Bizim nesil bilir... ”Kanaat“ sözcüğü bizim nesli için her anlamda çok önemliydi. O kadar ki adı kanaat olan bir notumuz bile vardı. Bundan yıllar önce biz ilkokul, ortaokul ya da lisedeyken öğretmenlerimizin kanaat notuna güvenirdik. Bu not, bizim nasıl bir öğrenci oluşumuza, aldığımız aile terbiyesine, sorumluluğumuzu tam olarak yerine getirme bilincimize, düzenli ödev yapma alışkanlığımıza, planlı çalışabilmemize bağlıydı.
Öğretmenlerin not ortalamalarını aldıkları dönemlerde, ortalaması üç düşen öğrenciye, not fişinde özel yer ayrılmış bölüme bir notu doğrudan kanaat notu olarak kullanarak dört, dört düşen öğrenciye beş verme özgürlüğü vardı.
Bunun adı da inisiyatifti ve işte bu büyülü sözcükle okulda disiplinden akademik verimliliğe kadar her şey tıkırında giderdi.
Şimdi çok sık ve hızlı değişen sınıf geçme düzenlerinde sınıfta kalma neredeyse yok gibi bir şey. Hal böyle olunca öğrenciler neden ders çalışsın, sorarım size. Zaten gençliklerinin verdiği deli enerji ve yaşama sevinciyle sorumluluk almaktan, ödev yapmaktan o kadar uzaklar ki bir de sınıfta kalma işi ortadan kalkınca uzak gelecek için parmaklarını bile kıpırdatmıyorlar.
Bizim zamanımızda adına sözlü denen ölçme ve değerlendirmelerin yeni adı performans. İki tane performans notu alabiliyorlar. İki ya da üç yazılı sınav oluyorlar. Bundan başarısız olurlarsa eski deyişle ikmale kalırlar diye düşünmeyin sakın.
Yönetmelik şöyle diyor: “Yazılı sınavlar ve diğer değerlendirmeler sonunda başarısız dersi bulunan öğrenciler için her bir dersten dönem sonunda ayrıca ortak bir sınav daha yapılır. Bu sınava isteyen başarılı öğrenciler de girer ve sınavdan alınan puan diğer puanlarla birlikte dönem puanının hesaplanmasında aritmetik ortalamaya dâhil edilir.”
Eski sözlülerin önemi
Yani öğrenci başarısızsa öğretmenlerin eskiden kurtarma, adı altında yaptıkları sınavlar şimdi resmi olarak yapılacak, not ortalamaya doğrudan katılacak ve öğrenci sınıfını geçecek.
Halbuki adına performans denen eski sözlülerin tanımı o kadar dolu ve önemli ki... Yine aynı yönetmelikte eski sözlüler şöyle tanımlanıyor: “Performans çalışması, ders programında öngörülen eleştirel düşünme, problem çözme, okuduğunu anlama, yaratıcılığını kullanma ve araştırma sonucu elde edilen kazanımın yazılı ve sözlü olarak paylaşılmasına yönelik öğretmenin gözetiminde yapılan bireysel veya grup çalışmasını, Proje: Öğrencilerin istekleri doğrultusunda belirlenen bir konuda inceleme, araştırma ve yorum yapma; yeni bilgilere ulaşma, özgün düşünce üretme ve çıkarımlar sonucunda bir ürün ortaya koymak amacıyla ders öğretmeni rehberliğinde bireysel veya grup hâlinde yaptıkları çalışmayı kapsar.”
Eski sistem olup da kanaat notunun ortalamaları bir not aşağı ya da yukarı alabildiği sistem geri gelse, performans notu tanımına uymak için her çocuk elinden geleni yapacaktır emin olun.
Üç zayıfın varsa kalmak yok
Notlar da önce 10’la, sonra 100 üzerinden hesaplanarak 5’le ifade edilen notlardı. Şimdi virgüller bile önemli oldu. Şimdi düzen şu: 85,00-100 Pekiyi, 70,00-84,99 İyi, 60,00-69,99 Orta, 50,00-59,99 Geçer, 0-49,99 Geçmez. Geçer not eşiği geçen yıl 45’ti, şimdi 49.99. Yani öğrenci başarılı olabilmek için, sınavda sorulan soruların yarısını doğru olarak cevaplamak zorunda Bir dersin dönem puanı ise sınavlardan alınan puanların, performans çalışması puanının/puanlarının, varsa proje puanınınaritmetik ortalaması alınarak belirleniyor. Öğrencinin, ders yılı sonunda herhangi bir dersten başarılı sayılabilmesi için; iki dönem puanının aritmetik ortalamasının en az 50 veya birinci dönem puanı ne olursa olsunikinci dönem puanının en az 70 olması gerekiyor. Doğrudan sınıfını geçemeyen öğrencilerden, bir sınıfta başarısız ders sayısı en fazla3 ders olanlar sorumlu olarak sınıflarını geçiyor.Ancak alt sınıflar da dâhil toplam 6 dersten fazla başarısız dersi bulunanlar sınıf tekrar ediyor.
Bu da şu demek oluyor: Üç zayıfın varsa kalmak filan yok. Dolayısıyla kim takar kanaati!
Karneler ve kanaat notu
Haberin Devamı

