA 250 YILDA BİR BÜYÜK DEPREM OLUR"
Marmara içerisinde yer alan fayların kırılma olasılığının büyük olduğu, bu faylar kırıldığı takdirde 7’den büyük bir deprem gerçekleşeceği ve böyle bir durumda sadece İstanbul’un değil Marmara çevresinde geniş bir alanın etkileneceğini uzun yıllardır konuşuyoruz. Bu durum 17 Ağustos 1999 depreminden sonra daha büyük bir olasılıkla gündeme geldi. Marmara’da ortalama 250 yılda bir büyük deprem oluyor. Son büyük depremler olarak 1509 ve 1766 depremlerini tarihi kaynaklardan öğreniyoruz.

"DEPREM 5 METRELİK KAYMA YARATACAK"
Bu da yaklaşık 250 yılda bir büyük deprem olduğu anlamına geliyor. 1766’dan bu yana 255 yıl geçtiğini dikkate alırsak tekrarlama aralığı dolmuş durumda. Öte yandan ölçümler Marmara Denizi'ndeki Kuzey Anadolu Fayı parçasının yılda ortalama 2 cm kadar hareket ettiğini gösteriyor. Bu da son 255 yılda 5 metre civarında bir atım biriktiğini gösteriyor.

Daha sade bir anlatımla Marmara’da beklenen deprem gerçekleştiğinde Yalova’daki bir nokta İstanbul’daki bir noktaya göre 5 metre batıya doğru kayacak. Benzer bir durum 17 Ağustos 1999 depreminde de yaşanmış, Sakarya’da fay üzerinde yer alan bir benzin istasyonunun iki pompası birbirine göre 5 metre kadar kaymıştı.

"MARMARA'DA DEPREMİN OLMA ZAMANI GELDİ"
Faylar hareket ettikleri zaman hareket ettikleri yöndeki kayaları sıkıştırır; bu da olması beklenen bir depremi daha öne çeker. Buna stres transferi ya da halk dili ile tetikleme diyoruz. 17 Ağustos depremindeki hareketin Marmara’daki bir depremin olma olasılığının % 15 kadar artırdığı hesaplanıyor. Tüm bunları üst üste koyduğumuz zaman Marmara’da bir depremin olma zamanı gelmiştir. Ancak bunu kesin bir ifade olarak kabul etmemek gerekir, çünkü doğa hiçbir zaman bizim beklediğimiz gibi düzenli, davranmayabilir.

"SİLİVRİ-ADALAR ARASINDA MEYDANA GELEBİLİR"
Marmara 7 ve daha üzeri bir depreme gebedir. Bu deprem Marmara içerisindeki Kuzey Anadolu Fayı'ndan kaynaklanacaktır. Büyük olasılıkla da Silivri-Adalar arasında bir noktada meydana gelecektir. Bu depremin nerelerde ne kadar etkili olabileceği konusunda da yapılmış çok sayıda çalışma var.

İSTANBUL'DA DÜŞÜK İLÇELER HANGİSİ?
Darıca, Dolayoba, Pendik, Kartal, Kadıköy, Üsküdar, Ümraniye, Beykoz, Çengelköy, Polonezköy, Şile, Haydarpaşa, Altıyol, Bahariye, Kızıltoprak, Erenköy, Suadiye, Bostancı, Kozyatağı, Altunizade, İçerenköy, Bağdat Caddesi, Fenerbahçe, Söğütlüçeşme (Kurbağalıdere dışında kalan kısımları), Moda (denize bakmayan kısımları), Acıbadem, Koşuyolu, Adalar, Eminönü, Rumelihisarı, Arnavutköy, Etiler, Beşiktaş, Maçka, Nişantaşı, Şişli, Taksim, Kağıthane, Gaziosmanpaşa, Levent, Maslak, İstinye, Tarabya, Sarıyer, Karaköy (rıhtım dışında kalan kısım), Gültepe, Emirgan, Bağcılar, Haraççı ve Taşocağı.

İSTANBUL'DA ORTA DERECE DEPREM RİSKİ TAŞIYAN İLÇELER NERESİ?
Beşiktaş, Ortaköy Dereboyu, İstinye çukuru, Tarabya çukuru, Üsküdar çukuru, Beylerbeyi çukuru, Küçüksu çukuru, Paşabahçe-Beykoz çukuru, Çayırbaşı çukuru, Karaköy, Tophane, Salıpazarı, Ortaköy (dolgu olan kesimleri), Eyüp, Alibeyköy, Sütlüce, Balat, Kasımpaşa ve Güngören'in sahil kesimi, Kadıköy (Kurbağalıdere), Moda (denize bakan kısmı), Küçükyalı, Kartal (Rahmanlar bölümü), Tuzla (dere kısmı), Dilovası, Eminönü (Cankurtaran), Şehzadebaşı, Fatih, Çarşamba, Edirnekapı'nın güneyinde kalan kısım), Topkapı, Bakırköy, Bahçelievler, Merter, Şirinevler (bir kısmı), Halkalı, Nakkaşdere, Esenkent, Ömerli, Büyükçekmece, Tepecik (Tepecik, Akören ve Pomak'ın güney kısmı), Selimpaşa, Silivri, Çanta, Gümüşyaka, Kavaklı, Yakuplu, Esenyurt, Avcılar, Ambarlı, Firuzköy, Küçükçekmece, Florya, Yeşilköy, Ataköy ve Zeytinburnu.

"KUZEY ANADOLU FAYI'NDA 7'DEN BÜYÜK 2 DEPREM"
Ülkemizin ve dünyanın en önemli deprem kaynaklarından biri olan Kuzey Anadolu Fayı'nın iki kesiminde deprem tekrarlama aralıkları dolmuştur. İkisi de 7’den büyük deprem üretme potansiyeli olan bu boşlukların gelecekte yıkıcı deprem üretmesi kaçınılmazdır.

"EGE'DE 7'YE VARAN DEPREMLER OLABİLİR"
Ege bölgemiz dünyanın en sık deprem üreten bölgelerinden biridir. Çok sayıda fay içeren bu bölgede her bir fayın deprem tekrarlanma aralığı yeterince bilinmemektedir bu bölgede büyüklüğü 7'ye varan deprem olasılıkları vardır.Sonuç olarak şunu belirmekte yarar var: Gelecek depremlerin nerelerde olacağı konusunda bilgilerimiz var, ancak bu her şeyi biliyoruz gibi bir anlayışa yol açmamalı. Türkiye’de 500’den fazla fay diri fay var ve biz bunların sadece bir kısmı (yaklaşık 1/3 ü kadar) üzerinde bilgi sahibiyiz. Sürpriz depremlerden etkilenmemek adına bilinenler öncelikli olmak üzere her an ve her yerde deprem olacak gibi tedbirli olmak zorundayız, çünkü ülkemizde 4.5-5 gibi büyüklüklerdeki depremlerde bile büyük hasarlar alabiliyoruz.

"PLANIN BAŞLAMAYAN EYLEMLERİNİ KONUŞUYORUZ"
1 Ekim 2004’te ilan edilen Deprem Şurası Sonuç Bildirgesi kâğıt üzerinde kaldı. Bundan 7 yıl sonra “Depremle Mücadelenin Yol Haritası” olarak yürürlüğe konan ve deprem riskini azaltmada ve depremlerle baş edebilmede hazırlıklı ve dirençli bir toplum yaratılması, bu amaca yönelik kurumsal alt yapının oluşturulması ve konuyla ilgili AR-GE faaliyetlerinin önceliklerinin belirlenmesini hedefleyen "Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı (UDSEP)" 2023’te tamamlanacaktı. 2021 yılında bu planın henüz başlayamayan eylemlerini konuşuyoruz. Bana sismik boşlukları sormuştunuz, buna net cevaplar verebilmek için UDSEP'in eylemlerinin tamamlanmış olması gerekli. Bu toprakların bir gerçeği olan büyük depremlere hazır mıyız sorusuna verilecek cevabın pek de ümitli olmadığı zaman zaman en yetkili ağızlar tarafından ifade ediliyor. Bir milat olarak ifade edilen 1999 depremlerinden bu yana geçen 22 yıllık sürede çok sayıda çalışma yapılmış olmasına rağmen toplumumuz önce olduğu gibi bugün de depreme hazır değildir. Hazırlıkların kısa bir sürede tamamlanarak afete dirençli bir yapının tümüyle tesis edileceğine dair ümit ise uzaklardaki titrek bir mum ışığından öteye gitmemektedir. Çünkü geçmiş aynı zamanda geleceğin de aynasıdır. Depremler oluşmaya devam etmekte, felaket bir karabasan gibi toplumun üzerine çökmeye hazır kapıda beklemektedir.



