ARTIK, çocukluğu-muzdaki gibi olmasa da kalabalık bayram yemekleri hayal olmuş olsa da biz büyüdükçe aile büyükleri yavaş yavaş eksilse de bayram, bayramdır.
Ütülü mendilller, renkli lokumlar, parlak kağıtlı çikolatalar, yeni kıyafetler ve en önemlisi bayram harçlıkları demekti bizim için bayram... Şimdiki çocuklar içinse tatil demek...Büyüklerle yapılan kısa süreli telefon konuşmalarına sıkışan, bazen çoklu göndermeye uygun mesajlara sığmaya çalışan ya da zaten tatilde olunduğu için kutlanmaya değer bile bulunmayan üç gün demek...
Oysa bayramın hem dini hem sosyal çok önemli tarafları vardır. Bayram sabahı babaları namaza göndermenin ve onlarla beraber kahvaltı yapmak için beklemenin, bunun için özellikle erken kalkmanın keyfi vardır.
Sonrasında ailenin önce evdeki aile büyüklerinin elleri öpülür,tabii yeni ve temiz giysiler giyildikten sonra... Sonrasında ise diğer aile büyükleri ziyarete gidilir, uzaklardakiler aranır. İkinci günün sonu ve üçüncü gündeyse yaşça küçük misafirler beklenir.
Her evde bayram tatlısı yapılır. Gidilen her yerde tatlı yemekten şeker katsayıları tavan yapsa da Ramazan çıkışı yenen onca lezzetli tatlı, yapılan tatlı sohbetlerin temsilcisi gibidir. Ramazan Bayramı da dedğimiz Şeker Bayramının adı buradan gelmektedir. Tadı şeker gibi, ilişkileri şeker gibi, insanların sohbetleri şeker gibi olduğu için...Bu sebeple bu adını sanki daha çok severiz bayramın. Çocukluğumuzdan kalma bir alışkanlıkolduğu, bu şekerliği doya doya yaşadığımmız ve bildiğimiz için..
Bu bayram, üç gündür. Dini takvime göre Ramazan Bayramı, Kamer yılının dokuzuncu ayı olan Ramazan ayının ardından gelen Şevval ayının ilk üç günü boyunca kutlanır.Bu bayramla Ramazan ayında ay boyunca tutulması farz olan oruç da sona erer. Şeker bayramı, Ramazan ayını uğurlamış olmanın tuhaf hüznünü ve ardından kendi getirdiği şenliğin coşkulu beklentisini beraber yaşatır insana... Dinimize göre bu bayram aynı zamanda , Ramazan ayı boyunca edilen duaların kabulü sonucunda bağışlanmış olmanın bir kutlaması gibidir.
Bayramdan önceki gün yani bugüne arife denir. Bu sözcük, Arapça ,arafa sözcüğünden dilimize girmiş bir sözcüktür.Arafa sözcüğü de Arapça irfan yani bilme sözcüğünden türemiştir. Bilme anlamı, gelecek günleri haber verme, onların değerinin önceden farkına varma anlamlarıyla genişlemiştir.
Arife gününde anneler, bayram hazırlığı yaparlar. Tatile çıkacak olanlar,yolculuktadırlar. Tüm işletmelerde bayramın ayak sesleri duyulmaya başlamıştır. Vitrinler ona göre süslenir, fiyatlar ile bütçelerine göre yeniden düzenlenir ve bu sene olduğu gibi bayramın ilk günü pazartesi ise pazar günü olmasına rağmen arife gününde tüm dükkanlar açıktır. Çarşıyta ailece çıkıp alışveriş yapmak mümkündür.
Bayram, önce çocuklara gelir. Hemen her çocuk için bir yenilik vardır bayramda, önce onlar yaşar bayram sevincini. Onlar öğrenir hayatın özel ve güzel zamanlarının paha biçilmez değerini.
Bütün büyük dinlerde insanları bir araya getiren özel zamanlar vardır. Bu özel ve sene içinde sayılı olan zamanlarda sebep ve çıkış noktası ne olursa olsun en önemli nokta, ailelerin, dostların ve birbirini sevenlerin bir araya gelmeleri, aynı masada yemek yemeleri, bir fincan kahvenin, bir bardak suyun tadına beraber varmalardır.
Ülkemizde beraber yaşamaktan zevk alan, bunu bir zenginlik olarak gören farklı dinlerden vatandaşlar, bayramları da beraber yaşarlar. Dinler; toplumlara sevgi, saygı ve beraberlik getirdiği için,tüm inanalar bayramları beraber kutlamayı severler.
Bir bayramda renkli yumurtalar, çörekler; bir bayramda hamursuzlar, yumurtalı kekler; bu bayramda da şekerler, mendilller paylaşılır komşularla,dostlarla... Bayramlarımız, kim olduğumuzun,ne olduğumuzun ayrıntısında değildir. Bayramlar, önce insan olduğumuzu düşünmemiz gereken, büyük kutlama günleridir. Hepinizin bayramı kutlu olsun.
Yarın bayram...
Haberin Devamı

