Tülay Gürler Kurtuluş

Tülay Gürler Kurtuluş

-

Protokol işi

Haberin Devamı



Kimlere İstanbul beyefendisi denir? Hani her yere, döneme, yaşa ve duruma uygun davranan, nezaketi asla elden bırakmayan, özellikle de hanımlara hemcinslerinden farklı davranma becerisi gelişmiş, Türkçesi düzgün, konuşurken anlatım bozukluğu yapmayan, gülümsemeyi bilen, davranışlarında aşırıya kaçmayanlara...

İstanbul’da “beyefendi” olarak yaşayanlar bugün ya yaşı ilerlemiş, güngörmüş, tecrübeli kişiler ya da eski siyasetçiler... Hatta onların içinde bile bu eski tanıma hatta artık sıfat olarak düşüneceğimiz bu tanıma uymayanlar var.

Toplu taşıma araçlarına binerken ya da onlardan inerken hanımlara öncelik tanıyan, onlara yerlerini veren, her gün aynı güzergahta yol arkadaşlarıyla selamlaşmayı seçen, iş yerine girer girmez güne günaydın, sözcüğüyle başlamayı nezaket sayan ve bunu önce kendi için yapan çok az erkek kaldı günümüzde.

Eskiden bu beyefendiler; devlet kaleminde yani memuriyetinde çalışan, gelir düzeyini asla anlayamayacağınız çünkü günün hangi saati olursa olsun mutlaka takım elbise giyen ve kravat hatta dönemine göre şapka takan, kumaş mendil kullanan, artık sadece romanlarda ya da filmlerde kalmış kişilerdir.

Böyle yaşayan ve davranan insanlardan oluşan bir topluma ne kadar da hasret kaldık! Üstelik ne olursa olsun eski kültüre hala bağlı, gelenek görenekleri seven, sevgi ve saygının önemine inanan insanlarken...

Nezaket ve davranış kuralları öğrenilebilir daha da önemlisi öğretilebilir mi, diye düşünüp bir araştırmaya giriştim ve bir kitap buldum: Protokol ve Sosyal Davranış Kuralları.

1990 yılında Emekli Büyükelçi Şefik Fenmen tarafından kaleme alınmış bu kitapta, hariciyecilik görevinde bulunan ve yurt içi ya da yurt dışında sayısız davetlere katılmış, büyük şehrin nezaket kurallarını bilen bir beyefendinin yazılı ya da sözlü, şeklen ya da adına protokol denen kuralları bir arada topladığı kuralları buldum.

Onun tanımına göre protokol, develet ve diplomasi alanındaki törenlerde, resmi ilişkilerde ve sosyal yaşamda uygulanması gereken kurallar toplamıdır.

Güvenilir ve saygın olmak, terbiye sahibi, nazik ve zarif olmak da bu kuralları uygulamada olmazsa olmazlar...

Kişininn görünümü, kıyafeti, yerine göre giyinme becerisi, kültür birikimi ve altyapısının toplumda yer edinmesindeki öneminin altı çizilmiş. Yazılı ilişkilerde kullanılacak hitap şekilleri, kartvizitler, mektuplar, telefon görüşmeleri, davet düzenleme, düzenlenen davetlere katılma, oturma düzenleri, masa düzenlemeleri, hiyerarşiye uyum, davet sahibinin görevleri, davetlilerden beklenenler gibi ara başlıklarla kişinin ve toplum hayatının nasıl özelliklere sahip olması gerektiği anlatılmış.

Sonrasında da davetlere katılım dolayısıyla nasıl teşekkür edileceği konusunda fikirler verilmiş okurlara...

Günümüzde davet organizasyon şirketleri, işleri özel toplantılar düzenlemek olduğu için daha modern bir yaklaşımla bu kuralların bir kısmını uyguluyor. Bu davetleri seçkin ve farklı kılmak için davet sahiplerini yönelndiriyor. Ama iş, kişinin kendisinde bitiyor, kuralların varlığı yetmez, o kuralları gönüllü bir şekilde yerine getirmek, davranışları kalıp olmaktan çıkarıp içselleştirmek ve bir yaşam biçimi haline getirmek çok önemli. Ancak bu şekilde kişiden topluma yayılan bir anlayışla toplum daha saygın bir noktaya beraber ulaşabilir. Kitap çok zevkli... Şefik Fenmen, Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk döneminde Cumhurbaşkanlığı dairesinde protokol genel müdürlüğü görevini üstlenmiş. Çankaya Köşkü gibi en büyük ve önemli davetlerin verildiği bir çatının altında, biriktirdiği tecrübelerini de okurlarla paylaşmayı tercih etmiş. Sahaflara bir göz atın, bu incecik ama içinde çok önemli bilgiler içeren kitabı şansınız varsa bulursunuz.


DİĞER YENİ YAZILAR