Tülay Gürler Kurtuluş

Tülay Gürler Kurtuluş

-

Zülfü Livaneli ve edebiyat

Haberin Devamı



Edebiyat güzeldir. Seviyorsanız... Sevmiyorsanız ne kaybettiğinizi, nasıl bir zenginliğin, keyfin ve hazzın dışında kaldığınızı da anlatmak boş işle iştigalidir.

Bu, bir yemeği yerken lezzettinin tadına doyamamak, bir şarkı dinlerken anıların derinliklerine dalıp yaşamak, bir enstrüman çalarken, bir tuvale fırçayla yeni boya darbeleri vururken, olmayanı var etmenin zevkini yaşamak gibidir.

‘Niye edebiyatı seviyorsun ya da sevmiyorsun?’ diye bir soru da yoktur tabii...

Zülfü Livaneli, bir sohbetimizde bana, ‘Ben edebiyatı seviyorum, yazı yazmayı seviyorum,’ demişti.

Teveccüh olarak dinledim elbette bunca yıllık gazeteciliğini, ama aslında demek istediği doğruydu. Gazeteciliğinin içinde yaptığı, tadına doyulmayan denemeler yazmaktı.

Deneme, sonucu da olmadığı için yazarın herhangi bir konuda yazdığı, yazarken de önce kendi kendiyle söyleştiği yazılar... Bu sebeple hangi konuda, ne şekilde kalem oynatmak isterse insan öyle yazabiliyor yazısını. Deneme, bir yazarın en çok kendi olduğu yazı...

Buna izin veren de edebiyatın kendisi...

Her yazı edebiyat değil, edebi olarak anılan her eser bize göre değil belki.

Ama Zülfü Livaneli’nin Doğan Kitap’tan çıkan ‘Edebiyat Mutluluktur’ başlıklı denemeleri, bu gazetede yazdığı edebiyat ağırlıklı köşe yazılarının toplamı... Bir yazarı her gün ya da her hafta bir gazetede okurken o yazıda ele aldığı konulara dikkat ediyoruz. Belli konu başlıklarıyla bu yazılar karşımıza bir kitap olarak geldiğinde o zaman aynı yazıları daha büyük bir farkındalık ve keyifle okuyoruz. Edebiyatı seven, denemeyi seven ve Zülfü Livaneli’nin kalemini seven biri olarak ben bu kitap için kendime özel bir zaman ayırdım.

Kitap çıkalı bir ayı buluyor , haberi çoktan geldi, kitap raflarında yerini çoktan aldı.

Çok satanlar ve yeni çıkanlarla sınırlı kalmayacak, edebiyat köşesinin deneme raflarında yıllar boyu ulaşılacak bir kitap olacak. En güzel tarafı da bu.

Kaba tabirle her zaman okunan ve okutan kitap, aslında edebiyat...

Edebiyat zevki dediğimiz o zevke bizi ancak böyle usta kalemlerin özenli ama bir o kadar da doğal yazıları ulaştırabiliyor. Hem kendimizden bir şeyler buluyoruz, hem bilmediğimiz ayrıntıları öğreniyoruz hem de canımız ne zaman kitabın içinde bir denemeyi okumak istese onu elimizin altında buluyoruz. Bu alışkanlık; tanıdık bir ses duymak, komşuda bir beş çayı içmek, gitmekten çok zevk aldığınız bir yerde yemek yemek, yakın bir dostu özlemek gibi sıcak ve sizin olna bir duygudur.

İhtiyaçtır edebiyatı seven için.

Haber yazısı, inceleme yazısı ya da makale okumak ona bir süre sonra yetmeyecektir.

O, edebiyat denen sınırsız sudan bir bardak alabilemenin tadına varmayı isteyecektir.

Edebiyat güzeldir.

Zülfü Livaneli’yle farklı bir güzel olmuş.

DİĞER YENİ YAZILAR