Naziler'in dehşet veren buluşları!
.

Messerschmitt Bf (Me) 109-G6 modeli kısaca ismi Gustav'dır. Bu uçağın üretimi, savaşın başından sonuna kadar aralıksız sürmüştür. Bu uçak tüm Almam Hava Ası pilotlarına hizmet vermiştir.Dünyada en çok düşman uçağı düşüren uçaktır. İlk 10'a veya ilk 20'ye giren savaş uçağı pilotları Alman'dır.

Hepsi de bu uçağı kullanmıştır. Dünya en çok savaş uçağı düşüren pilot da Alman Hava Ası'dır. Erich Hartman 352 uçak düşürmüştür ki, bu kırılması çok zor rekordur.

Buradaki uçak, Hermann Graff'ın kullandığı uçağın aynısıdır. Onun logosu, desenleri ve kamuflajı ile restore edilmiştir.

Orjinaline uygun yapılmıştır. Şuanda Türkiye'de sergilenen ilk ve tek Messeschmitt uçağıdır. Dünya genelinde 3-4 tane müzede vardır. Bizim için gurur verici kültürel ve tarihsel eserdir.

TARİH MERAKLILARI İÇİN BULUNMAZ FIRSAT Tarih meraklıların için mesaj veren Çuhadaroğlu, ''Müzemizde hem Osmanlı -Türk tarihi hem de dünya tarihi var.

2. Dünya Savaşı meraklıları maalesef Türkiye'de ve dünyada daha fazla. İleriki zamanlarda bu terse dönecektir. Türk-Osmanlı tarihine daha fazla merak ve ilginin artacağını düşünüyorum.

Bu müzeye geldikleri zaman daha önce görmedikleri, eşi benzeri olmayan eserlerle karşılaşacaklarına garanti veriyoruz'' diye konuştu.

MESSERSCHMİTT BF (ME) 109 G6 "GUSTAV" HAKKINDA Messerschmitt Bf (Me) 109 "GUSTAV" 2. Dünya Savaşı Alman avcı uçağı. Willy Messerschmitt tarafından 1930'larda tasarlanmıştır.

Messerschmitt 109, ilk uçuşunu prototip Bf 109 V1 olarak Mayıs 1935’de yaptığı zaman döneminin en gelişmiş tek kişilik avcı uçağıydı.

1937 Şubat ayında üretilmeye başlanan Jumo motorlu "B-1", Luftwaffe’de servise girdi. Jumo 210 motoru, "B", "C" ve "D" modellerinde de kullanıldı.

Ocak 1939’dan 1942’nin başlarına dek üretimde kalan Bf 109 E modelinde Daimler-Benz DB 601 motoru kullanılmıştır.

"G" modelinin üretimine 1942 Mayıs’ında başlanmıştır. Messerschmitt 109, yaklaşık 24,500 tanesi Bf 109 G olmak üzere toplam 35,000 civarında imal edilmiştir.

Bismarck Bismarck, II. Dünya Savaşı'nda görev yapmış Alman Deniz Kuvvetleri zırhlılarından biri.

İsmini Almanya İmparatorluğu'nun "Demir Şansölye"si Otto von Bismarck'tan almıştır.

I. Dünya Savaşı sonucunda imzalanan Versay Antlaşması çerçevesinde Almanya'nın 35.000 tondan büyük savaş gemisi yapmasına izin yoktu fakat yönetime geçen Nazi Partisi iktidarı anlaşmalara uymayarak Birleşik Krallık ile denizlerdeki farkı kapatmak için bu savaş gemisini yaptı.

Bismarck, Atlas Okyanusu'ndaki ilk görevine çıktığı sırada onun Atlas Okyanusu'na çıkışını engellemek isteyen Kraliyet Donanması ile Danimarka Boğazı'nda çatışmaya girmiş ve sadece 5 atışta Kraliyet Donanmasının en büyük gemisi HMS Hood'u boğazın serin sularının dibine göndermiştir.

Karl-Gerät 1941 ve 1945 yılları arasında Sovyet Rusya işgali esnasında kullanıldı.

Polonyalı direnişçilere bomba yağdıran Karl-Gerät, Varşova bombardımanında ve Bulge Muharebesinde müttefik kuvvetlerini epey terletti.

Silah, askeri teknolojiler ve otomotiv alanında çalışan Rheinmetall şirketi tarafından üretildi.

Schwerer Gustav Almanlar tarafından Dora olarak da adlandırılan Schwerer Gustav, 800 mm çapta namluya sahipti. Bu çapta bir namlu savaş alanında ilk ve tek olarak İkinci Dünya Savaşı'nda kullanılmıştır.

1930 yılında Krupp tarafından geliştirilen bu top, geniş alana sahip istihkam mevzilerini yok etmek çin tasarlanmıştır. 1350 ton civarında ağırlığa sahipti ve 700 kg'lık topu 48 km uzaklıktaki hedefe gönderebiliyordu.

Bu kadar ağır bir nesneyi hiçbir motorlu araç hareket ettiremeyeceği için, demir yolu üzerinde yürütülüyordu.

Hitler'in uçağı Türkiye'de! 2. Dünya Savaşı'nın efsanesi Hitlerin Savaş Uçağı İstanbul'a getirildi.

2. Dünya Savaşı'nda Alman Hava Kuvvetleri'nin en önemli avcı uçağı olarak gösterilen MESSERSCHMİTT BF (ME) 109-G6 ilk kez Türkiye'ye getirildi.

İşte MESSERSCHMİTT BF (ME) 109-G6'nın günümüzdeki hali...

MESSERSCHMİTT BF (ME) 109-G6 İstanbul'a böyle getirildi...

Dünya'da bilinen üç örneği olan efsane uçak İstanbul'da onu görmek isteyenleri bekliyor....

Çalınan Nazi icatları!
Atom Bombası Ortaya çıkan ABD, İngiliz ve Sovyet belgelerine dayanan bir çok tarihçi, Nazi bilim adamlarının Atom bombasını, Amerikalı bilim adamlarından çok daha önce geliştirmiş olduklarını iddia etmektedirler.

Albert Einstein, 2 Ağustos 1939 günü Başkan Roosevelt’e bir mektup yollayarak, O’nu Alman bombası konusunda uyaracak ve Uranium Bombası’nın mümkün olduğunu bildirecekti.

Jet Uçakları 1942 yılında seri üretime hazır hale gelen Nazi Jetleri, Hitler'in istediği değişikler nedeniyle savaşa 1944 yılında katılmıştır.

Müttefik uçaklarına inanılmaz bir üstünlük sağlayan bu jetlerin savaşa geç katılmaları, Naziler için büyük bir kayıp olmuştur.

Nazilerin jet uçakları, savaşı kazandıramamıştır ancak savaştan sonra yapılan yeni jet uçaklara öncülük etmiştir.

Hayalet Uçak Horten kardeşlerin yaptığı, dünya üzerindeki ilk hayalet uçak HO-229'dur.

Üretilmesine rağmen savaşta kullanılamayan bu uçaktan esinlenen Amerika, B2 bombardıman uçağını yaptı.

Robotik Silahlar Düşman tanklarının altına girip infilak ederek yok etme amaçlı yapılmış uzaktan kumandalı bu silahın adı Goliath'tı.

Savaşta kullanılan bu araç yeterince küçük olmadığı için, bir süre sonra tanklar tarafından fark edilip uzaktan vurulunca etkili olmadı.
Şu an Goliath'ın gelişmiş benzerleri, tehlikeli bölgelerde saldırı ve keşif için kullanılmakta.

Helikopter Savaşta kullanılmış FI-185 hayata geçirilmiş ilk modern helikopterdir.

Amerika savaştan sonra bunu ele geçirip kendi helikopterlerini tasarlamaya başlamıştır.

Helikopter - Uçak FW-61 isimli bu araç, olduğu yerden havalanabilen bir uçak olarak tasarlanmıştı.

Osprey adı verilen uçakların atasıdır.

Roketler Naziler yüksek bir bütçe harcayarak ses hızını aşan V2 roketlerini geliştirdi. Amaçlarıysa önce Britanya, sonra ABD topraklarını sesten hızlı V2 roketleriyle vurabilmekti.

Savaşın sonlarında kullanılmaya başlayan bu roketler gidişatı değiştiremedi.

ABD uzay macerası da bırakılan bu noktadan devam eden gelişmelerle mümkün oldu. Nazi döneminde bu roketi geliştiren Wernher Von Braun, savaş sonrasında ABD Uzay ve Havacılık Dairesi NASA’da çalışmaya başladı.

ME-262 İlk savaş jeti olan ME-262 o zamanda devrim niteliğindeydi.Hızlı,güçlü ve yetenekli bir pilotun elinde korkunç bir silaha dönüşüyordu.

H sınıfı Savaş gemileri USS Lowa ve IJN Yamatonun alman versiyonu diyebiliriz.Ama savaşa yetişemedi ve yapılamadı

Haunebu 1930larda Almanya ormanına bir cisim düşer. Nazi bilim adamları bu cismi tersine mühendislikle tekrar yapar ve buna "Haunebu" der.

Rosvell olayına az çok benzer bu olay. Varlığı henüz kanıtlanmadı ama çoğa kişi haunebuların norveç dağlarında,Grondlandda ve ayda olduğunu söylüyor.Ne kadar doğru siz karar verin.

E-100 1944de hitlere tank tasarımcıları 2 yeni tank tipi sunar ve birisini seçer seçilmeyen tank ise bu fakirdir.Seri üretime geçememiş güçlü bir tanktır.

Die Glocke Çan şeklindeki bu cisim bir hava aracıdır.Ama çan şeklinde bir cismin uçması imkansızdır.

Bazılarına göre üstün rütbeli nazi subayları bunu kullanarak zamanda yolculuk etmiştir. 1960da amerikanın bir eyaletine esrarengiz bir cisim düşer.

Görgü tanıklarına göre çan şeklindedir daha sonra amerikan askerleri gelip bu cismi alıp ünlü 51.Bölgeye götürür.

Ratte Eğer bu tank yapılsaydı dünyanın en büyük tankı olarak tarihe geçecekti.1943de iptal edildi.Zaten büyük olması yenilmez olması anlamına gelmiyordu.Uçaklar için kolay bir hedef olurdu.

Type XXI Alman uboatların son temsilcisi XXI bir elektro boattu. Savaş sonrası bile amerikan, İngiliz ve Rus donanmaları tarafından kullanıldı.

Günümüz denizaltları bunu örnek aldı.

Sturer Emil Tank avcısı olarak görev yapması gereken silah. Günümüzde 1 tane örneği vardır ve Ruslar tarafından ele geçirilmiştir

BF 109 TL BF 109un ömrünü azatmak için kanatlarına jet motoru konulmuş hali. Yapılamamıştır.

Monster Gustav silahının tanka döüştürülmüş hali. Ratte gibi yapılamadı ve kolay hedefti.

HO-229 Horten kardeşlerin yaptığı dünya üzerindeki ilk hayalet uçak.Üretilmesine rağmen savaşta kullanılamadı. Amerikan B2 bombardıman uçağı bu uçaktan esinlenerek yapıldı.

Löwe Ratte gibi büyük olmamasına rağmen Almanların savaşın akışını değiştireceğini düşündüğü tank ama yapılamadı.

AR 381 Parazit jet uçağı olan ar 381 proje olarak kalmış ve yapılamamıştı. Bu uçağıda sadece Luft 46 çizimlerinde görürüz.

Ar-234 İlk jet bombardıman uçağı olan Ar-234 ren nehrindeki köprüleri bombalamak için kullanıldı. Az da olsa gece avcısı görevinede katıldı.

Goliath Normandiyada kullanılan bu araç uzaktan kumandayla kontrol edilip düşman tankının altına girdimi infilak ettiriyordu.

İlk başta etkiliydi ama uzak menzilde tanklar goliathı farkedince ateş açıp ihma ediyordu.

ME-264 ME-264 nam-ı değer Amerikan bombardımanı. Bu uçağın amacı New Yorku ve Washingtonu bombalamaktı ama daha sonra az zarar verir düşüncesiyle iptal edildi.

Helikopterin en ilkel hallerinden olan fi-185 sadece deneysel amaçlı kullanıldı.

FI-282 Fİ-185in geliştirilmiş hali diyebiliriz. Amerika savaştan sonra bunu ele geçirip kendi helikopterlerini tasarlamaya başladı.

Fw-61 Fazla söze gerek yok ospreyin ilkel hali diyebiliriz

Triabflueger Yapılsaydı vertikal iniş yapan bir jet avcısı olcaktı.

Kantları hızlıca dönüp uçmasını sağlıyordu.Yani Jet motoru + Kanat dönmesi = 1000 km hız

HE-162 Naziler fantaziyle bilimi birleştirip büyük kısmı tahtadan oluşan bu uçağı yapmıştır.

V-1 İlk seyir füzesi olan V-1 1945de Londraya yağmur gibi geliyordu. Genelde istenilen hedefe isabet etmesede Nazilerin yapmak istediği İngiliz halkın psikolojisini çökertmakti.

JU-390 Sadece bir tane üretilmiş olan bir başka Amerikan bombardımanı olan bu uçağın amacı Naziler'in yapacağı atom bombasını New York'a atmaktı ama atom bombası projesi iptal edilince uçakta şavaşa sokulmadı.

2 Dakikada 4000 metrenin üzerine çıkan bu uçak müftetik uçakları için büyük kabustu. Ama kullandığı yakıt nedeniyle havada patlamasınada neden olabiliyordu.

V-2 Naziler v-1 yetmez diye düşünüp bide V-2 yapmıştı. V-1den daha güçlüydü. Bu roketlere bakarak kendi roketlerini tasarlayarak Amerika uzay çağını başlattı.

Maus 1944de Hitler'e tank tasarımcıları 2 yeni tank tipi sunar ve birisini seçer seçilen zengin ise bu tanktır ama savaş göremeden Ruslar tarafından ele geçirilmiştir.
onedio.com

Bu görüntüler onu bile korkutmuş! Korku-gerilim sinemasının efsane ismi Alfred Hitchcock'un 1946’da çektiği belgesel ortaya çıktı. 70 bin kişinin katledildiği Nazi kampı Bergen-Belsen’in görüntülerini korkunç bulan Alfred Hitchcock, belgeseli yayınlamamış.

Sinema dünyası bu belgeseli konuşuyor. Gerilimin usta ismi Alfred Hitchcock’un II. Dünya Savaşı bitiminde SSCB ve İngiliz askerlerinin çektiği video görüntülerini kullanarak hazırladığı, korkunç bulduğu için gösterime sokmadığı belgesel ortaya çıktı.

Nazi kampı Bergen-Belsen’de çekilen görüntülerden oluşan belgesel, yakın zamanda yayınlanacak. Hitchcock’un belgeseli teslim ettiği Savaş Müzesi Direktörü Dr. Toby Haggith, şunları söyledi: İngiliz hükümeti, savaş sona erince Alfred Hitchcock’dan Almanların işlediği savaş suçlarını tüm gerçekliğiyle gösteren bir belgesel çekmesini istemiş.

Belgesel sayesinde Almanların barış koşullarını daha kolay kabul edeceği düşünülüyordu. Ancak Hitchcock, katliamdan o kadar etkilenmiş ki bir hafta stüdyoya uğramamış. Film tamamlandığında İngiliz hükümeti savaş suçlarını bir kez daha Almanların yüzüne vurmanın anlamsız olduğuna karar verip yayınlamaktan vazgeçmiş. Hitchcock da filmi yayınlamamış.

SAĞ KALAN 13 BİN ESİR TİFÜSTEN ÖLDÜ İKİNCİ Dünya Savaşı’nda Nazilerin Hannover kentinde inşa ettiği Bergen-Belsen kampında 70 bin Yahudi öldürüldü. 1945 yılında SSCB ve İngiliz ordusu tarafından dağıtılan kamptaki ölüm çukurları, askerler tarafından görüntülendi.

Kampta, çoğu ağır hasta yaklaşık 60 bin esir vardı. Tedavi edilemeyecek kadar hasta 13 bin esir kısa süre içinde öldü.

Tifüs salgınını önlemek için kamp yakıldı.


Alman arşivlerinden Naziler ile ilgili devamlı yeni ayrıntılar çıkıyor.

Geçen gün ulaşılan bilgilerde Hitler'in toplama kamplarında bulunan ve açlık ile mücadele eden savaş esirlerine sebze meyve ektirip bunlar ile dev Ankara tavşanları yetiştirttiği ortaya çıktı.

İddiaya göre bunların sonucunda dev bir tavşan çiftliğine sahip olan Naziler bu tavşanların derilerini yüzerek subay ve pilotlarına soğuktan korunmak için kürklü ceket meydana getirdiler.


Profesör Wendy Lower tarafından yazıran Hitler's Furies (Hitlerin öfkesi) isimli yeni ortaya çıkan kitapta II. Dünya Savaşı sırasında 3 toplama kampında yaklaşık 30.000 kadın çalışanın sorumlusu olan Irma Grese, Lisel Willhaus, Johanna Altvater, Lisolotte Meirer isimli Nazi gibi kadınların korkunç yöntemlerine yer veriliyor.

Irma Grese annesi intihar edince okuduğu okulunu bırakmış ve hemşire olmak istemiş ancak olamamıştır. Daha sonra toplama kamplarında görevlendirirmiştir. Kamplarda işkence, zevk için öldürme, aç köpekleri insanlara saldırtma gibi suçlamalarla yargılanmakla beraber binlerce insanın gaz odalarına gitmesinden sorumlu tutulmuştur. Nazilerin yenilgisinden sonra mahkemede idam cezası alıp 22 yaşında idam edilmiştir.

Johanner Altvater ise yeni doğan ve doğacak bebekleri kürtaj ve ötenazi yöntemi ile yok edip düşman ırkın soyunun kurumasını sağlamak ile görevliydi. Yardıcılarıyla birlikte Yarım milyon çocuğu bu yöntem ile yokettiği söylenir. Nasıl ve ne şekilde öldüğü bilinmiyor.

Lisolotte Meirer Polonya'da nazi cinayet merkezinde görevliydi, Ve Gettolarda iş yapamaz durumda gelenlerin yokedilip çürümemesi için toplu mezarlara taşınmalarını sağlıyordu.

Irma Grese iki muhafız eşliğinde idama götürülürken.

Soykırımlarda görev alan nazi kadınlarından bazıları...


Adolf Hitler’in, 1924’te özel fotoğrafçısına çektirerek albümüne koydurttuğu ancak yayınını yasaklattığı şortlu fotoğrafları ortaya çıktı.


Führer olarak meydanlarda milyonlarca kişiye sert konuşmalarıyla hitap eden Hitler’in, imajının bozulacağını düşündüğü için şortlu fotoğrafların yayınlanmasını yasatlattığı ifade edildi.

Çekim sonrasında fotoğraflara bakarak sadece özel arşivine konulmasını isteyen Hitler’in, "ciddiyetimi bozar" diyerek resimlerin kimse tarafından görülmemesini istediği belirtildi.

Alman hemşirelerin, NAZİ’lerin Polonya’dan “Ari ırk” diye topladığı çocukların saçları büyüdükçe koyulaşması üzerine öldürülmemeleri için UV ışınlarına maruz bıraktıkları ortaya çıktı.

Almanya’da iktidara geldikten sonra saf bir Alman ırkı yaratmak için kolları sıvayan NAZİ hükümetinin, “Ari Irk” projesinde ışın tedavisinin kullanıldığı belirlendi. Yahudilerin imhasının baş planlayıcısı olan Dr. Heinrich Himmler’in İkinci Dünya Savaşı sırasında başlattığı “Lebensborn Projesi” kapsamında, işgal edilen Polonya’dan on binlerce sarı saçlı mavi gözlü çocuk ari ırk projesi için ailelerinden kopartılarak Almanya’ya getirildi. Hemşirelere emanet edilen bu çocuklar daha sonra SS subaylarına evlat olarak veriliyordu.

Ancak “ari ırk” diye getirilen bazı çocukların yaşları ilerledikçe saçları kahverengiye dönüyordu. Projeye göre bu çocukların imha edilmesi gerekiyordu. Ancak hemşireler, projenin dışına çıkmadan bu çocukları öldürmemenin bir yolunu buldu.

Saçları kahverengiye dönen çocuklar, gözleri bağlı veya gözlük takılarak saatlerce UV ışınlarına maruz bırakıldı. Bu yöntemle kahverengiye dönen saçları yine sarı bir hal aldı. O döneme ait yeni ortaya çıkan bu fotoğraflarda çocuklara uygulanan güneş ışını terapisi net bir şekilde gözüküyor.

Lebensborn Projesi’nde tam bir Alman disiplininde yetiştirilerek asimile edilen çocuklar başarılı oldukları taktirde NAZİ subayları tarafından evlatlık ediniliyordu. Başarısızlık ise ötenazi ile ölüm demekti. Ancak cellatları olacak hemşireler, bu çocukları yaşatmak için gizlice ışın tedavisi yönetimini uyguladılar.


















