Tülay Gürler Kurtuluş

Tülay Gürler Kurtuluş

-

Bir Nisan

Haberin Devamı

Neye ya da kime gülüyoruz? Neye ya da kime “komik” diyoruz?

Komik dediğimiz her şey gerçekten komik mi, yoksa onun üstünde düşünüyor muyuz? Adına komik denen her ne varsa zaman içinde kimlik ve format değiştiriyor. Biz de bu çarkın dişlileri arasında değiştik, güldüklerimiz, komik bulduklarımız, değişti; yaptığımız espriler, şakalar farklılaştı. Biraz da azaldı sanki... Her şeye gülen bir milletken, daha az gülen, daha zor gülen, her komik ayrıntıyı komik bulmayan bir toplum olduğumuz gerçeğini de unutmamak gerekiyor.

NİSAN ŞAKASI YAPMAK

Yeni nesil 1 Nisan şakası yapmayı seviyor mu, çok emin değilim. Bu şakalar daha çok öğrenci olanların ilgisini çekiyor olmalı, okulu daha yaşanır bir hale getirmek ve ondan zevk almak için...

1 Nisan yıllardır şaka yapma günü olarak takvimlerdeki saltanatına ısrarla devam ediyor. Toplum üstündeki etkisi tartışılır ama dildeki yansıması eskiye bakıldığında oldukça ironik...

1 Nisan şakası mı bu, diye sorduğumuz ne varsa gerisinde tuhaf, anlaşılmaz ya da iyi olmayan bir şeylerin varlığını arıyoruz son zamanlarda. Peki bu 1 Nisan’da şaka yapma geleneği yalnızca bize mi ait, ne zaman ve nasıl ortaya çıkmış sizce? Söylenceye dayalı ve yazıya geçmiş bir konu olmadığı için bu konuda pek çok rivayet var. Bunlardan ilki ta 5’nci yüzyıla kadar gidiyor. Haçlılar İspanya’daki Endülüs Müslümanları’nın kalesini kuşattığında mutlu sona ulaşmaları çok kolay olmuyor. Bu sebeple ordu, değişik yöntemler arama yolunu deniyor. Komutan, 31 Mart gecesi kuşattıkları kalenin önüne bir elinde Kur’an bir elinde İncil alarak gidiyor, elindeki iki kitap üstüne yemin ederek kaleyi teslim ederlerse kimsenin öldürülmeyeceğini söylüyor. Bu söz karşılığında Müslümanlar kaleyi teslim ediyorlar. 1 Nisan günü tek bir emirle bütün Müslümanların canı alınıyor.

HAZİN BİR HİLE GÜNÜ

Komutana ettiği yemin hatırlatıldığında komutan, o yeminin dün için geçerli olduğunu bugünü bağlamadığını söylüyor. O günden sonra Hıristiyanlar 1 Nisan gününü Hile günü olarak kayda geçiriyorlar. Bu hazin olay, pek çok hazin olay gibi, toplumlarda bu şekliyle değil tam tersiyle yer buluyor.

Kötünün yerine iyiyi, yanlışın yerine doğruyu, çirkinin yerine güzeli tercih eden insan, unutmak istediği ne varsa onu yok edip onların yerine hatırlanmasında hiçbir sakınca olmayan hatta ona neşe ve sevinç getirecek arayışlar içine giriyor.

İnsan olmanın en güzel tarafı da bu değil mi!

Biraz da tuhaf şakalara bakalım:

- İngiltere’nin önemli televizyon kanallarından BBC 1 Nisan 1957’de yayınladığı ana haber ağaçlarda artık spagetti yetişmeye başladığını, köylülerin ağaçlardan spagetti toplayıp sattıklarını duyurmuş. Televizyon kanalının telefonları anında kilitlenmiş. Arayan herkes, spagetti ağacının nasıl yetiştirileceğini soruyormuş. Yetkililer arayanlara, bir kutu domates soslu spagettiyi ekin ve tutması için dua edin, cevabını vermiş. Bunun şaka olduğu ancak birkaç saat sonra izleyicilerle paylaşılmış.

- 1962 yılında henüz renkli televizyona geçilmemişken İsveç’te bir program sunucusu izleyicilerin başlarına bir kadın çorabı geçirerek yayını renkli olarak izleyebileceklerini söylemiş. O gece ekranları başında, başına kadın çorabı geçirerek televizyon izleyenlerin sayısı tavan yapmış.

- En güzeli de 1998’de, ABD’de, Burger King’in yaptığı şaka... Burger King, Today Gazetesi’ne verdiği ilanda solaklar için özel bir Whopper menü hazırladıklarını söylemiş. Ülkede yaşayan otuz iki milyon solak için hazırlanacak hamburgerler 180 derece dönebiliyormuş. Bu haberin bir şaka olduğu ertesi gün aynı gazeteden duyurulmasına rağmen aylarca Burger King’e giderek bu özel menüden isteyen ve bunların sağ ellerini kullananlar için de yapılmasını isteyenler olmuş.

DİĞER YENİ YAZILAR