Tülay Gürler Kurtuluş

Tülay Gürler Kurtuluş

-

Hayal...

Haberin Devamı

Yahya Kemal, insan dünyada hayal ettiği müddetçe yaşar, demiş. Ayşe Kulin’in son kitabının ilk yazısı da bu cümle... Ayşe Kulin’i çok seviyorum. Okunuyor çünkü. Çıkmaz sokakları bile denizlere çıkıyor okurken. Gençler okuyor, gerçek hayat hikayelerinden, yaşanmışlıklardan, gerçek kahramanlardan kendi örneklerini yaratıyor, kendinden bir şeyler buluyor. Bir sahicilik var Ayşe Kulin’de. Hem yazar olup hem de yazmak için olağanüstü bir çaba harcamadan yazıyor sanki. Kelimeler kalemin ucundan dökülüyor vakti geldiğinde gibi geliyor bana. Onu bilgisayar başında hayal edemiyorum, kağıt ve kalemle yazıyordur bence. Keşke sorsaymışım onu gördüğümde..

İnsan, yalnız geleceğini değil; her şeyi hayal ediyor. Bu her şeyin ne kadarını gerçek kılabilirsek o kadar mutlu oluyoruz. Özellikle kadınların kurduğu hayaller daha gerçekçi sanki... Yeteneklerimizin, zaaflarımızın, gerçeklerimizin farkına vara vara hayal kuruyoruz. Aslında hayal kurarken bile kendimizi kandırmıyoruz.

Ayşe Kulin bu kitabında 1983-2013 yılları arasındaki hayat yolculuğunu o her zamanki tatlı ve tanıdık üslubuyla kaleme almış. Geçmişe koridorlar açıp bizi o zamanlar henüz tanımadığımız ama şimdi tanıdığımız için keyifli bir merakla izlediğimiz Ayşe’yle gezdiriyor kendi bahçelerinde...

Eline kalemi her alan nasıl yazar olamazsa yazabilen herkese de yazarlık kapıları ardına kadar açılmıyor elbette. Bazıları daha doğru zaman, daha doğru yerde oldukları için ya da şanslı oldukları için yetenekleriyle, üslup ve hayalleriyle, gerçekleriyle daha çabuk buluşuyorlar okurlarla. Bazıları da Kulin gibi yıllarca uğraşıyor; öyküler yazıyor, kapıları çalıyor, senden yazar olmaz diyorlar ona, ama bal gibi de oluyor işte. Hem de en çok okunan, en çok satanlarından...

Kitabın orta bölümünde Ayşe Kulin’in yaşamından seçtiği özel anların fotoğrafları var. Onlara bakınca kadınların yaş aldıkça daha güzel olduklarını görüp bir kez daha mutlu oluyor insan. Sanki yaşadıkça daha güzel oluyor, daha çok yazıyor, daha rahat söylüyor, daha kolay yürüyoruz hayatı.

Yormadan okunuyor

Hayal’de rastlayacağınız kahramanlar, Ayşe Kulin’in kitaplarında devleşip romanlaşan kahramanlar, tanıdık isimlere rastladıkça siz de kendi koridorlarınızı açıyorsunuz geçmişe. Kendi yaşamınızdaki özel insanları seçiyor, bazılarının üstünü çiziyor, bazısına kıyamayıp geçmişe geri alıyorsunuz. Onunkilere de aşina bir ifadeyle yaklaşıyorsunuz. Ayşe Hanım geçen akşam bir televizyon kanalında, canlı yayında kitabıyla ilgili ilk söyleşisindeydi. Program bitince onun kitaplarının neden bu kadar çok okunduğunu bir kez daha anladım. Hiç kimse için değil, kendisi için yaşayan ama bunu gerçek bir tevazu ve farkındalık içinde yapan bir insandı çünkü. Olanı, olduğu gibi hoşa gitse de gitmese de, gitmemeyi de göz önüne alarak söyleyenler hakiki yazar olurlar. Bundan dolayı rahat ve çok okunuyorlar bana göre. Onu dinlerken satırlardaki sesini de duyar gibi oldum. Çünkü Ayşe Kulin, yazdıklarının içinde kaybolmaz.

Kitabın akışı hayatın özeti gibi aslında. Bir yazarın yazarlığını herkese duyurma sürecinin acı tatlı anıları bugünkü tazeliğiyle anlatılmış. Şahane bir hafta sonu kitabıydı. Yormadan, yorulmadan ama düşünerek, kızarak, gülümseyerek ve Ayşe Kulin’in tatlı sesini hiç kaybetmeyerek okuyacaksınız.

DİĞER YENİ YAZILAR