Biran Damla Yılmaz'dan olay itiraf! 'Date teklifine hayır dedim'
Ünlü oyuncu Biran Damla Yılmaz'dan özel hayatına ilişkin samimi açıklamalar geldi. Aldığı date teklifi itiraf eden güzel oyuncu o anları şöyle anlattı; "Tanımadığım bir adam yanıma geldi ve sen Afgan mısın diye sordu. Değilim neden diye karşılık verdim. 'Ben burada bu göz rengini ilk defa görüyorum. Nerelisin?' dedi."

Oyuncu Biran Damla Yılmaz, hurriyet.com.tr’de Ferit Ömeroğlu’nun konuğu oldu. Yasak Elma’daki performansı ile sezon içinde çok konuşulan Yılmaz, hayatına dair çarpıcı itiraflarda bulundu. İşte o anlar…

Senin başarın ve kariyer yönetimin ile alakalı bireysel olarak iyi seçimler yapan biri misin?
Ben aslında hislerime güveniyorum. Neyi yapmak istediysem onu yapıyorum.

Biran Damla Yılmaz, kariyer yönetimini iyi yapan bir kadın denebilir mi?
Öyle olduğunu düşünüyorum. Ama dediğim gibi sadece hikaye iyi, sadece bu şirketle çalışmak istiyorum, sadece karakter oynamak istiyorum değil. Oynamak istediğim çok karakter var. Zaten bir sürü hikaye çıkıyor. Kendim de bir sürü hikaye yazıyorum.

Genellikle karakterlerin ile ilgili o nefreti; sevgiye, sempatiye ya da ilgiye dönüştürebiliyorsun. İzleyiciler, belli bir süre sonra karaktere ısınıyor.
Evet. Şans mıdır?

Sosyal medyayı iyi kullanman ile alakalı olabilir mi?
Olabilir. Çünkü sosyal medyada kendim olmayı daha çok seviyorum. Orada giyineyim, süsleneyim, sürekli makyaj yapayım demiyorum. Zaten her pazartesi görüyorlar, makyajlı bir şekilde çıkıyorum. Ama Damla öyle değil.

En son en çok hüzünlendiğin anı paylaşabilir misin?
Geçen gün doğum günümle ilgili konuşuyorduk. Sabah uyandım, çay yaptım, bahçedeyim. Annem, “Doğum gününde ne yapıyoruz?” dedi. Ben de “Bu yıl doğum günümde bir şey yapmayalım. Çünkü içimden gelmiyor.” dedim. Her yıl doğum günümden bir buçuk ay önce milleti arardım. Doğum günüm geliyor, hazır olun, hediyenizi hazırlayın, o gün boş olacaksınız, İstanbul’da olacaksınız diye darlardım. Annem de çok enerjiktir ve motivasyon konularında bir numara. Fakat ben bu yıl dedemi kaybettim. Kendisi, benim babam gibiydi. Çok yakındık. Dolayısıyla ben her yıl onlarla kutlamaya alışmışım. Bu yıl, bir şeyler yapmak içimden gelmedi. Eğer kutlama yapacaksak sevenlerim mutlaka yanımda olurlar, pasta üfleriz, muhabbet eder, eğleniriz. Ama hadi parti yapıyorum moduna bir türlü giremedim. Buna istersen yas de istersen ne dersen de. Ama daha sakin ve onu hissederek geçirmeyi tercih etmiştim.

En son en çok neye hayır dedin?
Hamburg’da date teklifine hayır dedim.

Yemek gibi bir şey miydi?
Hayır, tanımadığım bir adam yanıma geldi ve sen Afgan mısın diye sordu. Değilim neden diye karşılık verdim. “Ben burada bu göz rengini ilk defa görüyorum. Nerelisin?” dedi ve ben de Türk’üm dedim. Türkler, sevgili diyor deyince sen ilişki diyorsun, bay bay dedim.

Yakışıklı mıydı?
Bence değildi. İstersen date’e çıkabiliriz dedi. Ayaküstü oluyor bunlar. Hayır, görüşürüz bay bay diyerek yolumu değiştirdim.

Seni date’e çıkarmak zor mudur?
Pozisyona göre değişir. İstiyor muyum yoksa istemiyor muyum? İstemediğim biriyle neden çıkayım? İlla ki geliyor onun da teklifi. İstemiyorsam çok zor.

Bir buluşmanın date olup olmadığı nasıl anlaşılıyor?
Bu arada ben date filan sevmem.

Çok iyi bir yer mi olmalı yoksa boğaza nazır bir köfteci arabasının önü olur mu?
Tatlım, biz öyle her yere gidemiyoruz zaten. Bizim öyle sıkıntılarımız var. Keşke sizin gibi gidebilsek. Bir sinemamız olamıyor. O yüzden hep aynı yere gidiyormuşsun gibi hissediyorsun. Bizim ülkede zaten kadınla erkeği yan yana görünce bunlar tamam diyorlar. Nereden biliyorlar? Belki amcaoğlu.

Ona aslında öyle olmadığını anlatır mısın?
Çok ihtiyacım olduğu zamanlarda yanımda olmadığı için yıllarca suçladığım bir insan oldu. Her seferinde gerçekten çok üzüldüm. Niye yok? Neden burada değil? Neden şu an bunları ona söylemiyorum? Kendime de çok kızmıştım. Çünkü ben baya basireti bağlı bir kızdım. Çok konuşkan bir tip değildim. Çok suçladım, çok nefret ettim. Onunla olan anılarımı parçaladım. Sildim dedim ama ne kadar çok kendimi kandırıyormuşum. Sildim dediğim insanı yanımda yaşatıyordum. Ondan sonra baktım ki hiçbir şey benim düşündüğüm gibi değilmiş. Ben sadece kafamda kurmuşum. Bir gün sofra kurduk, oturduk muhabbet ettik ve etle tırnak olduğumuzu anladık. Sonrasında yine birleştik. Bana bunları yaşattı. Ama ben o sırada sanki hiç bunlara takılmıyormuş gibi davranıyordum. Ama bana yaşattığın bunlar.

Kendini affettireceğin bir andasın, seni dinliyor. Anlatır mısın?
Hayır, kendimi affettirmek için ne konuşacağım. Eğer ki kendimi affettirecek bir noktaya geldiysem zaten bir şeylerin bitmesini istiyorum demektir. Ben haksızsam hemen özür dileyip durumu toparlarım. Özür dilemekten gocunmam. Bu konuda gururum yoktur. Tamam ya yeter artık modundaysam doğru, görüşürüz der uzaklaşırım.

Aşk diye bir şey var mı sence?
Aşk diye bir şey var. Çok güzel.

İnsanın hayatında bir kere gelebilecek bir şey olarak kutsallaştırıyor musun?
Kutsal bir şey ama insanın hayatında bir kere olabilecek kadar değil.

Sen kaç kere aşık oldun?
Bir kere.

Muhtemelen o kişi dışında da çok etkilendiğin insanlar oldu. Ama neden o bir kişiye aşık olduğunu düşünüyorsun?
Çünkü çok küçüktüm ve saftım. Bilmediğim için çok safça duygularla yaklaştım. Hiçbir taktik, hiçbir oyun, hiçbir art niyet olmadan. Şu anda o saf duyguları yaşayabileceğimiz zamanda değiliz.

Büyüleneceğin bir profil karşında. Sen de ona kendini kaptırmaya hazır mısın?
Neden olmasın ki? Bence onu da yaşamalısın. Aslında bir yandan da çok besleyen bir duygu. Gerçekten her şey tozpembe oluyor birden. Geldiği zaman yaşamak güzel.

Evlenmeyi düşünüyor musun?
Evlilik sistemini yanlış buluyorum ben. Aynı evde yaşıyorsun. Sen o imzayı atsan ne olur atmasan ne olur? Eskiden bunlar yoktu. Aynı evde yaşanmıyordu. Birlikte yaşayacağız muhabbeti oluyordu.

Evlilik, evin içerisindeki insanları tutan bir şey mi?
Tutuyorsa bile yanlış bence. Çünkü bir noktada yine patlayacaksın. Biraz gözlemlemek lazım. Bir şeyler ters gidiyorsa gerçekten çözülebiliyor mu?

Evliliği çok istediği için mecburen bitirmek zorunda kaldığın ilişkin oldu mu?
Hayır, bakma ben böyle diyorum da arada ütopik hayallerim var kendimce. Evlensem, ailem olsa güzel olur gibi.



