Yaz geldi. Deniz kenarında, havuz başında, sıcak öğleden sonralarda, hepimizin sıcak sohbetli tatlı dostlara ihtiyacı olacak... Kitaplar, işte bu tatlı sohbetler için tam da biz okuyuculara göre değil mi?
Harfler ve Notalar

Everest Yayınları, 167 sayfa, 15 TL
Hasan Ali Toptaş’ın şahane denemeleri var bu kitapta. Size bırakıyor paylaştıkları hakkında yorum yapmayı... Harfler ve notalar, edebiyat ve müziğin yapı taşları… Peki ya hayatın yapı taşları?
Kitabın en güzel yanı, “Okuyucuya Mektup” adlı bir bölümle başlaması…. Bu bölüm bir deneme gibi görünse de doğrudan biz okurlara yazılmış bir mektup… Bir yazarın gözünden okuru anlatıyor, o kadar gerçekçi bir kalemle anlatıyor ki yazarın duygusunu, hemen denemelere geçmek ve hangi konuda neler yazdığını görmek için sabırsızlanıyorsunuz.
İngiliz Edebiyatı’nın dikkat çeken yazarı

Yabancı Yayınları, 356 sayfa, 22 TL
Anuska Knight’in kaleme aldığı “Sen Gittiğinden Beri” hem eğlenceli, hem düşündürücü, hem de sürükleyici bir aşk romanı. Bir pasta dükkanı işleten güzel Holly’ nin hayata tutunma ve ondan zevk alma çabası… Holly, karşısına çıkan erkekler ve sonunda hayatta gerçekten aradığı insanı bulduğu zaman vereceği kararla okuru, çok hoş bir yolculuğa çıkarıyor. İngiliz Edebiyatı’na yeni katılan bu genç yazarın kitabını Sema Karagür Avcıl Türkçe’ye çevirmiş. Tatlı bir aşk hikayesi…
Hayatı ve aşkı sorgulayan kitap

Olimpos Yayınları, 176 sayfa, 15 TL
Servet Saygınoğlu, “Bizim Tanışmamız Lazım” adlı kitabında zamanı, hayatı ve aşkı sorguluyor. Hayatın geçici kandırmacası içinde, kaybolup giden zamana sığmayan aşklardan söz ediyor.
Her sayfa başka bir açılım, başka bir hesaplaşma, karar verme…
İddialı bir isme sahip bu kitap, iddialı ama bir o kadar da tanıdık gerçekliklerden söz ediyor.
“Kadın geldiği yere renkleriyle gelir,.. Onun olmadığı bir hayatın içinde siyah, beyaz ve griden başka renk yoktur. O renkleri aradığın insanla bir gün bir yerde mutlaka karşılaşacaksın. Çok istediğin zaman olmaz ama kalpten istediğin zaman olur.” yönlendirmesiyle başlayan bu kitap, insanın kendisiyle yapılan şahane bir hesaplaşma…
Sonlandırılamayan sevdaları anlatıyor...

Destek Yayınları, 208 sayfa, 15 TL
Ahmet Demir’in “Noktasızdır Sevmek “adlı kitabının ön sözü çok ilginç bir cümle ile başlıyor:
“Küçük bir itirafla başlamak istiyorum; Bu kitabı ben yazmadım. Peki yazabilir miydim? Cevap vereyim: Haddime düşmezdi! Sebebi şu ki yazmak gönlün işidir. Kalptir kelimelere dokunan ve o kelimeleri anlamlı kılan. Bu yüzden bu kitabı sahiplenemiyorum, sizin de merak edeceğiniz gibi ben de bir sayfa sonra ne olacağını merak ederek dokundum harflere.”
Kitabına sahip çıkmayan bir yazarın, hayata bu kadar sahip çıkarak bir kitap yazmış olması elbette tesadüf değil… Yazdıklarımız; yaşadıklarımız, biriktirdiklerimiz, dışarı vurmak istediklerimizdir.
Acaba yazar, yaşadıkları veya hayal ettiklerinin ne kadarını okurla paylaşmış? Kimsenin şahit olmadığı vazgeçişlerden, üzerine gelindikçe sığındığı limanlardan, defolup gitmek istediği gerçeklerden söz ettiği bu kitap, hiçbirimizin sonuna nokta koyamadığı sevdalardan söz ediyor.

