At sırtında taşınıyor, güneşte 7 gün bekletiliyor! Bingöl’ün tescilli lezzeti Sivan Dut Pekmezi sofralara ulaşmak için yola çıktı!
Bingöl'ün coğrafi işaret tescilli ünlü Sivan dut pekmezi, Genç ilçesindeki köy ve mezralarda yürütülen meşakkatli mesainin ardından üretilmeye başlandı. 38 dereceyi bulan yaz sıcağına ve odun ateşinin harına rağmen vazgeçmeyen köylüler; ağaçlardan silkip at sırtında taşıdıkları katkısız dutları, bakır kazanlarda kaynatıp güneşte olgunlaştırarak Türkiye’nin dört bir yanına ve Almanya'ya ihraç ediyor.

Bingöl'ün coğrafi işaret tescilli Sivan dut pekmezi, geleneksel yöntemlerle yürütülen zorlu üretim sürecinin ardından sofralara ulaşıyor.
Genç ilçesine bağlı Sivan bölgesindeki köy ve mezralarda sabahın erken saatlerinde başlayan mesaide üreticiler, ağaçlara çıkarak dutları silkeliyor.
En az 4 kişi tarafından tutulan örtülerde toplanan dutlar, yaprak ve saplarından ayıklanıyor.

Araçların ulaşamadığı bazı bahçelerde toplanan dutlar, sepetlere doldurularak atlarla köye getiriliyor.
Ardından bakır kazanlarda odun ateşinde kaynatılan dutlar birkaç kez süzülerek şırası çıkarılıyor.
Yeniden kaynatılan şıra, tepsilere alındıktan sonra yaklaşık 7 gün güneşte bekletiliyor ve doğal yöntemlerle kıvamını alarak pekmeze dönüşüyor.

Yaz sıcaklığının yaklaşık 38 dereceyi bulduğu bölgede üreticiler, odun ateşinin sıcaklığına rağmen üretimi sürdürüyor.
Sivan dut pekmezi, hem bölge ekonomisine katkı sağlıyor hem de Türkiye'nin farklı illerine ve yurt dışına gönderiliyor.

"DUT SİLKELEMEK AYRI BİR MAHARET İSTİYOR"
Döşekkaya köyünün Güllüce mezrasında yaklaşık 30 yıldır dut pekmezi hazırlayan Mehmet Keleş, AA muhabirine, pekmez üretiminin ailelerinde kuşaktan kuşağa aktarıldığını söyledi.
Bu mesleğin dedelerinden miras kaldığını belirten Keleş, sabahın erken saatlerinde ağaçlara çıktıklarını anlattı.
Ağaçlara çıkmanın büyük dikkat ve tecrübe gerektirdiğini dile getiren Keleş, "Bu işi yapmak kolay değil. Ağaca çıkıp dut silkelemek ayrı bir maharet istiyor. Bugüne kadar çok tehlike atlattık. Bütün zorluklara rağmen bu geleneği yaşatıyoruz. Dedelerimizden bize geldiği gibi biz de çocuklarımıza aktaracağız." diye konuştu.

"ALMANYA'YA GÖTÜRENLER DE OLUYOR"
55 yaşındaki Fatma Keleş ise üretim sürecinin büyük emek istediğini anlattı.
Pekmez yapımının birçok aşamadan oluştuğunu anlatan Keleş, "Pekmez işi çok zordur. Silkelenmesi, kaynatılması, süzülmesi, tekrar kaynatılması derken günler sürüyor. Hava zaten çok sıcak, bir de ateşin sıcaklığı eklenince çalışmak daha da zor oluyor." dedi.

Ürettikleri pekmezin talep gördüğünü dile getiren Keleş, "Sivan dut pekmezimizi Bingöl'e, Diyarbakır'a gönderiyoruz. Bizden alıp Almanya'ya götürenler de oluyor. İnsanlar çok beğeniyor. Sağlığa çok yararlı. Her sabah içiyorum." ifadelerini kullandı.
Üretime destek veren Salih Aktekin de pekmez üretiminin imece usulüyle gerçekleştirildiğini kaydetti.

Aktekin, şunları aktardı:
"Burada herkes birbirine yardım ediyor. Bir kişinin bile desteği önemli. Bazı yerlerde dutlar yaklaşık 3 kilometre uzaklıktaki bahçelerden atlarla getiriliyor. Erkekler ağaçlara çıkıp dut silkelerken kadınlar kazan başında büyük emek veriyor. Pekmez tamamen katkısız üretiliyor. Güneşte bekledikçe asıl kıvamını ve lezzetini alıyor. Tescilli bu ürün hem bölgenin önemli değerlerinden biri hem de bölge ekonomisine katkı sağlıyor."



