Manifestom II

Haberin Devamı

Sevgili dostlar, dün birinci bölümde Cumhuriyet öncesinden bugüne, bu topraklar üzerinde “tek dişi kalmış Batı” veya “Roma’nın” oynadığı oyunları aktarmış ve “Cumhuriyet sonrası dönemi” bugüne bırakmıştım.

Sizlerden birçok mesaj geldi. Tespit aynı; “...Türkiye’nin bugünkü gerçeklerini tespit edelim, Cumhuriyet sonrası döneme sonra geçelim...” diyorsunuz...

Haklısınız. İşte “eğmeden, bükmeden” bugünün Türkiyesi...

* Bölücü terör ve irtica tehlikesi “aklileştirilmiş” bir şekilde “ülkenin özüne sızmış”.

* “Ülkeyi bölelim veya Cumhuriyeti yıkalım” diyenler “beyefendi” muamalesi görüyorlar.

* Halk “ekonomik olarak sindirilmiş” ve “kafası dağıtılmış”!

* Sermaye piyasasının yüzde 72’si yabancıların elinde.

* Bankacılık sektörünün yüzde 51’i yabancı kontrolünde.

* “Düşük kurun” nedenleri ile sonuçlarını ayırtedebilecek “finansal entelektüel” birikim yok.

* Yabancı “manipülasyonlu” dolar kuru, son marjinal kuruşu da “kâra” çevirince aniden yüzde 50’ye yakın “artabiliyor”, sonrasında düşüyor. “Hep ezilen yerli halk”!

* Siyasetçi, “finansal entelektüel” zümre eksikliğinden faydalanarak “sıcak paranın yarattığı” kısa süreli “cenneti” siyasi rantını maksimize etmek için kullanıyor. Yine “arada kalan yerli halk”!

* “Ekonomi IMF’ye”, “dış siyaset Avrupa Birliği ve Amerika’ya endekslenmiş”!

* IMF ile o milletin menfaatlerini korumak adına pazarlık etmesi gereken bakan bile aynı zamanda İngiliz!

* Üretim refleksleri kaybolmuş, sıcak paranın bastığı kur ile “üreten dinamikler” ithalatçı olma yoluna girmiş!

* Dış politikada alınması gereken kararlar, güvenlikte atılması gereken adımlar, devletin en yetkili makamlarında “Aman piyasa bozulmasın” diye gecikiyor!

* Vatandaşların yabancı bankalara borcu 50 milyar doları geçmiş!

* İç ve dış borç son 5 yılda dolar bazında “defalarca katlanmış”!

* Yılda ödenen faiz, bütçe içinde “eğitim ve sağlık” harcamalarının 10 katı!

* Sıcak para, ülkenin “ekonomik reflekslerini” çürütürken “kısa vadeli sonuç ortaya çıkmıyor” diye “ana dinamikler” analiz edilemiyor!

* “Avrupa Birliği ne der?” kaygısı ile Hava Kuvvetleri terörist unsurlara karşı zaman zaman kullanılamıyor! ABD izin verirse “PKK vuruluyor”!

* 15 askerinin öldüğü gün en yetkili ağızdan “Sayın Başkan ile 1 ay sonra görüşeceğim, gerekeni yapacağız” açıklaması yapıyor! Barzani bölgede “kral gibi konumlanıp, Türkiye’ye kafa tutuyor”!

* Yabancı güçler ve içerideki uzantıları tarafından TSK sürekli yıpratılıyor. Halkın “yıpratma” sürecini algılaması “çeşitli oyunlar” ile engelleniyor!

Ve en kötüsü “taşlar bağlanıp, köpekler serbest bırakılıyor”!

Yarın “Cumhuriyet sonrası oynanan yabancı senaryolu oyunlar” ile devam edeceğiz!

DİĞER YENİ YAZILAR