Gazete Vatan Logo

Boyner'den perakendecilere...

Konfeti gibi dağıldık ama kurtlar sofrasındayız, kibar kibar oturamayız

Geçen yıl perakende sektörünün kriz nedeniyle ’konfeti’ gibi dağıldığını söyleyen Boyner Holding Murahhas Azası Cem Boyner, “Biz geçen yılı geçirdik ya, artık her şeyi yaparız. Kaptanlara berbat fırtınalarda gemiyi limana getirsin diye dümen teslim edilir. Biz de gemilerimizi böyle berbat bir zamanda limanlarına selametle getirdik” dedi.

İşlerini kurtlar sofrasına benzeten Boyner, “Ya yiyeceksin ya yeneceksin. Kibar kibar bu masada oturmak yok böyle bir dönemde” açıklamasını yaptı. 9.Perakende Günleri’nde konuşan Boyner, perakendecilere bütün işlerini bir bilgisayar oyunu gibi kurgulamaları önerisinde de bulunarak, “Bilgisayar oyununda fokus olmak, zorlayıcı olmak, feed back, eğlenceli, birine karşı oynama, hata kaldırıyor olabilme gibi faktörler çok önemli. Biz de işimizi böyle kurgulayabilirsek kaptırıp gideceğiz. Bilgisayar oyununun kölesi olmayan tanımıyorum, bizim de kendi işimizde bunu yapmamız gerekiyor” dedi.

“Gelecekle ilgili fevkalade iyimserim” değerlendirmesini yapan Boyner, şunları söyledi: “Çok para harcar, yeni mağazalar açar mıyım? 6 ay daha çok dikkatli olacağız. Mağazalar açma moduna ne zaman geliriz bilmiyorum. 2010’la birlikte büyüme moduna geçeriz. 2011, 2012, 2013’ün çok daha iyi olacağını düşünüyorum.”

Sektörün işlerinde kangren olan bir sürü uzvu olduğuna da dikkat çeken Boyner, “Çok severek açtığımız, özendiğimiz mağazalarımız oldu, ilk onları kapattık. Bu krizde hafif yorulduk ama sağlam çıkmak zorundayız” değerlendirmesini yaptı.

Engellerin kararlı insanların önünde eğildiğini söyleyerek ekibine övgülerde bulunan Boyner, şöyle devam etti: “Damatlık da satıyoruz biz. Papyon uyduramadığımızda en yakınımızdaki rakip mağazadan etiketini bile çıkarmadan müşterimizi getirdik. Etiketi özellikle çıkartmadık. Müşterinize rakibinizin ürününü verecek kadar deli olursanız o müşteri başka bir yere gider mi? Müşteri bundan sonra bizimdir... Hata yapmadan devam edersek kriz bize vız gelir. O tutkuyu yaşayabiliyorsak sırtımız yere gelmez.”

’Her şey yediğimiz bir halttan oluyor’ diyen Boyner, bugünkü kararların 3-4 yıl sonra karşımıza çıkacağını söyledi ve Afrika’da yaşanan bir av gününü anlattı:

“Afrika’da yaşlı, erkek bir zebraya avcılar avlamak için yaklaşıyorlar. Zebra tüfeğin hedefine giriyor ve ateş başlıyor. Kurşunun zebraya çarpma sesi duyuluyor ve tüm zebralar kaçmaya başlıyor bizimki dahil... İkinci bir silah ateşlenmeden diğer avcı durduruyor. ’Öldü ama farkında değil’ diyor. Sonra düşüyor. Bakıyorlar kan bile yok. Çünkü gürültüyle kaçmış ve kanı bittiğinde de ölmüş. Biz de aslında kurşunu o zaman yedik de şimdi sıkıntısını çekiyoruz. Yıllar sonra kendini hissettirdi.”

İMKANSIZI YAPMAK İÇİN BURDAYIZ

Geçtiğimiz hafta oynanan bir maçta Fenerbahçeli bir futbolcuyu da şaka yollu eleştiren Cem Boyner, “Adama imkansız pozisyonda imkansız bir golü atsınlar diye 4 milyon euro vermişler. Ayağına değen top taca gidiyor. Bu oyuncu topu taca atamaz. Böyle bir hakkı yok. Sen imkansızı yapmak için buradasın, biz de imkansızı yapmak için buradayız” dedi.

AVM’lerde ’Olağan Şüpheliler’ gibiyiz:

Mudo Apo, Cem...


Türkiye’deki perakendecilerin hep kendi müşterilerini kaybetmemeye çalıştığını, ufkunu Türkiye ile sınırladığını söyleyen Cem Boyner, “AVM’lere bile bakın Apo (Abdullah Kiğılı), Mudo, Cem... ‘Olağan Şüpheliler’ gibi. Herkes aynı yerde, bir de birbirlerinin yanında olmak istiyorlar, kabus gibi... Kampanyalar birbirine benziyor, müşteriler birbirine benziyor. Dışardakilere ulaşmıyoruz. Biraz da müşterimiz olmayanlarla ilgilenelim” dedi.

Gördüğüm tek şey köpek poposuydu

Konuşmasını anılarıyla renklendiren Cem Boyner, şöyle konuştu: “Kuzey Kutbu’na gittik. Her yerim sarılı bir şekilde, önümde 9 Eskimo köpeği yol alıyoruz. Öyle bir yerdeyim ki gördüğüm tek şey 2 tane köpeğin poposu. Köpekler dakikada bir gaz çıkarıyor, tek manzaraları diğer köpeklerin popoları. Bir tek öndeki köpeğin manzarası değişiyor ve gazı koklamıyor. Ama tabii soğuğu ilk yiyen de o, uçuruma gelindiğinde ilk yuvarlanacak olan da o... Böyle bir ortamda yönümüzü de sadece bu köpek ve arkadaki Eskimo belirliyor. Bu örneği düşünecek olursak ’liderlik’ önemli bir şey. Şirketinizin, şahsınızın, Türkiye’nin liderliği önemli... Bir kişi dünyayı değiştirebiliyor çünkü.”

Haberin Devamı