Hissedarlarımız bizi başka limanlara götürecek
İstanbul’u finans merkezi yapmak için kolları sıvayan bankalar, gönüllü seferberlik başlattı.
Gerekli kaynağın bankalardan kesilen vergilerle sağlanacağını belirten Özince, “İstanbul finans merkezi olmaz diyen, bize uygun finans merkezi göstersin. Dubai’yi mi, Moskova’yı mı, Londra’yı mı seçelim bu tercih bize ait” dedi
Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB) yaptırdığı çalışmaya göre, İstanbul’un finans merkezi olması halinde kazanımların büyüklüğünün yılda 20 milyar euro düzeyinde olacağı öngörülüyor. Bu konuda hazırlanan rapor, TBB Başkanı ve İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince ve üye bankaların genel müdürlerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda açıklandı.
Türkiye’de finans sektörünün eğitimli ve nitelikli insan gücü açısından çok iyi olduğunu, yabancı bankalar geldikten sonra bir tek bankanın bile yöneticisinin değişmediğini vurgulayan Özince, “Eğer ki burada bizim gelecekte yanaşacağımız kadar liman yapılmazsa, hissedarlarımız bizi götürüp başka limanlara yanaştırır. Biz bugün sabit getirili menkul kıymeti başka limandan ihraç ediyoruz. Yarın hisse senedimizi de götürüp ortaklarımız başka limana kaydettirir. Bugün ’İstanbul finans merkezi (İFM) olmaz’ diyen, bize uygun finans merkezi göstersin. Dubai’yi mi, Moskova’yı mı, Londra’yı mı seçelim bu tercih bize ait” dedi.
Kesintiler kaynak için yeterli
Özince, “Bankacılık işlemlerinden 3 milyar YTL gider vergisi ödüyoruz. Borsa kürtaj kesintileri yıllardır birikti. Kambiyo gider vergileri var. Yapılan bu kesintilerle İFM için gerekli kaynak sağlanabilir” dedi.
25 yıldır gelişen piyasayız
Ersin Özince, sorular üzerine meslek yaşamının 25 yılının “gelişen piyasalar oyuncusuyuz” söylemleriyle geçtiğini ifade ederek, “Hâlâ gelişen piyasa sınıfından mezun olamadık” diye konuştu.
Hazırlanan raporda, böyle bir merkezin oluşturulabilmesi için gereken program ölçeğinin ilk 5 yıl için yaklaşık 2 milyar euro olduğunun beklendiği, GSMH’ye katkısının 2025 yılından itibaren yıllık 20 milyar euro düzeyinde olacağı, ayrıca 150 bin yeni istihdam sağlayacağı öngörüldü.
Paraya misafirperver olunmalı
“Paraya misafirperver olmak gerekir” diyen Ersin Özince şunları söyle söyledi: “Bizim en büyük rakibimiz Hazine. Çünkü, Hazine kağıtları vergisiz, ama bankalar tahvil çıkardığında yüzde 10 kesinti yapılıyor. Bu ortamda varlığa dayalı menkul kıymet (VDMK) satma şansımız yok.”
Fatih Kapalıçarşı’yla başardı yeniden merkez olabiliriz
Deloitte&Touche Danışmanlık Hizmetleri tarafından hazırlanan ve Sorumlu Ortak Uğur Süel tarafından açıklanan raporda, 15. yüzyılda çok sayıda dükkanın bulunduğu Kapalıçarşı ile o dönemin finans merkezi gibi görülen İstanbul’da 500 yıl sonra da canlı bir finans merkezi olması için çalışma yürütüldüğü vurgulandı. Fatih Sultan Mehmet’in o dönemde sağladığı başarının bugün tekrarlanabileceği belirtildi.
Bugün 200 milyar dolarlık mortgage kağıdı satabiliriz
Bazı Türk banka ve şirketlerinin yurtdışında borç aradığını ve menkul ihracı yaptığını belirten Ersin Özince, “Bankaların piyasa değeri 100 milyar dolar civarında. Sigorta sektörü ile birlikte 150 milyar dolar. Bugün bankalar isterse 100 milyar dolarlık tahvil, 200 milyar dolarlık da mortgage kağıdı ihraç edebilir noktaya geldi. Bu kadar büyüklüklerle İstanbul finans merkezi olmayacak da neresi olacak? Varşova, Milano, Dubai’yi de katın bu kadar büyük hacmi olan piyasa çıkacak mı?” dedi.
Merkez olmak için üç anahtar gerekli
Akbank Genel Müdürü Zafer Kurtul da, İstanbul’un finans merkezi olması konusunda üç anahtar unsurun bulunduğunu ve bunların hukuk sistemi, vergi ve aracılık hizmetleriyle Türkiye’nin kredi derecesi olduğunu ifade etti. Türkiye’nin uluslararası piyasalardan ne kadar pay alacağı ve ne kadarlık fon akışı sağlayacağının diğer önemli unsurlar olduğuna işaret eden Kurtul, güvenin de dikkate alınması gerektiğini söyledi. Hazırlanan raporda engeller ve zorlukların; imaj, yasal ortam, mali ortam, düzenleyici çerçeve, altyapı, ekonomik ve siyasi istikrar olduğu vurgulandı.
Keşke İngilizler’in de TMSF’si olsaydı
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) Türkiye’de başarılı işler yaptığını belirten Özince, mortgage krizi sonrası İngiltere’de Northern Rock’ın batma noktasına geldiğini belirterek, “Şimdi devlet tüm mevduatı güvence altına aldı. Eğer İngiltere’de TMSF gibi bir kurum olsaydı, bu sorun daha kolay bir şekilde çözülürdü” diye konuştu. Özince, finans merkezi denilence akıllara bir bölgenin gelmesinin de doğru olmadığını sözlerine ekledi.
Çorapların içinde dışarı çıkan para geri dönecek
Bİr finans merkezi kurulması halinde piyasaların derinleşeceğini ve borçlanma sorunun tamamen çözüleceğini belirten Ersin Özince, hukuki altyapısı oluşmuş, güvenli bir ortamın sağlanması halinde yurtdışına kaçmış mevduatın da ülkeye geri döneceğini vurguladı. “İnsanların çoraplarının içerisinde dışarıya para çıkardığı biliniyor” diyen Özince, söylentilere göre, yurtdışına kaçan mevduatın 500 milyar dolarlar seviyesinde olduğunu ifade etti.



