Tülay Gürler Kurtuluş

Tülay Gürler Kurtuluş

-

Ayşe Kulin’in Handan’ı

Haberin Devamı

Yine bir kadın hikayesiyle karşımızda Ayşe Kulin. Onda, kadınları doğru bir gözle gören, yürekten anlayan, onlar yerine düşünebilen, görebilen hissedebilen, konuşabilen bir taraf var. Üstelik bu kadınlar, kendisine benzese de benzemese de.

Handan, Everest Yayınlarından yeni çıktı. Ayşe Kulin’in son kadını.
Ayşe Kulin’in Handan’ı
Hakide Edip Adıvar’ın Handan’ı ile Ayşe Kulin’in Handan’ının el ele yürüdüğü bir roman bu... İki Handan’ın iki farklı zaman dilimi içinde yaşadıklarını, ayrılan ve benzeyen taraflarının anlatıldığı satırlardan oluşan...

Ayşe Kulin, Adı Aylin’le başladığı kadın hikayelerinde, yenilgiler karşısında boyun eğmeyen, hayatın içinde dimdik, kendi ayakları üstünde duran, her türlü zorluğa göğüs geren ve bunu izzet-i nefis meselesi yapmadan, buna sadece var oluş şartı gözüyle bakan kadın kahramanlar yarattı.

Sade ama bir o kadar da ihtişamlı...

Güzel ama bir o kadar da ulaşılır...

Güçlü ama bir o kadar da duygusal...

Kendi gibi mi acaba?

Ayşe Kulin’i ne zaman görsem, farklı ortamlarda bir araya gelsem, yüzündeki aydınlık sarışınlık, mavi-yeşil gözlerindeki ışık, bana Rumeli kadının o tanıdık mutlu havasını ve hüznü bu havaya nasıl da güzel yakıştırdığını hatırlatır.

KADIN ADLI ROMANLAR

O, yarattığı kadınlarda bu aydınlığı okuyucusuna yansıtmayı hep başardı. Onun kadınları, ailesindeki tatlı, akıllı, dayanıklı kadınlardı. Mücadeleci, asla pes etmeyen... Biraz da kendi gibi... Hayat’ı yazdığı zaman bunu daha iyi anladık. Kendi hayatını anlattığı iki ciltlik kitaptan sonra, onun yeni kadınlarını baştan severek alıyorum kadın adlı romanlarını...

Handan’ı da böyle aldım.

Konusunu elbette yazamayacağım size. Yalnız kitabı okumanız için birkaç geçerli sebep bulup çıkaracağım önünüze, böylece neden Ayşe Kulin okuru olduğunuzu daha iyi anlayacaksınız. Ayşe Kulin’in son dönem edebiyatçıları arasında en çok okunanlardan biri olmasının nedenlerini tartışığımız bir kitap toplantısında bir arkadaşım, kolay okunuyor da ondan, demişti.

Kolay okunmak, en büyük ve en güzel özelliklerden biri bana göre. Onu neden kolay okuyoruz, biliyor musunuz? Dili tanıdık, dili bizden, üslubu kadın...

En önemlisi de sahici...

Hem kadınları sahici hem de dili. Onun yarattığı, başka kadınlarla yan yana yürüttüğü, hayatlarından kesitler sunduğu tüm kadınlarda kendimizden bir şeyle buluyoruz. Ya sahip olduklarımıza rastlıyoruz onlarda ya da sahip olmak istediklerimize.

Bize doğru, güvenilir, sağlam ve dayanıklı ama bir o kadar da kadınlığına sahip çıkan kadın modelleri sunuyor.

Bu sebeple, bu tanıdıklık sayesinde kolay okuyoruz onu. Başka sebep aramak boşuna.

“Başına buyruk haliyle; hataları, sevapları, acıları, sakarlıkları, sonsuz içtenlikteki aşkları ve zaaflarıyla hepimizden bir şeyler taşıyan ama aynı ölçüde özgün, benzersiz bir karakter Handan...”

Bu cümlelerle tanıtılıyor bize Handan kitabın arka kapağında. Bizim gibi ama bir roman kahramanı olduğu için tamamen özgün.

Okuyun.

Kadınsanız, kadın olmanın güzelliğiyle; erkekseniz, kadınları anlamışsanız, bunun dayanılmaz hafifliğiyle...

DİĞER YENİ YAZILAR