Gazete Vatan Logo

İşte AKP iktidarının enflasyon karnesi

AKP iktidarının enflasyonu çok tartışıldı. Gerçekten düşüyor mu, yoksa iddia edildiği gibi rakamlar yanıltıyor mu? Herkesin hissettiği enflasyon farklı. Başbakan Erdoğan enflasyon konusunda kendine çok güveniyor. “Alım gücünün yükseldiğini hissetmeyen seçimde bana oy vermesin” diyor ve buzdolabının, televizyonun gerileyen fiyatını örnek gösteriyor

Enflasyonu herkes farklı hissediyor. Kimi çarşıdan pazardan aldığı sebze meyve fiyatındaki mevsimsel değişimlere bakarak konuşuyor ve “Enflasyonda bir gerileme yok. Rakamlar yanıltıcı” diyor. Buna karşılık bazı vatandaşlar da gerçekten alım gücünün arttığı düşüncesinde. Başbakan Erdoğan da özellikle seçim havasına girdiği son 1 aydır halka hitap ettiği her konuşmasında iddialı konuşuyor ve “Alım gücünüz artmadı mı?” diye soruyor. Erdoğan, kendinden o kadar emin ki “Alım gücünün arttığını düşünmeyen hissetmeyen genel seçimde benim partime oy vermesin” diyor.

46 AYDA % 50.6’LIK ARTIŞ
Türkiye İstatistik Kurumu Ekim ayı rakamlarını dün açıkladı. Bu veriler kurumun internet adresinde de yayınlanıyor. İnternet adresine girildiğinde diplerde bir yerde 2003 yılı Ocak ayından bu yana 400’den fazla ürünün kalem kalem 2006 yılı Ekim ayına kadarki fiyat hareketlerini ve değişimini görebiliyorsunuz.

Bu listeden sebze ve meyve fiyatlarını çıkararak yaklaşık 230 kalem malı mercek altına aldık. Sebze meyveyi çıkarmamızın nedeni ise mevsimsel farklılıkların bu ürünün fiyatında belirleyici olması.

2003 yılı Ocak ayında baz endeks 100 olarak tekrar ele alındı. Sepet yenilendi, fiyat hareketleri 100 bazlı bu endekse göre takip edilmeye başlandı. O tarihten bu yana, yani 46 ayda enflasyon yüzde 50.6 oldu. Yandaki tablo incelendiğinde pek çok ürünün fiyatının aslında enflasyonun kat kat üzerinde arttığı dikkati çekiyor. Fiyat düşüşleri özellikle rekabetin yoğunlaştığı sanayi ürünlerinde ve tekstilde daha çok hissediliyor.

GÜNLÜK ÜRÜNLER ÖNEMLİ
Ancak okul kitapları, berber ücreti, zeytinyağı, nohut, zeytin, rakı, kahve, tütün, sıhhi teçhizat malzemeleri, muayene ücretleri, diş çekim ücretleri fiyatı enflasyondaki artışı üçe dörde katlamış durumda. En çok fiyat artışının ise otoban geçiş ücretlerinde yaşandığı dikkati çekiyor. Bu tabloya bakıldığında AKP alım gücünün iyileşmesi konusunda sınıfı geçmiş gibi görünmüyor. Zira bir sendikacının dediği gibi her gün televizyon, buzdolabı alınmıyor. Ancak zeytin, nohut, sigara, benzin gibi ürünler hiçbir zaman evimizden ve günlük hayatımızdan eksik olmuyor.

2007’de yeni zamlar yolda
Doğalgaza zam yaptıktan sonra IMF’nin elektriğe de “zam yapın” baskısına direnen hükümet, gözünü üniversite harçlarına dikti. Öğrenci katkı paylarına zam yapmaya hazırlanan hükümet, bu niyetini 3 yıllık orta vadeli programdan sonra 2007 programında da ortaya koydu. 2007 programında, üniversite gelirlerinin yüzde 4’ünün öğrenci katkı paylarından sağlandığı vurgulanırken “yükseköğretimin yarı kamusal bir hizmet” ve “kişisel getiri oranlarının sosyal getiriye göre fazla olması” gerekçe gösterilerek, “Öğrenci katkı paylarının yükseköğretimin finansmanındaki payının artırılması gerekmektedir” denildi. Üniversite harçlarına zam, 3 yıllık programda da açık bir dille ifade edilmişti.

Ekim’de enflasyon tekrar tek hanede
İTO, İstanbul’da Ekim ayında fiyatların yüzde 3.26 arttığını açıkladığında herkesi enflasyon tedirginliği sarmıştı. Ancak dün TÜİK, Türkiye genelinde tüketici fiyatlarının yüzde 1.27 arttığını açıkladı. Ekim ayı itibarıyla yıllık enflasyon 4 ay aradan sonra tekrar tek haneye indi ve yüzde 9.98 oldu.

Üretici fiyatlarındaki artış ise Ekim’de yüzde 0.45, yıllık bazda da yüzde 10.94 olarak belirlendi. 10 aylık artışlara bakıldığında TÜFE’nin yüzde 8.01, ÜFE’nin ise yüzde 12.04 arttığı dikkati çekti.

Ekim ayında tarımda fiyatlar yüzde 0.41 oranında düşerken, sanayii de yüzde 0.65 oranında arttı. Yıllık bazda ise tarımda yüzde 7.75, sanayide yüzde 11.5’lik fiyat artışı kaydedildi.

Enflasyonu neden farklı hissediyoruz?
Ana harcama gruplarının genel endeksteki aylık değişime etkisi yandaki tabloda belirtilen oranlarda oluyor. Tabloya göre, ağırlık gıda ve alkolsüz içeceklerde. Oysa özellikle büyük şehirlerde yaşayan aileler için eğitim harcamaları, aylık giderler içinde çok önemli bir yer tutuyor. Ancak TÜİK hesaplamasında eğitimin toplam enflasyona katkısı yüzde 2.41’le sınırlandırılmış. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Yarın hemen herkesin birbirine sorduğu “enflasyonun düştüğünü ben niye hissetmiyorum” sorusuna bu tablo üzerinden cevap vermeye çalışacağız. Zira bu sorunun yanıtı, işte bu harcama grubu ağırlıklarında saklı.

Haberin Devamı