Biraz karışık bir adam!

Pişmiş aşa su katan ölsün! Eğer Aziz Yıldırım yönetimi Daum'un işini bitirmişlerse helâl olsun... Daum'un "su götürmez süper hocalığı" F.Bahçe'ye hayırlı olsun...

Haberin Devamı

Pişmiş aşa su katan ölsün! Eğer Aziz Yıldırım yönetimi Daum'un işini bitirmişlerse helâl olsun... Daum'un "su götürmez süper hocalığı" F.Bahçe'ye hayırlı olsun... Ama Daum'u bir de çok yakınına kadar sokulmuş bir Avrupalı menajer anlattı ki, bu anlatılanlar da "sütten ağzı yanan" birilerinin kulaklarına küpe olmalı! Dedik ya Daum'u kendi "genlerini" tanıyacak kadar yakın bilen menajer anlattı. Dedi ki: "Beşiktaş'a ikinci geldiği dönemdeki sorunlarla F.Bahçe'ye gelseydi, Fenerbahçe Cumhuriyeti'nde ihtilal çıkar, taraftar ayaklanırdı... Çünkü F.Bahçe taraftan her maçtan sonra esrar-eroin davası için Almanya'ya giden bir hocayı kaldıramazdı. Beşiktaş evveliyatını bildiği için sonuna kadar dayandı... Bugün için artık böyle bir sorun söz konusu değil..." Yine yakın tanıdığının anlattıklarına göre, Daum şayet Austria Wien ile yaptığı anlaşma öncesi F.Bahçe'ye gelseydi, Büyük Fenerbahçe Cumhuriyeti'nde yine isyan çıkardı... Çünkü;

Mafya ile başı dertte
Anlatılanlara göre Daum, daha önce bir mafya-işadamı karşımı bir İspanyol'la İspanya'da villa ticaretine girmişti... Bu ticarette futboldan topladığı bütün paralar uçtuğu gibi mafya uzantılı ortağı da cezaevine düşmüştü... Olay çok karışık ve uzundu. Mafya bağlantılı ortağı içerdeyken, Daum bu ortağının güzel eşi ile gönül macerası yaşamaya başlamıştı. Bu gönül macerasının sonu ise Daum'un eşini ve çocuklarını bırakmasına, birlikte yaşadığı kadınla evlenmesine kadar varacaktı. İçerde yatan "belalı ortağının" içerdeki günleri azaldıkça tehditlerin dozajı da olabildiğine yükseliyordu. Daum'un o günlerde "büyük panik" yaşadığını bilmeyen yoktu... Bir tek kurtuluş yollan vardı; İspanyol ortağın içerde yattığı günlerdeki kaybı karşılanırsa, mesele kalmayacak, yolcu yoluna gidecekti... Ama o günlerde maalesef Daum'un ödemesi gereken bu para da banka hesaplarında yoktu. Fakat birşeyi vardı ki, işte o "şey" kurtuluşları olacaktı.

Donesk'ten 4 milyon euro
Daum tartışmasız bir servete sahipti; Büyük futbol kariyeri... Ne esrar-eroin davaları, ne mafya tehditleri Daum'un hocalığına gelecek teklifler için "kapak kapı" sayılmazdı... Nitekim Rusya'nın Shaktar Donetsk kulübünden "dudak uçuklatan" teklif aldı. 4 milyon euro'yu gözden çıkarmışlardı. Tam 'evet' diyecekti ki, Austria Wieriin 3 milyon 300 bin euro'luk teklifi önüne gelince, eşi "Ne işimiz var Don kıyılarında? Vıyana'da yaşam daha güzel" diye diretince, rakam 3 milyon euroya çekilmesine rağmen Daum imzayı atta... Bu para Daum'u hem İspanya'daki belalı ortaktan kurtaracak, hem de "sorumsuz adam" olarak tekrar futbola soyunmasını sağlayacaktı. Doğrusu Austria Wıen'deki ilk günleri çok zor olmuştu... Afişe olan yanını sevmeyenler yüzünden uğradığı zorluklan, o gerçekten "üstün hocalık vasıflan" ile altetmeye başlayacakta... Uzun yıllar şampiyonluk görmeyen zengin başkan Stronah "kapı" gibi arkasında durmaya başlayacakta... Daum gerçekten bir "futbol sihirbazı" idi... Austria Wien ile onun kariyeri de tekrar şahlanmaya başlayacakta. Şimdi sadede gelelim: Daum'u "avucunun içi" gibi bilene göre, Alman hocanın F.Bahçe'ye gitmesi zordu. Çünkü, Aziz Yıldırım deli ise, Wien başkanı Stronah bin defa daha deliydi... Aziz Yıldırım zenginse Stronah bir defa daha zengindi... Pekii Daum "F.Bahçe" derse ne olurdu, "F.Bahçe" der miydi? Mümkündü! Daum tam bir "futbol ve şov manyağı" idi... Avusturya'da en önemli maçlarını bile 3-5 bin seyirciye oynuyordu. Halbuki "F.Bahçe" derse, arkasında 50 bin taraftarın olacağını biliyordu. Dedik ya... Karışık bir adamdı... Bir tarafı biraz karanlıkta... Diğer tarafı ise "deha" ile anlatılabilecek bir futbol zenginliği idi... Ve galiba "futbol zenginliği" ona daha cazip gelecekti ama Stronah'tan nasıl kurtulabilecekti?

DİĞER YENİ YAZILAR