Tülay Gürler Kurtuluş

Tülay Gürler Kurtuluş

-

Edebiyatımızın kaynak suyu

Haberin Devamı

Edebiyatın ana kahramanı, insandır. Toprak üstünde ayağa kalkıp kendini fark ettiği ve ilk seslerini çıkarmaya başladığı andan itibaren, karşısındakine bir şeyler anlatma ihtiyacıyla önce dili, sonra da kendini keşfede keşfede edebiyatı yaratmayı başarmıştır. Bizim edebiyatımıza baktığımızda İslamiyet’in kabulünün önemli bir kırılma noktası olduğunu görürüz. Bunun öncesinde yarattığımız edebiyat, bu kırılmanın ardından gelen değişimlerle farklılaşan ama bugün hala devam eden halk edebiyatının başlangıcı.

Halkın batıl inançlarından geleneklerine, alışkanlıklarından yaşanmışlıklarına kadar her şey edebiyatın konusudur. Halk edebiyatı gözleme dayalıdır. Benzetmelerin hepsi, somut kavramlardan yararlanılarak yapılır. Ozanların söyledikleri her şey gerçek yaşamdan alınmadır. Söyleyeni belli olmayan yani anonim eserler de telif olan, aşıkların söz ve sazından dökülen eserler de ön hazırlık yapılmadan ortaya çıkmıştır. Dilin zorlandığı, başarısızlığa uğradığı yerler de olur ama sahicilikten asla vazgeçilmez. Aşk, ölüm, hasret, ayrılık gibi duygusal konular, doğa sevgisi, yiğitlik, Allah aşkı; bu edebiyatın konularının başında gelir.

Kimdir peki bu insanlar?Edebiyatçı olmak gibi bir kaygıları var mıdır yoksa hayat ne getirişe onu başkalarından daha farklı bir algı ve dil ile mi yaşarlar? Kuşkusuz, ikincisidir doğru cevap. Özünü sazına taşıyabilme yeteneğiyle zamana meydan okuyan; adı bilinen ya da bilinmeyen ne kadar ozan varsa bugün onların ezgileriyle eğleniyor, hüzünleniyor, ağlıyor, gülümsüyor ve düşünüyoruz.

Haldun Taner’in Keşanlı Ali Destanı adlı oyununda tuvaletçi Şerif Abla oyunun bir yerinde, ‘’insanoğlu her zaman aynı kumaş, yalnız dikimi farklı biraz’’ der. Ne olursa olsun zevklerimiz gelişse de zaman zaman değişse de aynı kalan bir tarafımız vardır ve o aynı kalan tarafımıza halk edebiyatı ürünleri her zaman daha yakından seslenir. Halk biliminin içine giren ne varsa her zaman ilgimizi çekmeye devam edecektir; fallar, maniler, masallar, mitler, dilden dile aktarılırken içine olağan üstülükler karışmış hikayeler...

Bugün, hemen her kına gecesinde gelinlere kına yakılırken hâlâ yüksek yüksek tepelere türküsünün çalınmasındaki ısrar da tamamen bundandır. Kaynak suyu fışkıracağı yeri bilir çünkü...

DİĞER YENİ YAZILAR