Gazete Vatan Logo
ArşivKolay doğum için günde 10-15 dakika oryantal yapın

Kolay doğum için günde 10-15 dakika oryantal yapın

Kolay doğum için günde 10-15 dakika oryantal yapın

.

Haberin Devamı

Asude Oflaz, 36 yıllık ebe... İki binin üzerinde bebek doğurtmuş. Kendisi de üç çocuk annesi. Alternatif tıp konusunda da eğitim alan Asude Oflaz anne baba adaylarına koçluk yapıyor. Kadının biyolojik yapısının normal doğuma uygun olduğunu söyleyen Oflaz, patolojik bir gerekçe olmadıkça yapılan sezaryene şiddetle karşı çıkıyor. Verdiği eğitimlerle anneleri doğuma hazırlıyor.

Anne olmak için en uygun yaş hangisi?

Bir kadın fizyolojik olarak 16 yaşından sonra doğurabilir. Ama en sağlıklı dönem 20 ile 30 yaş arasıdır. Özellikle büyük şehirlerde kadınlar artık 32, 35, 40 yaşında da normal sağlıklı doğumlar yapılabiliyor. Yeni trend çocuk da yaparım kariyer de...

Hamilelerin en çok korkuya kapıldıkları konular neler?

Hamileler genelde 20-25’inci haftaya kadar doğum korkusu yaşamıyor. Hamileliklerin ilk döneminde daha çok kusma, bacak ağrıları gibi yeni bir bedene alışırken yaşanan şikayetler oluşuyor. Son haftalarda doğumla yüzleşmeye başlayınca korku faktörü de devreye giriyor.

Hamilelik eğitimleri ne zaman başlamalı?

Genelde 16’ncı haftadan sonra başlıyoruz. Bu döneme kadar da doktor kontrolünde, tamamlayıcı tıpla şikayetlerini azaltmaya çalışıyorum.

Eğitimlerde neler öğretiyorsunuz?

Eğitimleri 5 disiplin konseptinde götürüyorum. 1-Doğru beslenme, 2- Doğru bilgi, 3- Doğru nefes, 4- Doğru düşünce, 5- Beden farkındalığı... Çok katlı varlıklarız ve doğal olarak bütün katlarda bu disiplini anlatmamız gerekiyor. Hamile eğitimleri 12 saatten oluşuyor. 8 saati hamilelik dönemiyle ilgili, 4 saati ise loğusalık, bebek bakımı ve ilkyardım konularında.

Dizilerdeki doğum sahneleri hem yanlış hem de korku endeksli

Eğitimlerin temelini ne oluşturuyor?


Doğum sırasında anne adaylarına en çok yardımcı olacak pelvis hareketlerini çalışıyoruz. Bebeğin başı geçerken pelvis; yukarı aşağı, sağa sola hareket etmeli ki bebeğin başına destek olsun. Pelvis kaslarını çalıştırmayan annelerde doğum süreci daha çok uzuyor ve travmatik oluyor. En önemli çalışmalardan biri diyafram. Çünkü hem gebelik hem de doğum sırasında çok etkin bir organ.

Derslere babalar da katılıyor mu?

Tabii dersleri anne ve baba ile birlikte yürütüyoruz. Yeni jenerasyonda müthiş babalar var. Genç babalara hayranım, bütün sürece, doğuma ve bebek bakımına katılıyorlar. Anneden daha çok bebek bakımı öğreniyorlar.

Doğum koçluğunu nasıl tanımlıyorsunuz?

Annenin doğum sırasında desteğe ihtiyacı var. Her ne kadar öğrenirse öğrensin, doğum yavaş ve uzun bir eylemdir. Öyle iki bağırmayla, su gelince “ıııııı” demekle olacak bir şey değil. Hatta dizi film çekenlere çok kızıyorum. Karar verdim onları da eğiticeğim. (Gülüyor) Dizilerdeki doğum sahneleri kadar yanlış ve korku endeskli ki... Bütün hamileler bu sahneleri izleyince “eyvah” diyor. Oysa doğum o kadar güzel, biyolojik ve doğal bir süreç ki... Doğurmak da bedenimizin diğer çalışan organları gibi çalışan bir fonksiyonu. Kadın vücudu doğuma göre programlı ve bunun için tek bir organ çalışmıyor, tüm beden çalışıyor. Bütün sistemler birlikte değişiyor ve birlikte yeniden eski hallerini alıyor.

Bu kadar mükemmel ve doğal bir sistem varken neden sezaryen oranı hâlâ çok yüksek?

Türkiye’de doğumların yaklaşık yüzde 80’i sezaryen Avrupa’da bu oran yüzde 25 civarında. Ülkemizde oranın bu kadar yüksek olmasının nedeni eğitimsizlik. Avrupa’da tüm kadınlar hamile kaldıklarında gebelik eğitimine gitmek zorundalar. Bu kursların paralarını da sigorta şirketleri ya da devlet ödüyor. Anneler eğitim sırasında öğrendikleri bilgilerle rahatlıyor, normal doğuma ilişkin endişeleri ve kaygıları kalmıyor. Ağrı dedikleri şeyin aslında ağrı değil doğum dalgası olduğunu öğreniyorlar. Ve “Ah yine ağrı geliyor eyvah” demek yerine “Oh ne güzel bebeğim geliyor” diyorlar. Türkiye’de de süratle doğum öncesi kursların yaygınlaştırılması gerekiyor.

Tek neden bu mu?

Doktor açısından da sezaryen çok kolay; doğum 10-15 dakikada bitiyor, kontrol doktorda oluyor. Kim uğraşacak 18 saat annelerin başında? Özellikle özel hastanelerde doktorlar risk almıyor, ne kendi ne de hastanenin isminin kötü anılmasını istemiyorlar. Bu sıkıntılar büyük şehir sıkıntıları, çünkü çok fazla rekabet var. Çok büyük bir pasta var. Biraz suçlayıcı olacak ama sezaryen doktorların kendilerini emniyete aldıkları doğum biçimi... Anneye göre, insana göre değil; sosyal yaşama göre.

Doğum süreci evde geçirilmeli

Doğum biyolojik bir olaydır, hastalık değildir. Avrupa’da birçok kadın evde doğum yapıyor. Tabii doğum sırasında ambulans kapıda bekliyor. Eğitim verdiğim hamileler doğum başladığında bana haber veriyor. Evlerine gidiyorum, aktif doğumun başladığı son iki saate kadar vaktimizi evde geçiriyoruz. Sıcak suyu doğum sürecinde kullanıyorum; anneyi duşa ya da sıcak su dolu küvete sokuyorum. Sancıları azaltıyor, anneye iyi geliyor ve doğumu hızlandırıyor. 18-20 saat süren doğum sürecini hastanede geçirmek anneyi strese sokuyor ve bir an önce doğurmak istiyor, bu nedenle de medikal müdahaleler yapılıyor. Bu da hem annenin hem de bebeğin sağlığını olumsuz etkiliyor. Normal doğumlarda beyin, kasılmaları sağlayan oksitosin hormonu, bir yandan da vücudun bu kasılmalara tolerans göstermesi için beta endorfin hormonu salgılıyor ve süreç doğal ilerliyor. Ancak dışarıdan suni sancı verildiğinde beyin beta endorfin salgılamıyor anne yoruluyor, bebeğin kalp sesleri yavaşlıyor. Ve normal doğum, sezaryene gidiyor.

3 kere doğum yaptım. İlki normal doğumdu. İkinci bebeğimde suni sancı verdiler. Üçüncüde normal doğum yapacağım diye diretmeme rağmen sezaryen oldu. Çünkü bebeğim 4.5 kilogramdı. Patolojik bir vaka olduğu için sezaryen gerekliydi. O nedenle iyi ki sezaryen ve mucize bir alet olan ultrason var.

Sigara kullananlar epidural anesteziyi tercih etmeli

- Hamile kalmadan önce alkol alan, sigara içen, uyuşturucu ve ağrı kesici kullanan anne adaylarının ağrı eşikleri çok düşük oluyor. Bu annelere epidural anestezi öneriyorum. Ayrıca anne hamilelik eğitimi almamışsa çok korkuyor. Doğumu hayatı boyunca bir travma olarak yaşayacaksa ya da ağrı toleransı çok düşükse epidural anesteziyi tercih etmeli.

- Epidurali çok dikkatli kullamak gerekiyor. Epidural verip anneyi yatağa yatırmaktansa en azından ayakta epidural dedikleri yöntem kullanılmalı. Çünkü bir kadının doğum yapması için ayakta dolaşması gerekiyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün de kabulü budur: Kadın hareket halinde olmalıdır, gerekmedikçe müdahale edilmemelidir.

- Doğum süreci başlayınca hastaneye gitmek yerine evde vakit geçirin, film izleyin, parka gidin, duşa girin. Bu anne ile bebeğin birlikte geçireceği çok güzel bir süreç.

Sezaryen kalp ameliyatı kadar riskli

- Birinci doğum sezaryen olursa ikincisi de sezaryen olmak zorunda diye yanlış bir bilgi var. İlk doğumunu sezaryen yapanlar ikinci bebeğini normal doğurabilir. Tüp bebekler için de sezaryen doğum tercih ediyorlar, oysa normal doğumda ne kadar risk varsa sezaryende de o kadar risk var. Çoğul gebelik yaşayanların normal doğum şansı tekil gebelikler kadar.

- Türkiye’de bayram, yılbaşı öncesi ve Sevgililer Günü’nde bir sezaryen furyası olur. Avrupa’da günlü, randevulu sezaryen yaptıramazsınız. Bir sezaryen ameliyatı üçüncü derecede bir kalp ameliyatı riski taşıyor.

Normal doğum vücudu bozmaz

Normal doğum kadının vücudunu da doğum kanalını da genişletip bozmaz. Doğa bizi o kadar mükemmel yaratmış ki sadece farkına varıp biraz egzersiz yapmak gerekiyor. Onlar da çok kolay hareketler; gün içinde her zaman yapabileceğiniz bütün perineyi çalıştıran Kegel Egzersizleri... Sanki çişiniz gelmiş de tutuyormuşsunuz gibi oradaki kasları çekip bırakmanız ve bu hareketi tekrarlamanız yeterli. Bu zaten tüm kadınların yapması gereken bir egzersiz.

Doğumhaneler işkencehane gibi

Kadınları doğum sürecinde strese sokan en büyük etkenlerden biri de doğumhaneler. Hastanelerin doğumhaneleri inanılmaz kötü... Annenin çığlıkları duyulmasın diye iki üç kat altta. Karanlık ve soğuk. Doğum kutsal bir süreçtir, sessiz, sakin, kabullü, destekli bir süreçte geçirilmeli. Annenin doğumu fazla ışık olmayan, sessiz sakin bir ortamda gerçekleştirmesi gerekiyor. Biz de doğumhaneler işkencehane gibi... Bedenimiz ergonomik olarak ayakta doğum yapmaya uygun. Masa bir handikap ve sadece doktora kolaylık. Kadına ayaklarını açarak doğum yaptırmak işkence gibi. Çünkü ıkınmak dikey bir şeydir, ama kadın yatarak ıkınmaya zorlanıyor. Kontrol doktorda olduğu için masa var.