Gazete Vatan Logo
ArşivBiz buralara gelirken Erdoğan Başbakan değildi

Biz buralara gelirken Erdoğan Başbakan değildi

Biz buralara gelirken Erdoğan Başbakan değildi

Son dakikaları nefesler tutularak izlenen Kasımpaşa ile Altay arasındaki futbol maçı Süper Lig’e kimin çıkacağını belirledi. Gülen taraf penaltı atışları sonucunda Kasımpaşa oldu. Takım İstanbul’a döner dönmez kutlamalar başladı. En ön safta tabii ki kulübün başkanı Hasan Hilmi Öksüz vardı. Kasımpaşa, Süper Lig’e yükselişleri ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendisiyle yaptığımız şampiyonluk sohbetimizin eksenine oturdu

Haberin Devamı

Unkapanı Köprüsü’nün üzerinde balık tutanlar, siren sesleri ve gürültüyle gelen çoşkulu bir konvoyun köprü üzerinden geçtiğini görünce bir an için meraklı bakışlarla arkalarına dönüyorlar. Önde giden çift katlı otobüsün üst katında lacivert-beyazlı forma giymiş, çoşkuyla şarkılar söyleyen sporcuları görünce, birçoğunun yüzündeki şaşkınlık ifadesi rahatça okunabiliyor. Herhalde çoğu İstanbul’un en eski semtlerinden birinin, Kasımpaşa’nın birinci lige yükseldiğinin farkında değil. Ankara’dan gelen uçaktan inen futbolcuları karşılayan yaklaşık 40 küsur araçtan oluşan lacivert-beyaz konvoy, korna sesleriyle trafiği birbirine katarak ilerlemeye devam ediyor. Kulübün en eski yöneticisi, Futbol Şube Sorumlusu Süha Sidal , “Mutlaka, Karagümrük’ten geçmeliyiz ” diyor gülerek. Kendisine “Neden” diye sorduğumuzda, Karagümrük ile Kasımpaşa’nın rekabetinin tıpkı Fenerbahçe-Galatasaray rekabeti kadar koyu olduğunu hatırlatıyor. Otobüs, Kasımpaşa’ya girerken çoşku doruğa çıkıyor ve “Süper Lig’in paşası geliyor” tezahüratları eşliğinde Kasımpaşa semtine giriş yapıyor. Biz de arkalarından. Daha sonra Kasımpaşaspor’un Başkanı Hasan Hilmi Öksüz bizi odasında kabul ediyor ve sorularımızı cevaplıyor...

Başkanlık teklifi size nasıl geldi?
Ben Kasımpaşa’da yaşayan ve siyasetle uğraşan bir insanım. Kadir Topbaş 35 yıllık dostum. Kendisi Beyoğlu Belediye Başkanı’ydı, kulübün de o dönemlerde hem parasal, hem de idari açıdan sıkıntıları vardı. Benden yardımcı olmamı istedi. Takımı devraldığımda 3. ligden amatör kümeye düşme tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Kadir Bey talepte bulununca biz de olur dedik.

Final maçı zorlu geçti. En çok da her penaltıdan sonra futbolcuların “secde” yapması çok konuşuldu. Bu daha önceki maçlarda oluyor muydu yoksa o ana özel bir şey miydi?
O sadece kaptan Cihat’a ait bir harekettir. Hatırlarsanız, Cihat zaman zaman serbest atışlarda ön çizgiye gelir ve gol pozisyonu yakalamaya çalışırdı. Orduspor maçında da bir gol atmıştı. Orada da secdeye kapanmıştı. Burada da penaltıyı gole çevirince aynı şeyi yaptı. Diğer arkadaşlar aynı şeyi yapmadılar. O, Cihat kardeşimin kendisine has bir tarzı. Yabancı topçular, sahaya çıkarken haç çıkarırlar, kendi dinlerine göre dua yaparlar. Bizim sporcularımıza kendi inançlarına göre çıkarken ya da başarılı olurken bu dua hareketini yapmalarında bir sakınca yoktur. Nedense Türkiye’de bunlar biraz yadırganıyor. Bunu anlamak mümkün değil. Hıristiyan sporcular bunu her yerde yapıyorlar. Bunlar için kimse neden bunu yaptı demiyor, Türkiye’de Müslüman bir topçu bunu yapıyorsa nedense pek hoş karşılanmıyor. Herkes inancını yaşamakta özgürdür.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la tanışıklığınız biliniyor. Ne zamandır tanıyorsunuz kendisini?
Sayın Başbakan’la benim 30 yıllık bir siyasi geçmişim vardır. Aynı semt insanlarıyız. Onun belediye başkanlığı döneminde meclisinin bir üyesiydim. Siyaset yaptığı partilerde de kendisiyle beraber çalışmışlığım vardır. Hem semtten hem de siyasetten dostluğumuz vardır. Ama şu anda da Başbakanımız’dır. Fırsat bulduğumuzda görüşürüz. Beraber oluruz.

Sizi sık sık arayıp takımın durumunu sorar mıydı?
Zaman zaman fırsat bulduğunda maçtan sonra, bizzat arayıp sorardı. Mesela maçın oynandığı gün de kendisi bizi maçtan 15 dakika sonra aradı. Mutlaka takip ediyordur ama yoğunluktan dolayı sonucu benden duymak istemiş. Bana sonuç sordu. Ben de turu geçtiğimizi söyledim. Biraz şaşırdı. “Gerçek mi” dedi. Ben de penaltılarla turu geçtiğimizi söyledim.

“Tayyip Erdoğan olmasaydı, Kasımpaşa birinci lige çıkamazdı” deniyor. Katılıyor musunuz?
Eğer Kasımpaşa’da yaşayan insanlar ülkeyi yöneten insan durumuna gelmişse, Büyükşehir Belediye Başkanı Kasımpaşa’da yetişmiş bir insansa, ben de Kasımpaşa’da yetişen bir insan olarak Kasımpaşa Spor Kulübü’nü iyi yerlere getirmem gerektiği inancıyla bu işe başladım. Manevi anlamda bana kesinlikle büyük destekleri oldu.

Malum, Fenerbahçe ve Kasımpaşa karşılaşacak. Sizce Başbakan kimi tutar?
Başbakan Fenerbahçeli. Ben de öyleyim. Ama inanıyorum ki yine de Kasımpaşa’nın kazanmasını ister.

Eğer Başbakan olmasaydı yine de Kasımpaşa birinci lige çıkar mı?
Ben burda olduğum sürece kesinlikle yine çıkardı. Biz buralara gelirken Erdoğan Başbakan değildi.

Son olarak, Karagümrük’le Kasımpaşa’nın meşhur rekabeti nereden geliyor?
Bu rekabet neden var ben de bilmiyorum. Bu biraz seyircilerin yakınlığından kaynaklanan, agresifliklerinin ortaya çıkmasıyla ilgili bir konu. Zaman zaman gündeme gelir. Ama zaman zaman da bizim seyirci onlara, onların seyircisi de bize sahip çıkar. Bu Türkiye’de pek görünmeyen bir olay.

Kulüp ilk resmi maça Altuntuğ adıyla çıktı
Kasımpaşa, 1921’de Altıntuğ Kulübü ile Kasımpaşa Terbiye-i Bedeniye Kulübü’nün birleşmesiyle kuruldu. Kulübün ilk başkanı Kadri Şen’di. Lacivert-beyaz renkli futbol takımı, 1923-1924 sezonunda resmi maçlara Altıntuğ adıyla çıktı. 1924-1925 sezonunda katıldığı İstanbul liginde ise Kasımpaşa adını kullandı. Bu sezon sonunda 2. lige düşen futbol takımı, ikinci ligde Altıntuğ adıyla yer aldı. 1938-1939 sezonunda 1. lige yükseldikten sonra adı 1942’de bir daha değişmemek üzere Kasımpaşa’ya çevrildi.