Tülay Gürler Kurtuluş

Tülay Gürler Kurtuluş

-

Yılbaşı yaklaşırken...

Haberin Devamı

Yeni yıl geliyor.

Yeni yıl gelirken tartışmalarını da beraberinde getiriyor.

Yıl başında yeni yılın gelişini kutlamalı mıyız? Yanlış bir iş mi olur bu yoksa günah mı?

Birbirimize hediye almalı mıyız?

Bu cümleleri duymaktan çok sıkıldım. Neredeyse adından korka korka söz edeceğiz yeni gelen senenin. Noel başka, yıl başı başka. Bir kere burada anlaşmak lazım.

Her yılın 25 Aralık tarihinde İsa'nın doğumunun kutlandığı Hristiyan bayramına Noel denir. Ülkemizde Hristiyan dinine mensup olanların kiliselerde ayinlerle ve evlerinde özel yemeklerle kutladıkları bir bayram, dini içerikle dolu bir gecedir. Bu kutlamalar, 24 Aralık'ta Noel arifesiyle başlar ve bazı ülkelerde 26 Aralık akşamına kadar devam eder. Bazı Ortodoks Kiliseleri, 6 Ocak'ı Noel olarak kutlarlar. Çünkü bu tarih Jülyen takviminde 25 Aralık'a tarihine denk düşer. Bazı ülkelerde bu bayram tatili yıl başı tatiliyle birleşir. Çocuğunuz Avrupa menşeili özel bir okulda okuyorsa tatillerini de bu düzende yapıyor demektir.

YENİ BAŞLANGIÇ DEMEK

Her dinin kendine özgü kuralları, ritüelleri vardır. Farklı törenler ya da şekiller içerse de hepsinin amacı aynıdır: En iyisini dilemek...

Aralık ayı girer girmez ister adına pazarlama politikası deyin ister Batı’ya özenti; her yer ışıl ışıl olur bir anda. Vitrinler, sokaklar ışık içinde kalır. Kapkaranlık olan ve ne yapılırsa yapılsın bir türlü aydınlık olamayan şehirlerimiz, bir anda bir mücevher gibi parlamaya başlar.

Ama büyük ama küçük, yakınlarımıza bir şeyler almak için sokakları arşınlamak; küçük dükkanlarda sıkışıp kalmış güzellikleri keşfetmek, soğuyan havalarda bu vesileyle bir kafeye sığınıp sıcak bir kahve yudumlamak, son derece keyifli bir süreç...

Yeni bir yıl, yeni bir başlangıç demek...

Takvim, 31 Aralık’a yaklaştıkça insanın içini tatlı bir heyecan kaplar, tarifi mümkün olmayan, küçük ama hep var olan kıpırtı duyar içinde.

Bütün bir yıl yaşadıkları bir film şeridi gibi geçer aklından. İyi olanlar süzülür gelir, kötü olanları ise hemen unutmak ister insan.

ÜMİTTİR AYAKTA TUTAN

Ve içinde ne sakladığını hiç bilemediği yeni yılın ona neler getireceğinin tatlı ve heyecanlı bekleyişiyle bu ayı yaşarız.

Bu sebeple de kimin, hangi gün, neyi, nasıl ve ne amaçla kutladığının, beklediğinin, bu konuyla ilgili ne dediğinin bir önemi kalmaz.

Ümittir insanı ayakta tutan.

Bilmediğinin içindeki gizemi beklemek, onu merak etmek, onu ummaktır. Sevinmek, mutlu olmak, daha iyisine ulaşmak, mutlu etmektir.

31 Aralık’ta kutlanacak olan da sadece yeni yılın gelişidir.

Yakınlarla yenecek bir yemek, yeni yıl girerken kalpten dilenecek güzel bir dilek, güzel bir müzik, küçük armağanlar ve aile büyükleriyle bir araya gelmek için güzel bir fırsattır yıl başı.

Güzel şeyler dileyerek yaşamanın hiçbir zararı yoktur.

Miladi takvimi kullandığımız sürece bizim için yılın son günü 31 Aralık, ilk günü de 1 Ocak’tır.

Ne yapalım, değilmiş gibi mi yapacağız?

Tabii ki bekleyeceğiz yeni gelen, bizim için neler getirdiğini...

DİĞER YENİ YAZILAR