Gazete Vatan Logo
EkonomiUrfa'nın California'yla imtihanı

Urfa'nın California'yla imtihanı

Urfa'nın California'yla imtihanı

Urfa’nın toprağı, California’nın ünlü Napa Vadisi’ni fiyatta 4’e katladı

Haberin Devamı

En ünlü şaraplık üzümlerin yetiştirildiği, dünyanın en verimli toprakları kabul edilen California’nın ünlü Napa Vadisi’nde toprak fiyatları GAP Bölgesi’nin yanına bile yaklaşamadı. Şanlıurfa’da köylülerden tam 20 bin dekar alan kiralayan Koç Grubu’na bağlı Tat Konserve’nin Genel Müdürü Güçlü Toker “Burada satın alma fiyatı Napa Vadisi’nin 4 katına, kiralama fiyatı da 2 katına ulaştı” dedi.

California’nın dünyaca ünlü Napa Vadisi’ndeki fiyatlar, Şanlıurfa’da sulu tarıma müsait yerlerle yarışamaz hale geldi. Henüz GAP projesi ile sulu tarıma geçilen yerler, belirlenen projenin yüzde 20’sini dahi bulmadığı halde özellikle Şanlıurfa’da tarım arazilerinin metrekare fiyatları aldı başını gitti. Halen Şanlıurfa’da köylüler 1 dönümlük sulu tarıma müsait araziyi yaklaşık 3 bin 500-4 bin lira fiyatla satıyor. Tarlasının dönümüne, lokasyonuna, ana yola yakınlığına göre 9-10 bin lira isteyenler bile var. Napa Vadisi’nde ise bin metrekarelik bir tarım arazisini 1.250-1.500 dolara satın almak mümkün.

Şanlıurfa’da yaklaşık 20 bin dekarlık yani 20 milyon metrekarelik alanda tarım yapan ve domates yetiştiren Tat Konserve’nin Genel Müdürü Güçlü Toker, söz konusu fiyatlarla Şanlıurfa’nın dünyaca ünlü Napa Vadisi’ni 4’e katladığını söyledi. Toker’in verdiği bilgiye göre, kiralama fiyatları da Napa Vadisi’ni ikiye katlamış vaziyette.

Hedef 100 bin dekar

Koç Holding şirketlerinden Tat Konserve’nin Genel Müdürü Güçlü Toker, 2008’i yüzde 15 büyüyerek, 629 milyon TL’lik ciroyla geride bıraktıklarını belirterek, krize rağmen 2009’da da yüzde 19’luk büyüme hedefi koyduklarını söyledi.

Toker, geçen yıl Şanlıurfa’da domates ve salça üretiminden iyi sonuçlar aldıklarını vurgulayarak, “Geçen yıl kiraladığımız 10 bin dekarlık alanda domates ürettik ve salça üretimimizi de Şanlıurfa’da geçen sezon faaliyete geçen fabrikamızda gerçekleştirdik. Bu yıl kiraladığımız ekim alanı 20 bin dekara çıktı. 30 bin dekara doğru da gidiyor. 16 bin dekarlık alanda 150 bin ton sanayi tipi domates üretmeyi planlıyoruz” dedi.

Şanlıurfa’da salçalık domates üretimi konusunda önlerine koydukları 100 bin dekarlık alana yayılma yolunda ilerlediklerini ifade eden Toker, şöyle konuştu: “Önümüzdeki 4 yılda domates ekim alanımız 100 bin dekara, üretimimiz de 1 milyon tona çıkacak. Domateste 1 milyon tona ulaştığımızda da salça üretimimizle dünyada ilk 5’e girecek noktaya geleceğiz. Şanlıurfa’daki tarım alanlarımızı 5 yıllık kiralamayla sağlıyoruz. Bu alanlarda domatesten sonra yem bitkisi de üretiyoruz. Dolayısıyla yılda iki ürün alma şansımız oluyor. Şimdilik yem bitkilerini kendimiz Harranova Çiftliği’nde kullanıyoruz. Zamanla yem bitkisi satışına da geçebiliriz.”

Güçlü Toker, Harranova şirketi aracılığıyla kiralamaya geçtikten sonra bölgede hem satın alma hem de kiralama fiyatlarının yükseldiğine dikkat çekti.

Çiftçinin belli ürünlerde destek aldığına da dikkat çeken Toker, arsa fiyatları ve kiraları belirlenirken bu desteğin de hesaba katıldığını sözlerine ekledi.

Kiralamalar dolarla

Güçlü Toker, “Şanlıurfa’da tarım alanı kiralamada sıkıntı var mı?” sorusu üzerine ise şu bilgileri verdi: “Toprak sahipleri kiralamayı dolar bazında yapıyor. Biz de buna uyuyoruz. Potansiyel kiracılar içinde en çok tercih edilen biziz. Pek sorun yaşamıyoruz. Zaten şu anda 20 bin dekarlık kiralık ekim alanına ulaştık. 30 bin dekara doğru da hızla yol alıyoruz.”

Şanlıurfa’da domates üretimi 1 milyon tona çıktığında, oradaki salça fabrikasının günlük üretiminin 12 bin tona yükseleceğini kaydeden Güçlü Toker, şunları anlattı:

“Kriz, gıda ürünlerini başka sektörlerde olduğu kadar etkilemiyor. Bazı ertelemeler olsa da insanlar gıdayı kesemiyor. Biz yine de yeni ihracat pazarları konusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tat Konserve olarak geçen yıl 30 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Yıllardır Ortadoğu ve Körfez ülkelerindeki zincir restoranlara ihracat yapıyoruz. GAP’ta domates üretimiyle birlikte bölgeye ihracat tutarımızı artırmayı hedefliyoruz. Kutulu domates salçası ve ketçapta halen en çok ihracat yaptığımız ülkelerin başında Almanya ve Yunanistan geliyor.”

Beckham eşine doğumgünü hediyesi olarak Napa’dan arazi aldı

Napa Vadisi, Amerikan şarapçılığının öncüsü. Kimilerine göre Napa Vadisi, Bordeaux ile kıyasıya rekabet içerisinde. Californiya’da bulunan Napa Vadisi’ni ilk keşfeden ABD’li yönetmen Francis Ford Cappola. 1970’li yıllarda bir arazi satın alarak burada yaşamaya ve şarap üretmeye başlayan Cappola’nın ardından bölge birçok ünlü şarap meraklısının uğrak yeri haline geliyor.

ABD’nin Los Angeles Galaxy takımına transfer olan İngiliz futbolcu David Beckham da eşi Victoria Beckham’a doğum günü hediyesi olarak Napa’da milyonlarca dolar karşılığında geniş bir üzüm bağı ile bir çiftlik evi satın almıştı.

Napa denilince akla ilk gelen şarap markası ise Opus One. Vadinin kuzey bölümünde yer alan Oakville’de dünyanın en saygın şaraplarının üretildiği bir şatonun ismi burası. Opus One, adından da anlaşılacağı gibi tek tip şarap üretiyor. Opus One’ın şarabı kadar şarap evinin mimarisi de çarpıcı. Scott Johnson imzalı huzur veren bir tapınağı andıran ilginç yapı, şarap içmeyenler için bile görmeye değer. Tabii şarap içenler 25 dolar karşılığında Opus One 2001’i tadabilir, 160 dolar karşılığında bir şişesine sahip olabiliyor.

Napa Vadisi’ni aslında eski kuşak televizyondan da tanıyabilir. Şahin Tepesi adlı dizi bu şarap cennetinde çekilmişti. Son dönemde Fransız şarapları ile Napa Vadisi şarapları arasında yapılan kör tadım yarışmalarını da sürekli Napa Vadisi’nde üretilen şaraplar kazanıyor.

‘Ahhh nerede o eski yoğurt tadı’ diyeceğiz

TAT Konserve Genel Müdürü Güçlü Toker, bünyelerinde bulunan SEK’le ilgili bilgiler verirken, yoğurtla ilgili yeni yönetmeliğe dikkat çekti. Toker, artık ekonomik nedenlerle Türk tipi yoğurt yapımının azalacağını söyledi. Yönetmelik değişmeden önce 1 kilogram sütten yarım kilogram yoğurt üretildiğini kaydeden Toker, yeni yönetmelik sayesinde isteyenin katı madde oranını düşürerek 1 kilogram sütten 1 kilogram yoğurt üreteceğini ifade etti. Ancak bu yoğurdun kesinlikle eski tadında olmayacağını kaydeden Toker, şöyle devam etti:

“Artık ’Türk yoğurdu’ da bu kararla bitiyor. Çünkü, yoğurt üretimi için Avrupa Birliği (AB) standardı esas alındı. Yani, Türk yoğurdu diye bir şey kalmıyor. Bizim yoğurtlar da Fransız yoğurduna dönüşüyor. Katı madde oranı düşürüldü. Protein oranı yüzde 4’ten 3’e çekildi. İsteyen elbette bizim bildiğimiz yoğurdu üretir ama rekabet ortamı herkesi yeni karar çizgisine götürür. Türkiye bence kendi yoğurt formülünden vazgeçmemeliydi. AB ülkelerine yoğurt ihraç etmek gibi bir iddiamız yok. O halde neden formülünü AB’ye uyduruyoruz anlamak mümkün değil.”

Tat Konserve’nin kârı yılın ilk çeyreğinde yüzde 25 arttı

TAT Konserve’nin 2008 yılında vergi, faiz ve amortisman öncesi kârının (EBITDA) 51.5 milyon TL olduğu belirtildi. Söz konusu kâr rakamının 2009 yılının ilk çeyreğinde ise 2008 yılının aynı dönemine göre yüzde 25 artarak 19.2 milyon TL olarak gerçekleştiği kaydedildi. Şirket 2009 yılında ciroda yüzde 19’luk büyüme planlıyor. 2008 yılında Ortadoğu’ya 30 milyon dolarlık ihracat yapan şirket, bu yıl ise ihracat hedefini yüzde 20 yukarı koydu. Emtia fiyatlarındaki düşüş de Tat Konserve’yi fazlaca etkilemedi. Güçlü Toker “Kriz öncesi salçanın tonunu 1.300 dolardan satıyorduk ama kur 1.3 TL idi. Şimdi salçanın tonu 1.100 dolara düştü ancak kur 1.6 TL oldu” dedi.