Tülay Gürler Kurtuluş

Tülay Gürler Kurtuluş

-

Ders zili çalmadan önce

Haberin Devamı

Öğrenci olmayanlar ne kadar farkındadır ya da ne kadarını hatırlıyordur bilmiyorum ama eylülün ayak sesleri duyulur duyulmaz çocukları bir okul heyecanı sarmaya başlar.
Eskiden okul alışverişi günler öncesinden başlardı. Kitap listeleri, henüz açılmamış okulun alt kat pencerelerinden birine ya da kapısının camına iç taraftan yapıştırılır, biz de elimizdeki kağıtları camlara dayayarak listeleri yazmaya çalışırdık. Defter siparişleri için beklemek gerekirdi çünkü her öğretmenin isteyeceği defter ayrıydı. Dört ortalı edebiyat defteri, altı ortalı-kareli matematik defteri ve coğrafya için harita metot defteri...
Türkçe sözlük, cetvel, kalem ucu...
Defter kaplarını da unutmamak lazım, kitaplar için lacivert, defterler için kırmızı... Yıpranıp hemen eskimesinler diye, üstlerine kaplanacak jelatin... Okul heyecanı, pazartesi sendromu gibi hem insanın içini pazar öğle saatlerinde kemirmeye başlayan, bununla beraber insana tuhaf bir yenilik ve tazelik yaşatan farklı bir heyecandı. Kimse okul açılsın istemezdi ama okul açılınca hepimiz sevinirdik. Sanıldığının aksine eski öğrenciler okulda daha mutluydu. Tüm devlet okullarının en kalabalık sınıfı kırk kişiyi geçmezdi. Mahalledeki fabrikatörün oğlu da karşı apartmanın görevlisinin kızı da, eczacı amcanın yeğeniyle, öğretmenlerimizin çocukları da bizimle aynı sınıfta okurdu. Biz o sıralarda az paranın, çok paranın, hayatın iniş ve çıkışlarının, büyüklerle nasıl konuşmamız gerektiğinin ve öğretmenlere saygının ne olduğunu kendiliğimizden öğrenirdik. Şöyle davranmak lazım denmesine gerek yoktu. Hayat olduğu gibi sınıfımızın içindeydi zaten. Sınıfı beraber süslemek, okul kantinini sırayla işletmek, son sınıfta bir gün okul nöbetçisi olmak bize farklı sorumluluklar yüklerdi.
Şimdi ise işler çok değişti
Okulların açılış tarihi bile aynı değil artık. Bazı okullar iki, bazıları üç, bazıları dört sömestr yapıyor. Bazı okullar ara karne veriyor. E-okul sisteminden notlar rahatlıkla görülebildiği için karneler neredeyse bir formalite halini aldı. Getirdiği birçok kolaylık ve çağdaş çizgiye rağmen okulların heyecanı ne yazık ki gün geçtikçe azalıyor. Üniforma alışverişleri ya da kırtasiye malzemeleri eskisi kadar zevk vermiyor çocuklara. Psikolog bir arkadaşımla konuşurken hangisinin daha iyi olduğunu sordum ona; az konuşturulan, azla yetinmesini bilen, büyüklere saygıyı kendiliğinden öğrenen ve bugün sahip olduğu hemen her şeyin kıymetini bilen bizler mi daha mutlu ve olması gerektiği gibiydik, yoksa durmadan ve hızla gelişen ve değişen dünyaya ayak uyduran,her zaman birer yetişkin gibi davranılan, her konuda fikirleri sorulan ve birbirine her geçen gün daha çok benzeyen yeni nesil mi? Bana, ikisi de kendi içinde farklı yanlışları olan yaklaşımlar, ama emin olabilirsin ki biz daha az zarar gördük. Doğrusu sınırlar çerçevesinde onları dinlemek ve sorunlara ortak çözümler üretebilmektir. Bu evde de okulda da böyle olmalıdır, diye cevap verdi. Ders zilinin çalmasına çok az kaldı. Okul alışverişleri başlıyor. Yepyeni bir eğitim öğretim yılında,çocuklar bir yaş daha büyümüş olmanın keyfiyle, yepyeni başarıların, çalışmaların, projelerin keyfini yaşayacaklar.
Bütün bu güzel başlangıçlarda onların önce çocuk olduğunu, bize çok ihtiyaç duyduğunu, küçük şeylerden, büyük mutluluklar yayabileceklerini unutmayalım. Okulun başlangıç sürecini telaş dolu, gergin bir dönem olmaktan çıkarıp bir şölen haline getirelim. Ve en önemlisi öğrenci olanın biz değil onlar olduğunu asla unutmayalım. Onları yarıştırdığımız kişi illa olacaksa bu kişi yine kendileri olsun. Bize doğru söylemeleri için onları teşvik edelim. Çocuklarımız bizim en değerli hazinelerimiz. Durmadan değişen eğitim sisteminde değişmeyen tek bir gerçek var. Mutlu öğrenci, başarılı öğrencidir. Sınav sistemlerinin, ders geçmelerin, puan aralıklarının arasına sıkışmamış, kendine güvenen ve kendine güvenildiğini bilen, sınırları olan öğrencidir.
Daha dün annesinin kollarında yaşarken bugün hayatın içinde kendine yer edinmeye çalışan yarının yetişkinidir. Ona güzel ve keyifli bir başlangıç yaşatmak bizim en önemli sorumluluklarımızdan biridir.

DİĞER YENİ YAZILAR