Yarın okular açılıyor, şimdi biz büyükler hayatımızı daha kaliteli hale getirmek için kitaplara dönebiliriz...
Büyük dertler dilsizdir…

Sinan Akyüz’e en çok Aşk Başa Evde’de hayran olmuştum. İyi ki fotoğrafçılığı bırakmış ve yazarlığa devam etmiş diye düşünmüştüm. Son kitabı Yağmurun Gelini’ nde de aynı şeyi düşündüm.
Bazı insanlar, sadece yazmalı… Çünkü onların yaptıkları hiçbir zaman sadece yazmak olmuyor yazdıkları zaman… Hayata dair ne varsa imbikten geçirmişçesine seçip koyuyorlar önümüze. Bize de okuyup hayatla ilgili çıkarımlarda bulunmak, bulduklarımızı hayatımızla özdeşleştirmek ya da ikisinin farklı yönlerini keşfetmek kalıyor. Bu defa, Delal ve Şiyar’ın hikayesini anlatmış yazar… Gerçek bir hayat hikayesinden yola çıkılarak yazılan romanın konusu hakkında ipucu vermeyeceğim. Sadece, gelinin ata binip ya kısmet, dediği andan itibaren yaşayabilecekleri üzerine nefis bir kitap diyeceğim size… Mutlaka okuyun.
Bayrampaşa’dan Berlin’e...

Kadınlar, aşk romanlarının her zaman baş kahramanı olmuşlardır. Neredeyse tamamında önce kadının hayatı, duyguları, yaşadıklarıyla başlar roman. Bu romanı da yazan kişi de aşk romanlarının baş kahramanları gibi bir kadın. Henüz yirmili yaşlarının başında… Pinkfreud takma adıyla yazıyor kitaplarını ve adının bilinmesini istemiyor. İşin ilginç yanı, bu gizeme okurken gönüllü olarak dahil oluyor ve bir yandan da bu kadar net ve zamanı yakalamış romanları kim yazıyor acaba diye düşünüyor insan.
Türk Kızının 50 Tonu, oldukça değişik bir kitap. Birbiriyle yan yana bile gelemeyecek iki kişinin, Pelin’le Ali’nin hikayesini anlatıyor.
Bir aşk, nasıl olur da insanın kendi kendini cezalandırma şekli olur, okuyun, karar verin.
Müzik ve sözler…

Hepimizin, her yaşına hitap eden, ezelden ebede kadar aşkı anlatacak olan bir isim…Şahane yazıyor, nefis besteliyor… Onda, kimsede olmayan başka bir tat var. Bir aşina hal, tanıdık bir heyecan, katlanması insana tuhaf bir keyif veren bir hüzün… Yaşımız ilerledikçe daha da anlam kazanıyor yazdığı şarkılar. Hepsi birer şiir niteliğinde çünkü. Şarkıların hikayesi var, bizim hayatlarımızdan alınan.
Eksik Şiir, aşk ve sevgi, tutkularımız, vazgeçişlerimiz ve hep yeniden umutlanışımız üzerine bir kitap. İnsan olmakla ne kadar kırılgan olduğumuzu, ama her şeye rağmen yaralarımızı sarıp ayakta durabilecek güce sahip olduğumuzu kanıtlıyor. Bu nasıl bir yürek, nasıl bir akıl, nasıl bir kadın, bir kere daha düşünüp, bir kere daha hayran kalacak, anılarınıza yolculuk yapacaksınız kitabı okurken…

