Şehirlerin, ayrı hikayeleri vardır. Onlarda yaşayanlara, onlara şöyle bir uğrayanları, onları gezip görenlere kattıkları... Fotoğraflarına, biriktirdiklerine ekledikleri... Merak duygusu, insandaki en eski özellik... Merak ettiği her yeri, her ayrıntıyı görmek, öğrenmek ve bilmek ister. Bu sebeple de önce meraklı kaşifler, arkasından seyyahlar; dünyada nerelerin olduğunu arayıp bulmaya ve onları başkalarına anlatmaya soyundular. Bu bir meslek oldu neredeyse, meraklarından dolayı tarihe geçtiler.
Bugün; kısa ya da uzun seyahatlerle dünyanın nasıl bir yer olduğunu, nerelerine neler gizlediğini merak ederek yollara düşen ve özellikle de büyük şehirlerin ara sokaklarını, küçük kahvelerini, minik butiklerini, tarihi eserlerini, neyle ünlü olduklarını merak eden milyonlarca insan turizm denen sektörü ayakta tutuyor.
İngiliz Telegraph gazetesi okurları, tam da bu özellikleriyle, dünyanın en güzel yirmi şehrini belirlemiş. Bu ülkeler arasında tabii ki İstanbul da var. On birinci sıraya yerleşen İstanbul’un çok eski ve masal tadında bir geçmişi var. Bu masal, büyük imparatorluklar, savaşlar, zaman şenlikler eklemiş kendine...
Farklı uygarlıklara beşiklik etmiş ve bugüne bizim de onu yok etmek için hem mimari hem de sosyal yönden gösterdiğimiz sonsuz çabaya rağmen dimdik ayakta kalmış, hiç yaşlanmamış bir şehir... İstanbul’un önüne ve arkasına sıralanmış birbirinden nadide değerde şehirler var listede: Viyana, Berlin, Hong Kong, Boston, Melbourne, Krakow, ST. Petersburg, Sevilla, Barcelona, Roma, Floransa, Rio De Janeiro, Tokyo, New York, San Francisco, Sidney, Venedik, Vancouver, Cape Town listedeki diğer şehirler... Hepsinin İstanbul kadar eski olan ya da olmayan geçmişleri ve yepyeni gelecekleri var. Yine de ve illa da İstanbul... İstanbul; mavi su parçası, yeşil koruları, camileri, kiliseleri, sinagogları, müzeleri, sarayları, kasırları, köşkleri, yalıları ve birbirinden güzel kıyılarıyla iki yakası boğaza bakan, iki kıtayı bir araya getirdiğini bilen ama bunun farkında değilmiş gibi davranan, ibrişim işlemeli, ipek dokulu; baharat, su ve yosun kokulu bir şehir...
Bütün yaptıklarımıza rağmen, dünyanın en güzel yirmi şehri arasına girmeyi başardığı için tacı, onun başına takmak gerekiyor.

