Reşat Nuri Güntekin’in ölümsüz eseri Çalıkuşu yeniden dizi haline getirildi. Fahriye Evcen ve Burak Özçivit; devir, şahsiyet, eser üçgeni içinde değerlendirdiğimizde rollerine çok uyumlu birer isim olmuşlar. Gerçi romandaki Kamuran, sarışındır ama ekrana uyarlamalarda bu tür farklılıklar bizi rahatsız etmemeli.
Çalıkuşu, roman olarak okunduğunda çok kolay anlaşılan, Osmanlı'nın son döneminin ve savaş yıllarının bütün toplumu nasıl etkilediği konusunda dolaylı yoldan çok fikir veren, aile yapısına, insan ilişkilerine yumuşak bir üslupla yaklaşan, çok keyifli bir romandır. Öyle olmasa defalarca filme çekildiği halde ve özellikle Aydan Şener, Kenan Kalavlı son diziden sonra yeni bir dizi yapma kararını vermek çok zor olurdu.
Bu romanın filmde ya da dizide bu kadar başarılı olması, kitabın yaş farkı gözetmeksizin bu kadar çok satabilmesi ve her nesil tarafından keyifle okunması, öğretmenlerin okutulacak kitaplar listesinde neredeyse başı çekmesinin en önemli nedeni, Türk romanında “Feride” ile ortaya konan yeni kadın tipidir.
Feride, o dönem Türk kadınının yeni yeni uyanmaya başladığı bir zamanın modelidir. Yalnızca ev hanımı olmayan, aynı zamanda kolejde de okuyabilen, el işi de yapabilen, piyano çalan, yabancı dil konuşan, aşkının esiri olmayan, vatan toprağının her köşesinde görev yapabilecek cesaret ve kararlılıkta, gerektiğinde cephede erkeğiyle omuz omuza savaşan yeni Türk kadının modelidir.
Dizinin ilk bölümlerindeki gururuna daima yenik düşen; içli, şımarık, dürüst, hırçın ve bir o kadar da güzel ve sevimli olan bu genç kızın, gururunu bir kambur gibi sırtında taşımaktan bir türlü vazgeçmemesine rağmen, karakter olarak nasıl değiştiğini, kişilik yönünden nasıl geliştiğini, yaşam tecrübesinin ona neler katacağını ilerleyen bölümlerde göreceksiniz.
Hayatın aşktan ibaret olmadığını belki de en acı tecrübelerle deneyimleyecek Feride’nin bir süre sonra nasıl devleşeceğini, nasıl olgunlaşa-cağını ve hayatın getirilerini tüm asiliğine rağmen nasıl kabul edeceğini izleyeceksiniz.
Hedefi biz kadınlardık
Feride’ye bakarken aradan bunca yıl geçmiş olmasına rağmen, kadınların onu izlerken hala kendi iç dünyalarına döndüklerini; kendi yanılgılarını, kendi yenilgilerini, kendi aşklarını, gururlarını ve hikayelerini yazma kararlılıklarını sorguladıklarını düşündüm.
Zaman hangi zaman olursa olsun; kadının kendini sevdiğine, eşine, topluma ama en çok da kendisine daha iyi anlatma, onlar tarafından daha iyi anlaşılma ihtiyacı olmuş.
Belki de bu sebeple seviliyor Feride karakteri...
Belki de hepimizin onda kendinden bir şeyler bulabilişi bundan. Bu sebeple eskimiyor, bu sebeple her dönem okunuyor, izleniyor. Burada hüzünlü bir taraf da var tabii.
Yenilgileri, gururu, hedefleri ve hayatla olan kavgaları ile daha iyi başa çıkabilseydi günümüz kadınları, belki de o zaman yalnızca bir roman ya da dizi kahramanı olarak kalabilirdi Feride. Ama hala tanıdıksa, örnekse birilerine, o zaman kadınların hayatla kavgası henüz bitmemiş demektir.
Kavgası bitmeyen kadınların hepsi Çalıkuşu
Haberin Devamı

