Yeni yıl için hediyelerin alındığı, yemek planlarının yapıldığı, programların ayarlandığı; içi alışveriş dolu, hareket dolu bir ay...
Soğuk, karanlık ama ışıl ışıl.. Yılın en uzun gecesini yirmi birinci gecesine saklamış,bir ay...
Bu seneyi uğurlamamıza bugün itibariyle tam bir ay kaldı. Bu ayın içine neler sıkışmış, neler hatırlanıyor, neler çoktan unutulmuş bakmak istedim eskimiş, sarı sayfalara... İşin içinde edebiyat, edebiyatçılar olunca; yazılmış yazılar, unutulmayan dizeler, bugün hala okunan romanlar, öyküler, akıldan hiç silinmeyen satırlar olunca yılların aralıkta kalmış bu ayına kim bilir neler saklanmıştır.
Adına vatan şairi dediğimiz, yazdığı kasideye ilk kez isim vermesiyle edebiyat tarihine geçen, şiire ilk defa özgürlük, eşitlik, adalet kavramlarını alan,divan edebiyatı şiirinin içeriğini tamamen değiştiren, edebiyattaki ilk romanı İntibahı yazan, yazdığı tiyatro oyunu Vatan yahut Silistre sonrasında halkın, yaşasın padişahım, yerine yaşasın vatan diye bağırması üzerine Magosa’ya sürülen Namık Kemal, 2 Aralık 1888’de aramızdan ayrılır.
Koca bir ömrü, eller arasından kayıp giden imparatorluğun daha aydın, daha gelişmiş bir toplum olmasını sağlamak için kalemine güvenen, Tanzimat birinci dönemin en gözde ismi...
Yaprak dökümü devam eder
Bir başka isimse Adnan Veli Kanık... Çoğu kişi bilmez bu ismi. S oyadından bağlantı kurar Orhan Veli’yle. Doğrudur. Adnan Veli, Orhan Veli’nin kardeşidir. Öykü ve mizah yazarıdır aynı zamanda. Orhan Veli’nin şiirlerindeki hikayeler, Adnan Veli’nin öykülerinde Mauppasant tarzıyla kendini bulmuş gibidir.
Ona Mauppasant çeşmesi adı verilmiştir. Sık ve çok yazdığı öyküleriyle o dönemde okunan bir yazardır Adnan Veli. O, daha şanslıdır Orhan Veli’den. Daha uzun yaşar. 6 Aralık 1972’de hayata gözlerini yumar Ve yaprak dökümü devam eder aralıkta kalmış ayda. Çalıkuşu, Yaprak Dökümü, Dudaktan Kalbe, Acımak gibi ünlü romanların yazarı Reşat Nuri Güntekin 7 Aralık 1956’da yaşama veda eder.
9 Aralık 1997’de Türk Edebiyatının çok önemli isimlerinden aynı zamanda öğrencisi olma şansını yakaladığım hocam halkbilimci Aydın Oy da aramızdan ayrılır.. Nobel Ödülü de 10 Aralık 1901’de yine bir edebiyatçıya verilir. Tevfik Fikret’in şiirlerini çok severek çevirdiği Fransız şair Sully Prudhomme ilk Nobel Edebiyat Ödülünü alır.
11 Aralık 1953’te Türk Sinemasının konulu ilk filmi olan Pençe’nin yönetmeni, aynı zamanda Hürriyet Gazetesinin kurucusu Sedat Simavi aramızdan ayrılır. 13 Aralık 1974’te Yakup Kadri Karaosmanoğlu, 1977’de Tutunamayanlar’la yüreğimize taht kurmuş Oğuz Atay, 1979’da büyük şair Behçet Necatigil yaşama veda eder..
Bu kadar büyük kayıpların listesini takvimine sığdırmış bu ayın belki de ne güzel anma günü 20 Aralık’tır. O gün ünlü yazar Aziz Nesin’in doğum günüdür.
Aslında tuhaf bir şey var hayatın içinde. İnsanlar, doğar; yaşar, yaşarken yazdıkları ve söyledikleriyle halka mal olurlar. Hayatlarını kaybetseler de yaşadıkları dönemlerde sevilseler, yerden yere vurulsalar da edebiyatçı olmak sonsuza kadar eserlerle yaşamak ve hiç unutulmamaktır. Kalem, en güçlü araçtır. Sözün uçtuğu yerde yazını kalmasını sağladığı için...
Aralıkta kalmış ay
Aralık yılın son ayı için ne doğru bir isim. Eski olanın ve yeni gelenin arasına sıkışmış, bir yandan geçenlerin hesabının tutulduğu bir yandan da gelecek olan için yüreklerin umutla dolduğu bir ay...
Haberin Devamı

