Gazete Vatan Logo
Arşiv17 yaşımdan beri en çok istediğim şey evlilik

17 yaşımdan beri en çok istediğim şey evlilik

17 yaşımdan beri en çok istediğim şey evlilik

´Külotlu çorabı çıkartmak başlarda zordu´

Haberin Devamı

Son günlerin en çok konuşulan kadını şüphesiz ki Yeliz Şar... Yıllardır dizi oyunculuğu yapmasına rağmen, öpüşmeme kuralı olan Şar, tiyatro için tüm tabularını yıktı ve ilk tiyatro deneyiminde hem öpüştü hem de striptiz yaptı. Oyuncu, durumu “Demek ki büyüyorum” diye özetliyor. 35 yaşındaki Şar’ın, en büyük hayali ise evlenmek ve çocuk sahibi olmak... Ancak henüz bir adayı olmadığının da altını çiziyor.

* Sizi ilk nerede gördük? Oyunculuğa nasıl ve ne zaman başladınız?
1999 yılında Aşkına Eşkiya adlı diziyle başladım. Dizinin yapım ekibindeyken TGRT’nin sahibi Enver Ören beni gördü ve başrolü oynanamı teklif etti. Bu şekilde başladım. 13 dizi ve 3 TV programıyla bugünlere kadar gelindi...

* Canlı Yayın adlı tiyatro oyununda rol almanız için teklif nasıl geldi ve neden kabul ettiniz?
Ağustos ayında TRT’de oynadığım dizi bitti. Hemen ardından yönetmenimiz Bora Severcan teklifi getirdi. Benim için ilk olarak yönetmene inanmam çok önemli. Oyun zaten daha önceden bildiğim Popcorn’un uyarlaması. Kadroda Volkan Severcan ve Ayşen Gruda’nın olması çok önemliydi. 5 ay süreyle prova yaptık.

* Tiyatro ve dizi oyunculuğu arasındaki fark nedir?
Tiyatro, seyirciyle birebir karşı karşıya olduğunuz, hata kabul etmeyen, salt oyunculuğun sergilendiği er meydanı. Dizide ise olmazsa tekrar şansımız var. Çok iyi bir yönetmen, iyi oynayamayan birini ekranda iyi gibi gösterilebiliyor ama tiyatroda iyi oyuncuysanız iyisiniz, kötüyseniz kötü...

Masum yüzüme rağmen seksi bir kadını oynamak zor oldu

* Örnek aldığınız oyuncular var mı?
Zerrin Tekindor, Yiğit Özşener son zamanlarda çok beğenerek izlediğim oyuncular.

* Oyunda striptiz ve öpüşme sahneleriniz var. Başlangıçta “Acaba becerebilir miyim” korkusu yaşadınız mı? Striptiz sahnesi için ne kadar çalıştınız?
Evet. Striptiz sahnesi yani külotlu çorabı çıkartma sahnesi başlarda beni çok zorladı. Yapamayacağım dediğim günler bile oldu. Menajerim Tümay Özokur çok destekledi ve kendisiyle “Yapacaksın, en iyisi olacak. Sana güveniyorum. Pes etmek yok” diye uzun telefon konuşmaları yaptık. Yeri geldi, sahnede ağladım. Ancak çok çalıştım.

* Öpüşme ve striptiz sahneleriniz çok fazla konuşuldu. Bu kadar dikkat çekeceğinizi tahmin etmiş miydiniz?
Bu sahnelerin dikkat çekebileceğini ekibimle aramızda konuşmuştuk. Hazırlıklıydım tabii ama bu kadarını da beklemiyordum.

* Bir pişmanlık var mı? Bu sahnelerin oyunculuğunuzun önüne geçtiğini düşünüyor musunuz?
Kesinlikle pişman değilim; çok zor bir rolü ustalarla birlikte oynuyorum. Sonrasında çıkıp Ayşen Gruda’yla birlikte elele selam veriyorum; tam aksine mutluyum.

* Yüzünüzün masum olması dezavantaj mı?
Evet, benim masum bir yüzüm var. Zaten zor olan da bu yüzün içinden oynadığım Sevda Işık karakterini çıkartabilmek. Rol ve oyun tabii ki basında yer alan karelerden ibaret değil; gerilim, şiddet, medya, sanat camiasının çalkantılı ilişkileri, seri katiller... Oyun çok tempolu, adrenalini yüksek, aynı zamanda düşündüren bir oyun. Seyirci hem gerilecek hem gülecek. Çıktığında da düşünecek.

* Bu kadar masum bir yüzünüz olduğu için yani vamp görünmediğiniz için mi acaba dikkat çekti bu sahneler?
Masum yüzlü diye tarif edilen birinden Sevda Işık gibi hırslı, seksi ve bunu kullanmayı çok iyi bilen FHM’e poz vermiş ama oyunculuğunu ispatlamaya çalışan kadını çıkartmak zordu. Fakat çok çalıştım. Dediğim gibi yeri geldi, ağladım ama sonunda aldığım alkış hepsine değdi. Ben tiyatroyu çok sevdim, bundan sonra da dizilerin yanısıra tiyatro devam edecek. Sahne tozu yutuldu bir kere kopması zor. (gülüyor)

Burnumu estetik zannediyorlar ama değil

* Sizce “Ben de varım” demek için, dikkat çekmek için cesur rollerde oynamak şart mı?
Oyunculuk cesaret isteyen bir şey. Benim 12’nci yılım, öpüşme sahnem hiç yok (Emre Altuğ ile çektiğimiz Sensiz Olmuyor’daki minik buse dışında) Onda bile nasıl zorlanmıştım. Şimdi sahnede nasıl bir karakter canlandırıyorum; demek ki büyüyorum. Doğru olan da şu an yaptığım. Bir rolün ya tam hakkını vereceksin ya da bu işi yapmayacaksın.

* En beğendiğiniz ve beğenmediğiniz yönleriniz?
Sevmediğim özelliğim, çok zor güveniyorum. Sevdiğim özelligimse kindar olmamam. Fiziksel olarak kendimle barışığımdır. Burnumu beğenirim, estetik sanılır ama değil.

* Hayaliniz nedir?
İleride ödül almış bir oyuncu olmak isterim. Ödül oyuncunun tacıdır. Oyunda Zuhal Olcay’ın Altın Portakalı’yla oynuyoruz. İnşallah ileride benimkiyle oynarız...

Sadece bir defa aşık oldum o da 15 yıl önceydi

* Evlilik size ne kadar yakın? Evlenmek ve çocuk sahibi olmak için kafanızda bir tarih var mı?
Evlilik 17 yaşımdan beri en çok istediğim şey. Bebekse en büyük hayalim. En yakın arkadaşım Selin’in doğumundaydım ve o anı yaşamak beni daha da şevklendirdi ama tabii bunun için bir koca adayı gerekiyor. O da şu anda yok (gülüyor)

* Aşık olunca “kendinizi fazla kaptırdığınızı” söylemişsiniz. Hâlâ öyle misiniz; aşkı nasıl yaşarsınız?
Bir kere aşık oldum.
O da 20 yaşında Enis diye bir erkek arkadaşımdı. Bir daha da hiç aşık olmadım.
Aşk o yaşlarda yaşanıyor ve gerçekten bir kere
oluyor. Sonra olgunlaştıkça yerini sevgi, güven,
emek alıyor.