Tülay Gürler Kurtuluş

Tülay Gürler Kurtuluş

-

Sahibinin sesi...

Haberin Devamı

Veli’nin oğlu olarak 13 Nisan 1914’te dünyaya gelen Orhan, küçük bir çocukken elbette bilemezdi Türk Şiir dünyasında bir çığır açacağını...
“Şiir yazma hastalığı hep güzel havalarda nükseden” bir genç şair olarak Türk Edebiyatı’nda sadeleşmenin babası olmayı ve neredeyse herkes tarafından bilinen bir şair olmayı, kısacık ömrüne rağmen başarmış bir edebiyatçıdır.
Ispanağı çok sevdiğini, puf böreğine bittiğini, sevgilisinin adının bulunması işini edebiyat tarihçisine bıraktığını yine kendi şiirinden öğreniyoruz.
Hayatla dalga geçen ama onu bir o kadar da ciddiye alan bu gelgiti bize olabildiğince sade bir Türkçe ile anlatan, evimizin insanı kadar samimi, en yakın arkadaşımız kadar sırdaş, çok iyi tanıdığımız eski bir dost kadar içtendir şiirleri...
Yapı Kredi Yayınları yine çok güzel bir iş yaparak Orhan Veli Kanık’ın şiirlerini kendi sesinden oluşan bir CD ile birlikte şahane bir cilt kapak içinde bir araya getirmiş.
“Beni Bu Güzel Havalar Mahvetti” adıyla yayınlanan kitabın kapağında Orhan Veli’nin güzel bir havada bir parkın bankında güler yüzüyle oturuken çekilmiş bir fotoğrafının izi var.

Kendi sesinden bir şair

Kitabın önsözünde bu çalışmanın ayrıntılarını anlatan Raşit Çavuş, kayıtların bir evde, bir yılbaşı eğlencesi sırasında yapılmış olabileceğini düşünüyor. Makara bantlara yapılmış bu kayıtların başkaları tarafından dinleneceği ihtimali pek düşünülmemiş olacak ki kayıttta arka plandaki aile ortamının gürültüleri ve mırıldanmalar çok net duyulabiliyor.
Bir şairin şiirlerini kendi sesinden duymak kadar güzel ve ayrıcalıklı bir edebiyat zevki olamaz.
Onunla aynı masada oturur gibi, onun yüzüne bakar gibi, onunla yarenlik eder gibi hissediyor insan kendini.
Orhan Veli’nin en önemli özelliği söylemek istediği her şeyi olduğu gibi, içinden geldiği gibi, kişisel tavrı da bu olduğu için dümdüz söylüyor olmak... Bu dümdüz ifadenin içindeki renkli kişililk onu şair yapmaya yeten tarafı.
1936-37 arasında yayımladığı şiirlerinde, Fransız sembolist şairlerinden Baudlaire, Verlaine, Rimbaud gibi önde gelen sembolistlerden daha sonra da Ahmet Haşim ve Cahit Sıtkı gibi dönemlerine damgalarını vuran şairlerden etkilenmiş sonra da kendi sesini yalkalamış ve o sesi şiirleriyle bugünlere taşımıştır.
Orhan Veli pardesüsü, elindeki sigarası, önündeki rakı bardağı ve seçtiği bohem yaşamı ile kısacık ömrüne sayısız şiir sığdırmış ve bu şiirleri aynı kitapta vne yazık ki ölümünden sonra okuyucusuyla buluşmuştur.
Bu kitapta şairin şiirlerini okurken arada şiirleriyle ilgili yaptığı kısa ve samimi cümleleri de okumak mümkün:
“Başlıyorum.
İlk şiir “Güzel Havalar”
Eski bir şiir.
GÜZEL HAVALAR
Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti
Beni bu güzel havalar mahvetti.”

DİĞER YENİ YAZILAR