Komik Muro artık kötü adam Sermet
.
Mustafa Üstündağ, canlandırdığı komedi karakteri Muro ile tanındı. Oysa şimdilerde Merhamet’deki Sermet ile dramatik rollerde de ne kadar başarılı olabildiğini gösterdi. Üstündağ oyunculuk yaparak tam da hayalini yaşıyor.
Merhamet dizisi oyunculuğunuza nasıl bir ivme kazandırdı?
Uzun zamandır komedi işlerinde yer aldım. Çünkü komik bir rolle popüler oldum. Tam da böyle, sıkı bir dram istiyordum. Sürekli aynı şeyi yapmak da sıkmaya başlamıştı. Merhamet’in senaryosunu okuduktan sonra tam da kalemim bir rol olduğunu anladım.
Seyirciyi cezbeden neydi?
Gerçek. İyi bir roman ve senaryo. Bütün karakterlere dokunup, değebiliyorsunuz. İyi bir yapımın içindeyiz. Projenin tamamını desteklediler. Ortaya tadından yenmez bir iş çıktı. Kadroda kalıptan kalıba geçebilen oyuncular var.
Role büründüğünüz an ne hissediyorsunuz?
Bir sahnede beni bambaşka bir duyguya sokup, yine bambaşka bir yere götürebiliyor. Beni oyuncu olarak çok yükseltti bu rol.
Şu an hayalimin tam da içindeyim
İlk popüler olduğunuz iş ve şimdi yaptıklarınız arasında büyük farklar var sanki...
İzleyici böyle karakterler canlandıracağımı beklemiyormuş. O performansı beğenmedikleri için mi beklemiyorlar yoksa bir insan sadece bir performans mı çıkartmalı hayatta bilmiyorum... Yaptığım önce ki işlere bakanlar da çok şaşırdılar.
Hayal ettiğiniz durum bu muydu?
Müjdat Gezen Sanat Merkezi’ne girdiğimde hayal ettiğim yerdeydim. Hayalim oyunculuk yapabilmekti. Onu da yapıyorum yaşadıkça. Kendi hayalimin içerisindeyim şu an.
Bacağımı kırıp sahneye çıkmak istemedim
Bu meslekte bocalama dönemi hiç yaşadınız mı?
Sadece rol çalışırken yaşıyorum. “Benden adam olmaz, benim oyunculuğu bırakmam lazım” diyorum her çalışmada.
Tekrar nasıl toparlanıyorsunuz?
Bilmiyorum. Tiyatroda genel prova sonrasında “Bacağım kırılsa oyuna çıkmasam” gibi düşüncelere kapılıyorum. Canlı performans aşırı heyecanlandırıyor beni.
Tiyatro kurmak fikri nereden ortaya çıktı peki?
Kenan Ece ile sıkı dost olduk. “Ne yapacağız hayat böyle mi devam edecek?” dedik. Kendi hayallerimizin peşinden koşmaya karar verdik.
Bu meslekte bocalama dönemi hiç yaşadınız mı?
Sadece rol çalışırken yaşıyorum. “Benden adam olmaz, benim oyunculuğu bırakmam lazım” diyorum her çalışmada.
Tekrar nasıl toparlanıyorsunuz?
Bilmiyorum. Tiyatroda genel prova sonrasında “Bacağım kırılsa oyuna çıkmasam” gibi düşüncelere kapılıyorum. Canlı performans aşırı heyecanlandırıyor beni.
Tiyatro kurmak fikri nereden ortaya çıktı peki?
Kenan Ece ile sıkı dost olduk. “Ne yapacağız hayat böyle mi devam edecek?” dedik. Kendi hayallerimizin peşinden koşmaya karar verdik.
Rol yaparken çok duygusal oluyorum
Çalışırken sert bir adam mısınız?
Aslında çok daha inceyim. Oyun oynarken tüm algılarınızı ve kendinizi açıyorsunuz. Hissiyatınızın tamamını ortaya çıkarıyorsunuz ve deriniz çok inceliyor. Aslında çok sert olacak bir durumda değilsiniz, çok duygusalsınız o noktada. Sahnede bazen ani tepkiler veriyor olabiliriz. O an kendi bedeninizde olmayan bir insanı kendi bedeninizde var etmeye çalışıyorsunuz. Huyları,
alışkanlıkları, davranışları, bakışı aynı olmayan adamları bu bedene uyduruyorsunuz. Bu çok sertlikle yapılacak bir şey değil.
Evlilik verdiğim en iyi karardı
Çok popüler olduğunuz bir dönem vardı. O an hayatınızın değiştiğini düşündünüz mü?
Değişmedi ki hayatım. Daha iyi roller gelmeye başladı ve kaşem yükseldi. Hâlâ aynı arkadaşlarım ile görüşüp, aynı çevrede yaşıyorum. Artık korsan CD ve kitap almıyorum. Ekonomik hayatım sadece rahatladı. Ama ben hâlâ aynı yerlerde eğleniyorum.
Eşinize aşık olduğunuz zaman peki neler değişti?
O işte her şeyi değiştirdi. Herkes böyle bir duygu yaşar umarım. İnsan evlenince hayatı düzene giriyor. Daha erken eve gidiyorsunuz, daha az para harcıyorsunuz. Hayatta verdiğim en iyi kararlardan biri evlilik diyorum. İnsanlar sevdiği birini bulduğu zaman bence hemen evlenmeli. Ama bunun için de hayatınızda bazı şeylerden ödün vermeniz gerekiyor, çünkü her şey eskisi gibi kalmıyor. Çok güzel bir kadınla evliyim, eve gitmek istiyorum hep.
Korkusuz bir oyuncuyumdur
- Fanatik bir Müslüm Gürses hayranıyım. Klasik müzik de dinlerim arada. Bazen inanılmaz derecede arabesk olurken, aniden salon adamı olarak gezebilirim ortalarda. Sürekli aynı olmama isteği meslekle alakalı bir şey bence.
- Oyunculukta korkusuzumdur. Bir şey yapmaktan çekinmem ve her şeyi denerim. Sonunda verecek bir canımız var, ne olabilir ki... Oynarken de kendimi çok serbest bırakıyorum. Yanlışsa orada yönetmen var söyler. Bugüne kadar oynarken “Nasıl gözüküyorum acaba” diye düşünmedim.




