Cumhurbaşkanı Erdoğan: Mavi Vatan'daki haklarımızı sonuna kadar koruyacağız
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Milli Savunma Üniversitesi Harp Okulları Diploma Alma ve Sancak Devir Teslim Töreni'nde açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Doğuyla ilişkilerimizi güçlendirirken, batıyla köklü iş birliğimizi ilerletmenin yollarını arayacağız. Biz birilerinin iddia ettiği gibi Avrupa Birliği'yle Şangay İşbirliği Teşkilatı arasında bir tercih yapmak mecburiyetinde değiliz" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tuzla'daki Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Deniz Harp Okulu Diploma Alma ve Sancak Devir Teslim Töreni'nde yaptığı konuşmada, törende olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Dün Kara Harp Okulu'nda cami açılışı ve diploma törenine katıldığını ve okul birinciliğini bir kız öğrencinin aldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Deniz Harp Okulu'nun birincisinin de bir kız öğrenci olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Hava Hap Okulu mezuniyet törenine de katılacağını ve birinciliği yine bir kız öğrencinin alacağını belirterek, "Bu herhangi bir tesadüf değil, kızlarımızın gerçekten harp okullarımıza olan ilgi ve alakası, bunun neticesinde çalışmaları ve verdikleri mücadele, bu mücadeleyle de hamdolsun kara, hava, deniz buralardaki alınan netice." diye konuştu.
Dün akşam Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde değerli misafirleriyle 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı büyük bir coşkuyla kutladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyanın farklı köşelerinde kahraman ordumuzu ve milletimizi temsilen görev yapan Mehmetçiklerimizin yürek tellerimizi titreten, milletçe hepimizin göğsünü kabartan mesajlarını dinledik." ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün bahriyelilerin mezuniyet sevincine iştirak ettiklerini vurgulayarak, "Bugün 410'u Türk ve 17'si misafir olmak üzere toplam 427 aslan parçasını Deniz Harp Okulumuzdan mezun ediyoruz. Her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, alınlarınızdan öpüyor, yeni görev yerlerinizde Rabb'imden üstün başarılar niyaz ediyorum. Öncelikle fedakarlıkları, özverili çabaları ve destekleriyle bu mutlu günü yaşamanıza vesile olan ailelerinizi kutluyorum. Sizlerin güzide birer harbiyeli olarak yetişmenizi sağlayan hocalarınıza ve komutanlarınıza ayrıca teşekkür ediyor, kendilerine şahsım, milletim adına takdirlerimi iletiyorum. Misafir teğmenlerimize de ülkelerinde muvaffakiyetler temenni ediyorum. Türkiye'nin fahri elçisi olarak gördüğümüz bu kardeşlerimizle kurduğumuz gönül köprülerini inşallah daha nice yıllar boyunca devam ettireceğiz. Onların da sizlerle, milletimizle ve ülkemizle tesis ettikleri ilişkileri her daim muhafaza edecekleri inancındayım." diye konuştu.
''O AK ÜNİFORMAYI HİÇBİR LEKE BULAŞTIRMADAN ŞANLA, ŞEREFLE TAŞIYACAKSINIZ''
Konuşmasında mezunlara da seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"251 yıldır iftihar vesilemiz olan köklü bir kurumun mensubu olmaktan ne kadar kıvanç duysanız azdır. Bahriyeli olmanın, böyle güzide bir eğitim kurumunda eğitim görmenin aynı zamanda ciddi sorumlulukları da beraberinde getirdiğini unutmayınız. Askerlik mesleğinin çeşitli kademelerinde hizmet ederken bu çatı altında kazandığınız bilgi, disiplin ve değerler sizin her zaman rehberiniz olacaktır. Vatanımıza, milletimize, devletimize karşı görevlerinizi en güzel şekilde yerine getireceksiniz. Gerekirse bu uğurda tıpkı kahraman ecdadımız gibi şairin ifadesiyle anadan, yardan, serden geçecek, korkusuzca şehadete yürüyeceksiniz. Türkiye'yi yüceltmek, mavi vatandaki hak ve hukukumuzu korumak için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacaksınız. Üzerinizdeki o ak üniformayı hiçbir leke bulaştırmadan şanla, şerefle ömür boyu taşıyacaksınız. Ben bu kararlılığı, bu yiğitliği ve inanmışlığı şu an karşımdaki tabloda görüyorum. Ne diyor İstiklal Marşımızda? 'Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda. Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda. Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda. Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.' Sizlerin mücadelesiyle, sizlerin fedakarlıklarıyla hiçbir güç aziz milletimizi vatanından kopartamayacak."
Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:
"Türkiye Cumhurbaşkanı ve Başkomutan olarak şanlı ordumuzun asil mensuplarıyla her zaman iftihar ediyorum. TSK'yı daha da güçlendirmek için aralıksız çalışıyoruz.
MİLGEM projemizle dünyanın sayılı ülkeleri arasına gireceğiz. Uçak gemimizle ilgili temaslarımız devam ediyor. Hava savunma sistemlerinde kendimizi sürekli geliştiriyoruz. Her gün yeni bir eşiği aşıyoruz.
Herkesin denizi ufku kadardır. Birileri Mavi Vatan'ı masal olarak görebilir. Birileri Türkiye'yi macera aramakla itham edebilir, hatta Türkiye'nin Libya'da Asya'da Afrika'da ne işi var diyen işgüzarlar da çıkabilir. Türkiye'nin vizyonundan rahatsızlık duyanlar olabilir. Biz bunlara kulak asmayacağız. Türk dış politikasına Ankara yerine dışarıdan bakanların tezviratlarına aldırmayacağız.
"AB-ŞANGHAY ARASINDA TERCİH YAPMIYORUZ"
Komşumuz Irak'la, İran'la, Suriye'yle, Filistin'le ilgilenmemizi istemeyenler art niyetli değilse cahildirler. Doğuyla ilişkilerimizi güçlendirirken, batıyla köklü iş birliğimizi ilerletmenin yollarını arayacağız. Türkiye Doğu ile Batı ile ilişkilerini eş zamanlı geliştirirse etkin bir ülke olabilir. Bunun dışında her yol Türkiye'yi denklem dışına atar. AB-Şanghay arasında tercih yapmıyoruz. Biz tercih yapmak mecburiyetinde değiliz. Türkiye ilişkilerini kazan-kazan esasına dayandırıyor.
Son 22 yılda hep bu anlayışla hareket ettik. Acaba birileri ne der diye değil, milletimiz ne der diye politikamızı belirledik. Bu şekilde yolumuza devam edeceğiz. Mavi Vatan'daki haklarımızı savunacağız.
Şunu unutmayın; Tarih yazan, tarih yapan bir milletin evlatlarısınız. Üzerinizde ebeveynleriniz, hocalarınız kadar 85 milyonun da hakkı var. Tüyü bitmemiş yetimlerin her birinizin üzerinizde hakkı var. Şehitlerimizin sizin üzerinizde hakkı var. Hepimiz millete hizmet için varız. Milletin hizmetinde olacaksınız. Hukuka ve demokrasiye bağlılıktan kesinlikle ayrılmayacaksınız."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tuzla'daki Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Deniz Harp Okulu Diploma Alma ve Sancak Devir Teslim Töreni'nde yaptığı konuşmada, törende olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Dün Kara Harp Okulu'nda cami açılışı ve diploma törenine katıldığını ve okul birinciliğini bir kız öğrencinin aldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Deniz Harp Okulu'nun birincisinin de bir kız öğrenci olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Hava Hap Okulu mezuniyet törenine de katılacağını ve birinciliği yine bir kız öğrencinin alacağını belirterek, "Bu herhangi bir tesadüf değil, kızlarımızın gerçekten harp okullarımıza olan ilgi ve alakası, bunun neticesinde çalışmaları ve verdikleri mücadele, bu mücadeleyle de hamdolsun kara, hava, deniz buralardaki alınan netice." diye konuştu.
Dün akşam Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde değerli misafirleriyle 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı büyük bir coşkuyla kutladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyanın farklı köşelerinde kahraman ordumuzu ve milletimizi temsilen görev yapan Mehmetçiklerimizin yürek tellerimizi titreten, milletçe hepimizin göğsünü kabartan mesajlarını dinledik." ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün bahriyelilerin mezuniyet sevincine iştirak ettiklerini vurgulayarak, "Bugün 410'u Türk ve 17'si misafir olmak üzere toplam 427 aslan parçasını Deniz Harp Okulumuzdan mezun ediyoruz. Her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, alınlarınızdan öpüyor, yeni görev yerlerinizde Rabb'imden üstün başarılar niyaz ediyorum. Öncelikle fedakarlıkları, özverili çabaları ve destekleriyle bu mutlu günü yaşamanıza vesile olan ailelerinizi kutluyorum. Sizlerin güzide birer harbiyeli olarak yetişmenizi sağlayan hocalarınıza ve komutanlarınıza ayrıca teşekkür ediyor, kendilerine şahsım, milletim adına takdirlerimi iletiyorum. Misafir teğmenlerimize de ülkelerinde muvaffakiyetler temenni ediyorum. Türkiye'nin fahri elçisi olarak gördüğümüz bu kardeşlerimizle kurduğumuz gönül köprülerini inşallah daha nice yıllar boyunca devam ettireceğiz. Onların da sizlerle, milletimizle ve ülkemizle tesis ettikleri ilişkileri her daim muhafaza edecekleri inancındayım." diye konuştu.
''O AK ÜNİFORMAYI HİÇBİR LEKE BULAŞTIRMADAN ŞANLA, ŞEREFLE TAŞIYACAKSINIZ''
Konuşmasında mezunlara da seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"251 yıldır iftihar vesilemiz olan köklü bir kurumun mensubu olmaktan ne kadar kıvanç duysanız azdır. Bahriyeli olmanın, böyle güzide bir eğitim kurumunda eğitim görmenin aynı zamanda ciddi sorumlulukları da beraberinde getirdiğini unutmayınız. Askerlik mesleğinin çeşitli kademelerinde hizmet ederken bu çatı altında kazandığınız bilgi, disiplin ve değerler sizin her zaman rehberiniz olacaktır. Vatanımıza, milletimize, devletimize karşı görevlerinizi en güzel şekilde yerine getireceksiniz. Gerekirse bu uğurda tıpkı kahraman ecdadımız gibi şairin ifadesiyle anadan, yardan, serden geçecek, korkusuzca şehadete yürüyeceksiniz. Türkiye'yi yüceltmek, mavi vatandaki hak ve hukukumuzu korumak için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacaksınız. Üzerinizdeki o ak üniformayı hiçbir leke bulaştırmadan şanla, şerefle ömür boyu taşıyacaksınız. Ben bu kararlılığı, bu yiğitliği ve inanmışlığı şu an karşımdaki tabloda görüyorum. Ne diyor İstiklal Marşımızda? 'Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda. Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda. Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda. Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.' Sizlerin mücadelesiyle, sizlerin fedakarlıklarıyla hiçbir güç aziz milletimizi vatanından kopartamayacak."
Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:
"Türkiye Cumhurbaşkanı ve Başkomutan olarak şanlı ordumuzun asil mensuplarıyla her zaman iftihar ediyorum. TSK'yı daha da güçlendirmek için aralıksız çalışıyoruz.
MİLGEM projemizle dünyanın sayılı ülkeleri arasına gireceğiz. Uçak gemimizle ilgili temaslarımız devam ediyor. Hava savunma sistemlerinde kendimizi sürekli geliştiriyoruz. Her gün yeni bir eşiği aşıyoruz.
Herkesin denizi ufku kadardır. Birileri Mavi Vatan'ı masal olarak görebilir. Birileri Türkiye'yi macera aramakla itham edebilir, hatta Türkiye'nin Libya'da Asya'da Afrika'da ne işi var diyen işgüzarlar da çıkabilir. Türkiye'nin vizyonundan rahatsızlık duyanlar olabilir. Biz bunlara kulak asmayacağız. Türk dış politikasına Ankara yerine dışarıdan bakanların tezviratlarına aldırmayacağız.
"AB-ŞANGHAY ARASINDA TERCİH YAPMIYORUZ"
Komşumuz Irak'la, İran'la, Suriye'yle, Filistin'le ilgilenmemizi istemeyenler art niyetli değilse cahildirler. Doğuyla ilişkilerimizi güçlendirirken, batıyla köklü iş birliğimizi ilerletmenin yollarını arayacağız. Türkiye Doğu ile Batı ile ilişkilerini eş zamanlı geliştirirse etkin bir ülke olabilir. Bunun dışında her yol Türkiye'yi denklem dışına atar. AB-Şanghay arasında tercih yapmıyoruz. Biz tercih yapmak mecburiyetinde değiliz. Türkiye ilişkilerini kazan-kazan esasına dayandırıyor.
Son 22 yılda hep bu anlayışla hareket ettik. Acaba birileri ne der diye değil, milletimiz ne der diye politikamızı belirledik. Bu şekilde yolumuza devam edeceğiz. Mavi Vatan'daki haklarımızı savunacağız.
Şunu unutmayın; Tarih yazan, tarih yapan bir milletin evlatlarısınız. Üzerinizde ebeveynleriniz, hocalarınız kadar 85 milyonun da hakkı var. Tüyü bitmemiş yetimlerin her birinizin üzerinizde hakkı var. Şehitlerimizin sizin üzerinizde hakkı var. Hepimiz millete hizmet için varız. Milletin hizmetinde olacaksınız. Hukuka ve demokrasiye bağlılıktan kesinlikle ayrılmayacaksınız."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tuzla'daki Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Deniz Harp Okulu Diploma Alma ve Sancak Devir Teslim Töreni'nde yaptığı konuşmada, törende olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Dün Kara Harp Okulu'nda cami açılışı ve diploma törenine katıldığını ve okul birinciliğini bir kız öğrencinin aldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Deniz Harp Okulu'nun birincisinin de bir kız öğrenci olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Hava Hap Okulu mezuniyet törenine de katılacağını ve birinciliği yine bir kız öğrencinin alacağını belirterek, "Bu herhangi bir tesadüf değil, kızlarımızın gerçekten harp okullarımıza olan ilgi ve alakası, bunun neticesinde çalışmaları ve verdikleri mücadele, bu mücadeleyle de hamdolsun kara, hava, deniz buralardaki alınan netice." diye konuştu.
Dün akşam Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde değerli misafirleriyle 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı büyük bir coşkuyla kutladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyanın farklı köşelerinde kahraman ordumuzu ve milletimizi temsilen görev yapan Mehmetçiklerimizin yürek tellerimizi titreten, milletçe hepimizin göğsünü kabartan mesajlarını dinledik." ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün bahriyelilerin mezuniyet sevincine iştirak ettiklerini vurgulayarak, "Bugün 410'u Türk ve 17'si misafir olmak üzere toplam 427 aslan parçasını Deniz Harp Okulumuzdan mezun ediyoruz. Her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, alınlarınızdan öpüyor, yeni görev yerlerinizde Rabb'imden üstün başarılar niyaz ediyorum. Öncelikle fedakarlıkları, özverili çabaları ve destekleriyle bu mutlu günü yaşamanıza vesile olan ailelerinizi kutluyorum. Sizlerin güzide birer harbiyeli olarak yetişmenizi sağlayan hocalarınıza ve komutanlarınıza ayrıca teşekkür ediyor, kendilerine şahsım, milletim adına takdirlerimi iletiyorum. Misafir teğmenlerimize de ülkelerinde muvaffakiyetler temenni ediyorum. Türkiye'nin fahri elçisi olarak gördüğümüz bu kardeşlerimizle kurduğumuz gönül köprülerini inşallah daha nice yıllar boyunca devam ettireceğiz. Onların da sizlerle, milletimizle ve ülkemizle tesis ettikleri ilişkileri her daim muhafaza edecekleri inancındayım." diye konuştu.
''O AK ÜNİFORMAYI HİÇBİR LEKE BULAŞTIRMADAN ŞANLA, ŞEREFLE TAŞIYACAKSINIZ''
Konuşmasında mezunlara da seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"251 yıldır iftihar vesilemiz olan köklü bir kurumun mensubu olmaktan ne kadar kıvanç duysanız azdır. Bahriyeli olmanın, böyle güzide bir eğitim kurumunda eğitim görmenin aynı zamanda ciddi sorumlulukları da beraberinde getirdiğini unutmayınız. Askerlik mesleğinin çeşitli kademelerinde hizmet ederken bu çatı altında kazandığınız bilgi, disiplin ve değerler sizin her zaman rehberiniz olacaktır. Vatanımıza, milletimize, devletimize karşı görevlerinizi en güzel şekilde yerine getireceksiniz. Gerekirse bu uğurda tıpkı kahraman ecdadımız gibi şairin ifadesiyle anadan, yardan, serden geçecek, korkusuzca şehadete yürüyeceksiniz. Türkiye'yi yüceltmek, mavi vatandaki hak ve hukukumuzu korumak için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacaksınız. Üzerinizdeki o ak üniformayı hiçbir leke bulaştırmadan şanla, şerefle ömür boyu taşıyacaksınız. Ben bu kararlılığı, bu yiğitliği ve inanmışlığı şu an karşımdaki tabloda görüyorum. Ne diyor İstiklal Marşımızda? 'Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda. Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda. Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda. Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.' Sizlerin mücadelesiyle, sizlerin fedakarlıklarıyla hiçbir güç aziz milletimizi vatanından kopartamayacak."
Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:
"Türkiye Cumhurbaşkanı ve Başkomutan olarak şanlı ordumuzun asil mensuplarıyla her zaman iftihar ediyorum. TSK'yı daha da güçlendirmek için aralıksız çalışıyoruz.
MİLGEM projemizle dünyanın sayılı ülkeleri arasına gireceğiz. Uçak gemimizle ilgili temaslarımız devam ediyor. Hava savunma sistemlerinde kendimizi sürekli geliştiriyoruz. Her gün yeni bir eşiği aşıyoruz.
Herkesin denizi ufku kadardır. Birileri Mavi Vatan'ı masal olarak görebilir. Birileri Türkiye'yi macera aramakla itham edebilir, hatta Türkiye'nin Libya'da Asya'da Afrika'da ne işi var diyen işgüzarlar da çıkabilir. Türkiye'nin vizyonundan rahatsızlık duyanlar olabilir. Biz bunlara kulak asmayacağız. Türk dış politikasına Ankara yerine dışarıdan bakanların tezviratlarına aldırmayacağız.
"AB-ŞANGHAY ARASINDA TERCİH YAPMIYORUZ"
Komşumuz Irak'la, İran'la, Suriye'yle, Filistin'le ilgilenmemizi istemeyenler art niyetli değilse cahildirler. Doğuyla ilişkilerimizi güçlendirirken, batıyla köklü iş birliğimizi ilerletmenin yollarını arayacağız. Türkiye Doğu ile Batı ile ilişkilerini eş zamanlı geliştirirse etkin bir ülke olabilir. Bunun dışında her yol Türkiye'yi denklem dışına atar. AB-Şanghay arasında tercih yapmıyoruz. Biz tercih yapmak mecburiyetinde değiliz. Türkiye ilişkilerini kazan-kazan esasına dayandırıyor.
Son 22 yılda hep bu anlayışla hareket ettik. Acaba birileri ne der diye değil, milletimiz ne der diye politikamızı belirledik. Bu şekilde yolumuza devam edeceğiz. Mavi Vatan'daki haklarımızı savunacağız.
Şunu unutmayın; Tarih yazan, tarih yapan bir milletin evlatlarısınız. Üzerinizde ebeveynleriniz, hocalarınız kadar 85 milyonun da hakkı var. Tüyü bitmemiş yetimlerin her birinizin üzerinizde hakkı var. Şehitlerimizin sizin üzerinizde hakkı var. Hepimiz millete hizmet için varız. Milletin hizmetinde olacaksınız. Hukuka ve demokrasiye bağlılıktan kesinlikle ayrılmayacaksınız."



