Tülay Gürler Kurtuluş

Tülay Gürler Kurtuluş

-

Sevgiliye “Sen bir şarkısın” demek

Hiçbir şiir, hiçbir şarkı sözü tesadüfen yazılmaz. Yazılmamalı da...

Haberin Devamı

Çünkü aşk zorla hissedilme, özlem de acı da... Altın Kelebek Ödülleri gecesinde ödül alan pop müzik sanatçısı Göksel, çok doğru bir noktaya değinmişti:
“Aşık oluyorsunuz, acı çekiyorsunuz, şarkı yazıyorsunuz, ödül alıyorsunuz.” Doğru. Çünkü sahiden içinde düşülmüş bir aşk, sahiden çekilmiş bir acı, sahici şarkılar yazdırıyor insana. Bunu da en çok o aşka düşen, o acıyı çekenler anlıyor ve hiç tanımadıkları bir söz yazarıyla o sözlerde bir araya geliyor. Şarkı sözü yazmak, bu kadar mucizevi ve büyülü bir şey... Bu büyülü sözleri kulağımıza yıllardır fısıldayan Berkant’ı bu hafta içinde son yolculuğuna uğurladık. İnsanlar aramızdan ayrılırlar, ama sesler ve sözler sonsuza kadar yaşar. “Dudaklarımızdan yıllarca düşmez.” Bir kadına övgüler düzen İngilizce şarkı “Oh Lady Mary”, David Alexander Winter’ın ve Dalida’nın sesinde hayat bulmuş, bir dönemin klasikleri arasına gireri. 1967 yılında Berkant’a ‘Çok güzel bir parça var, okur musun’ diye sorduklarında sanatçı, Samanyolu’nun sözü ve müziği ile gerçekten o dönemin her yaş grubuna hitap edecek nitelikte olduğunu görür. Teklifi kabul eder ve şarkının düzenlemesini yapar. Samanyolu da sevgiliye “Bir şarkısın sen...” diyen tek şarkıdır, pop müziğimizde. Sevgili, sevdiğinin gönlünde bir şarkının güzelliği, kalıcılığı, yumuşaklığı, samimiyeti ile sonsuza kadar yaşayacaktır.
Sanatçılar şarkıları kendileri için yazar
Bir aşkın sonsuzluğunu, bitmeyen bir şarkıya benzetmek, ne kadar ince bir hissin ürünüdür.
Şarkıların sözleri, tanımadığımız insanların bizim yaşadıklarımız için, bizim hissettiklerimiz için, bize söyledikleri sözlerdir. Onlar şarkıları önce kendileri için yazarlar. Şarkı söylensin, çalınsın kaygısından çok, şarkı hayatı, sen’i, ben’i, insan’ı anlatsın duygusuyla yazıldığında “ömür boyu sürer.” Berkant’ı bize bu kadar çok sevdiren beyefendiliği, aile yapısı, aldığı terbiye, sahip olduğu görgü ve şarkı söyleyişindeki asaletle, şarkılarındaki sahiciliktir. Çünkü bu toplumun insanı gerçek olanı sever.
İster pop müzik olsun, ister halk, ister sanat müziği, hatta adına arabesk denen ve pek çok çevrenin de adına karşı çıktığı müzik olsun, içlerinde seçilmiş ve dillerden düşmeye şarkıların en temel gerçeği, gerçek oluşlarıdır. Özlemi, acıyı, sevgiyi, ayrılığı, aşkı sıradanlaştırmadan anlatan şarkılar; müzik, ritim ve teknik kaygıları bir yana bırakarak dinleyiciyi söz ve müzikle aynı anda buluşturan şarkılar sonsuza kadar yaşıyor.
Bu sebeple Berkent gibi, Fecri Ebcioğlu gibi, Fikret Şeneş gibi, sevilen müziklere, nabız tutup Türkçe ile yeniden can veren, dili bir nakış gibi işleyen, kabalaştırmayan, yozlaştırmayan, bozmayan, ona yepyeni anlamlar yüklemeyi başaran, sade bir şahanelik katan yorumcular ve söz yazarları da sonsuza kadar yaşarlar.

DİĞER YENİ YAZILAR