Üstünde kafa yormadığımız konuları okurken buluyoruz kendimizi. Okumak, başka dünyalara yolculuk demek...
Başka renklerin hikayesi...
İsmail Saymaz, Çay Güzeli adlı kitabında size göre belki iz bırakacak belki de silinmeye mahkum öykülerini bir araya toplamış.
Kitabı okurken Ovit Dağı’nı aşmaya çalışanların, aşıp da hayata iyi kötü tutunanların izini sürmeye çağırıyor bizi. Bu iz boyunca çay tarlasındaki mevsimlik işçiye, tezgâhının başında sıkıntıdan her şeye ama her şeye bahis tutan hamsiciye, Rus Pazarı’nda orak çekiçli rozet satan Matmazel Loya’ya, şeyhine ulaşmak için rabıtaya durup da onun yerine bir otel odasından hatırladığı Olga’yı gören ‘Sofi’ye rastlayacaksınız.
Bu insanlara rastladıkça kendi hikayelerinizle onlarınki arasında ortak noktalar bulacaksınız belki… (İletişim Yayınları, 123 syf, 13TL)
Beyaz yakalıların dünyası anlatılıyor
Kaan Sekban iş hayatındaki kırılma noktalarını anlatan bir kitap kaleme almış: “Tebrikler Kovuldunuz!”
Çünkü o ömrünün baharında bir beyaz yakalı. Plaza hayatının tam göbeğinde bir bankacı. Dost mu düşman mı olduğu belli olmayan ‘dostman’larla çevrili hayatını, yönetici adı verilen ama ne yönettiği asla bilinmeyen insanların elinden kurtarıp hayallerinin peşinden gitmeye cesaret eden bir ofis kahramanı…
Ve diyor ki:
“Sizi keşfettikten sonra kendime çok kızdım. Korkak olmama. Bu saatten sonra korkmayacağım. Kaybedeceksem de korkmadan kaybetmek istiyorum.”
Kitap, her sabah hayallerine koşmak yerine işe gitmek zorunda kalanların umuda yolculuk öyküsü… (Okuyan Us Yayınları, 284 syf, 20 TL)
Gerçek ile illüzyon arasındaki fark
Zannetmek ve hayatın aslını görmeyi tercih etmek arasında sıkışıp kaldığımız olur bazen. Olanı ve olmasını istediğimizi, birbirine karıştırırız. Bu karışıklık bazen tehlikeli, bazen zevkli, bazen de anlamsız olabilir. Bazı romanlar bu karmaşa üstüne kurulur. Sanrı ve paranoya romanlarıyla büyük beğeni toplayan Tuğba Sarıünal, son romanı Akıl Tutulması’ında tarzını gözler önüne serdi.
Merak unsurunun ön planda tutulduğu romanda, birden fazla duyguyu bir arada ama farklı bir bakış açısıyla anlatmayı başaran yazar, okuru adeta bir bulmacanın içine davet ediyor. Roman, adalet kavramına ve içinde yaşadığımız illüzyona farklı bir gözle bakmak isteyenlere birebir. Sebepleri göremediğimizde buna tesadüf diyorduk. Belki de tesadüf dediğimiz şey, Tanrı’nın yeryüzündeki gizli kalma şekliydi... (Olimpos Yayınları, 224 syf, 18 TL)

