Tiyatronun tozunu yutan kadın…
Dilek Türker…Önce İstanbul Şehir Tiyatroları'nda çalışmış, çalıştığı 13 yıl içinde iki kez en iyi oyuncu seçilmiş, Bu başarılarının üstüne Almanya’ya Goethe Enstitüsü'ne giderek sanatını geliştirmeyi seçmiştir.
Tiyatro Ayna’nın kurucusudur. Sayısız oyunda başrol oyunculuğunun yanı sıra sanat yönetmenliği de yapmıştır. 1998’de Devlet Sanatçılığı ve 15'inci Afife Jale Ödülleri'nde "Nisa Serezli Aşkıner Özel Ödülü'ne" layık görülmüştür. Türker’in yaşam öyküsü, Ragıp Ertuğrul’a ilham olmuş. Soytariçe, işte böyle doğmuş bir kitap. Güldüren, düşündüren, geliştiren oyuncuların, malzemesi yalnızca insan olan tiyatroyu nasıl eşsiz bir sanat haline getirebildiklerinin, yaşadıkları dönemi nasıl etkilediklerinin hoş bir yolculuğu bu kitap… (Tekin Yayınevi, 384 syf, 21.90TL)
Kadın sözcüğünün karşıtı nedir?
Yılmaz Özdil’e göre kadın sözcüğünün karşıtı erkek değildir, adam…Çünkü her kadın kadın; ama her erkek, adam değil. Önce Kadın’ı yazdı; kadınları anlattı. Topluma mal olmuş, tarihte iz bırakmış, adı hiç unutulmayacak kadınları…
Şimdi de Adam’ı yazdı. Farklı zamanlarda, farklı ortamlarda yaşamış, birbirleriyle hiç tanışmamış, ama aynı hedefe yürümeyi seçen, dünya görüşlerinde, hayata bakış açılarında aynı doğruları seçen adamları…
Börekçizade Rıfat’tan Cevat Şakir’e, Zeki Müren’den Aziz Nesin’e, Ali Poyrazoğlu’ndan Abdi İpekçi’ye, Veysel’e, Yunus’a kadar tarihe, edebiyata, sanata, siyasete adını aynı duruşla yazdırmış ne kadar isim varsa hepsini bir araya getirmiş. Kapak tasarımı, yazarın asıl anlatmak istediğini o kadar başarılı bir biçimde vermiş ki bunu yazmayacağım. Bu akılların ve yüreklerin bir araya gelerek bize kimi hatırlattığını görecek, kitabın asıl yazılış amacını daha iyi anlayacaksınız. (Kırmızı Kedi Yayınevi, 505 syf, 25 TL )
Dance me to the end of love…
Başlığı okuyunca şarkı çalındı kulaklarınızda değil mi? Leonard Cohen’in o kadife sesi, şarkının nağmeleri arasından çıkıp kuruldu yüreğinizin baş köşesine…Jean-Dominique Brierre ve Jacques Vassal’ın nefis araştırması ve derlemeleriyle ortaya çıkan “Kendi Ağzından Leonard Cohen”, bir sanatçıya ve onun yaşadığı devre ışık tutan nefis bir derleme…Kitap üçüncü tekil kişi ağzından yazılmış ama gazeteci yazarlar bütün hikayeyi Leonard Cohen’in ağzından dinlemişler. Onun anlattıklarıyla kitabın daha ilk satırlarında nasıl bir yolculuğa çıkacağınızı hemen anlıyorsunuz. Kitap; doğum yerinden nasıl bir babanın oğlu olduğuna, şair ve müzisyenliğinden, romancı yönüne, savaşçı kişiliğinden, sanatçı kimliğine kadar her yönüyle tanıtıyor bize onu. Sanatçının kendi kronolojisi ve seçimleriyle yazılmış kitapta, anı - biyografi türünün en zevkli ayrıntılarını bulacaksınız. Ve kitabı okuduğunuz sürece kulaklarınızda onun kadife sesi duyulmaya devam edecek. (Butik Yayıncılık, 355 syf, 22TL)

